Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi, “Yapay Zeka Çağında Aile Hekimliği” temasıyla Samsun’da gerçekleştirildi. Etkinlikte 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında yüksek tansiyona dikkat çekildi.
BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEN RİSK
Samsun Üniversitesi’nden Erdinç Yavuz, hipertansiyonun çoğu zaman belirti göstermeden ilerlediğini belirterek bu nedenle “sessiz katil” olarak tanımlandığını söyledi. Yüksek tansiyonun kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği ve kalp yetersizliği gibi ciddi hastalıklara yol açabileceğini vurguladı.
FARKINDALIK DÜŞÜK, RİSK YÜKSEK
Uzmanlara göre toplumda hipertansiyon hastalarının yalnızca yarısı hastalığının farkında. Tedavi görenlerin de sadece bir kısmında tansiyonun kontrol altında olduğu ifade ediliyor. Türkiye’de erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinin hipertansiyon riski taşıdığı belirtiliyor.
GENÇ YAŞLARDA DA GÖRÜLMEYE BAŞLADI
Hipertansiyonun artık sadece ileri yaş hastalığı olmadığını söyleyen uzmanlar, özellikle obezite ve yaşam tarzı değişiklikleri nedeniyle 30’lu yaşlarda da yaygınlaştığını belirtiyor. Hatta bazı kılavuzlarda 18 yaşından itibaren düzenli tansiyon ölçümü öneriliyor.
TUZ TÜKETİMİ EN ÖNEMLİ ETKENLERDEN BİRİ
Uzmanlar, günlük beslenmede fazla tuz kullanımının önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çekiyor. Hazır gıdalar, ekmek, peynir ve zeytin gibi ürünlerdeki yüksek tuz oranının tansiyon kontrolünü zorlaştırdığı ifade ediliyor.
DÜZENLİ ÖLÇÜM VE YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ
Tansiyon hastalarına düzenli ölçüm yapmaları, gerektiğinde aile hekimine başvurmaları ve ilaç tedavisinin takip edilmesi öneriliyor. Ayrıca tuz azaltımı, egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi yaşam tarzı değişikliklerinin tedavinin önemli bir parçası olduğu vurgulanıyor.
ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR
Uzmanlara göre düzenli taramalar sayesinde hipertansiyon erken dönemde tespit edilebiliyor ve ciddi komplikasyonların önüne geçilebiliyor. Bu nedenle yılda en az bir kez tansiyon ölçümü yapılması öneriliyor.
