Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Benan Çağlayan, modern çağın en büyük sağlık sorunlarından biri haline gelen kanserin seyri hakkında çarpıcı uyarılarda bulundu. Yapılan araştırmalar, 1995 ile 2019 yılları arasında 50 yaş altı popülasyonda kanser görülme sıklığının %79 oranında arttığını ortaya koyuyor. Artık "genç hastalığı" olma yolunda ilerleyen kanser türlerine karşı uzmanlar, erken tanının ve yaşam tarzı değişikliğinin altını çiziyor.

50 YAŞ ALTI BİREYLERDE ARTIŞ YÜZDE 79
Kanserin geleneksel olarak bir "ileri yaş hastalığı" kabul edildiği dönemlerin geride kaldığını belirten Prof. Dr. Benan Çağlayan, son 25 yılda yaşanan tablonun endişe verici olduğunu vurguladı. Özellikle 1995-2019 yılları arasındaki verilerin genç yaştaki kanser vakalarında devasa bir sıçramaya işaret ettiğini belirten Çağlayan, "Gençlerde kanser sıklığı yaklaşık yüzde 79 oranında arttı. Bu durum, genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etkilerin ve yaşam alışkanlıklarının ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor" dedi.
Genç kadınlarda özellikle meme ve tiroit kanseri vakalarının tırmanışa geçtiği görülürken; genç erkeklerde ise melanom (cilt kanseri), lenfoma ve prostat kanseri teşhisleri ön plana çıkıyor.

SİGARA İÇMEYENLERDE BİLE AKCİĞER KANSERİ RİSKİ VAR
Kanser türleri arasında en dikkat çekici değişimlerden biri de akciğer kanserinde yaşanıyor. Geçmişte neredeyse tamamen tütün kullanımıyla ilişkilendirilen bu hastalık, artık hiç sigara kullanmamış bireylerde de sıkça görülmeye başlandı. Prof. Dr. Çağlayan, "Hiç sigara içmeyenlerde dahi akciğer kanseri oranlarının artması oldukça düşündürücü. Bu noktada hava kirliliği, pasif içicilik ve kimyasal maruziyet gibi etkenlerin rolü büyük" diyerek riskin herkes için kapıda olduğunu hatırlattı.
ERKEKLER KADINLARA GÖRE YÜZDE 25 DAHA FAZLA RİSK ALTINDA
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) güncel verilerini paylaşan Prof. Dr. Çağlayan, cinsiyetler arası risk farkına da değindi. İstatistiklere göre erkeklerde kanser görülme sıklığı kadınlara oranla yaklaşık yüzde 25 daha fazla. Her 100 bin erkekten 205’ine kanser teşhisi konulurken, kadınlarda bu rakam 165 civarında seyrediyor. Bu farkın arkasındaki temel nedenler arasında çalışma koşulları ve yaşam tarzı farklılıklarının olduğu tahmin ediliyor.

2050 YILINDA 30 MİLYONDAN FAZLA YENİ VAKA BEKLENİYOR
Kanser vakalarındaki artış trendinin önümüzdeki on yıllarda da sürmesi bekleniyor. Prof. Dr. Çağlayan’ın paylaştığı projeksiyonlara göre, 2050 yılında dünyada yıllık 30 milyondan fazla yeni kanser vakası görülecek ve yaklaşık 18 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedecek. Artışın bir kısmı yaşlanan nüfusa bağlanırken, düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşla ilgisi olmayan kanser türlerindeki artışın toplumsal bir tehdit oluşturduğu belirtiliyor.
BU BELİRTİLERİ SAKIN İHMAL ETMEYİN
Kanserle mücadelede en güçlü silahın "vücudu dinlemek" olduğunu söyleyen Prof. Dr. Çağlayan, özellikle akciğer kanserinin erken evre belirtilerine dikkat çekti. Öksürük, halsizlik, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık ve kan tükürme gibi şikayetlerin bazen basit bir enfeksiyon gibi algılanabildiğini belirten uzman isim, "Eğer bağırsak alışkanlıklarınız değiştiyse, vücudunuzda geçmeyen ağrılar varsa veya iki haftadan uzun süren şikayetleriniz mevcutsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurmalısınız” dedi.
