İstanbul’da yaşayan 62 yaşındaki Şükran Samanlı, aylardır süregelen karın şişkinliğini ve ağrılarını "nasılsa geçer" diyerek geçiştirdi. Kronik kabızlık yaşadığı için durumu önemsemeyen Samanlı, karnı adeta üçüz bebek bekleyen bir hamile görüntüsüne ulaşınca soluğu acil serviste aldı. Yapılan tetkikler sonucunda doktorları bile hayrete düşüren gerçek ortaya çıktı: Talihsiz kadının karnında tam 22 kilogramlık dev bir tümör tespit edildi.
"NEFESİM BOĞAZIMDA DÜĞÜMLENDİ"
Yaşadığı korku dolu süreci anlatan Samanlı, şişkinliğin zamanla dayanılmaz bir boyuta ulaştığını belirterek, "Nefes alamıyordum, karnımdaki şey taş gibiydi. Neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı. Kabızlıktır diye düşündüm ama hatam, doğumdan sonra hiç jinekolojik muayeneye gitmemek oldu," dedi. Ameliyata girmeden önce tek bir dileği olduğunu vurgulayan Samanlı, doktoruna "Beni öksüz torunuma kavuşturun" diyerek yalvardığını ifade etti.

6 SAATLİK KRİTİK OPERASYON
İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Op. Dr. Emin Erhan Dönmez ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyon tam 6 saat sürdü. Yaklaşık 50 santimetre boyutundaki kitlenin, diyaframa ve akciğerlere baskı yaparak hastanın oksijen seviyesini bozduğu saptandı.
Dr. Dönmez, operasyonun risklerine dikkat çekerek şu bilgileri verdi:
"Kitle o kadar büyüktü ki, bir anda yerinden kaldırılması hayati risk (hemodinamik bozukluk) yaratabilirdi. Kontrollü bir şekilde ilerledik. Hasta ameliyata 79 kilo girdi, 57 kilo çıktı. İçinden çıkan kitle tam 22 kilogramdı."

YUMURTALIK KANSERİ SİNSİ İLERLİYOR!
Uzmanlar, yumurtalık tümörlerinin genellikle belirti vermeden, "sinsi" bir şekilde büyüdüğüne dikkat çekiyor. Dr. Dönmez, özellikle şu belirtilere karşı kadınları uyarıyor:
Karında ani büyüme ve hazımsızlık,
Mide baskısı nedeniyle erken doyma hissi,
Bağırsak alışkanlıklarında (gaz ve tuvalet) değişiklikler,
Geçmeyen kasık ağrıları.
YILLIK MUAYENE HAYAT KURTARIR
Operasyon sonrası sağlığına kavuşan Şükran Samanlı, 23 Nisan’da taburcu edilerek evine, çok sevdiği torununa döndü. Uzmanlar, bu tür devasa kitlelerin oluşmasını engellemek için yılda en az bir kez jinekolojik muayene yaptırılmasının hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.
