Sonbahar ve kış aylarının en canlı rengini taşıyan bal kabağı, çoğu zaman sadece bir tatlı malzemesi olarak görülse de, aslında tam bir şifa deposu. Tezgahlarda boy göstermeye başlayan bu devasa meyve (evet, botanik olarak bir meyve!), bağışıklık sisteminden göz sağlığına kadar vücudumuz için eşsiz faydalar sunuyor.
İşte sofralarımızdan eksik etmememiz gereken bal kabağının öne çıkan mucizeleri:

BAĞIŞIKLIĞIN TURUNCU KALKANI
Bal kabağı, içeriğindeki yüksek Beta-karoten sayesinde vücutta A vitaminine dönüşür. Bu özelliğiyle enfeksiyonlara karşı savunma mekanizmamızı güçlendirir. Özellikle mevsim geçişlerinde sıkça rastlanan soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklardan korunmak için doğal bir kalkan görevi görür. Ayrıca içerdiği C vitamini, beyaz kan hücrelerinin üretimini artırarak vücut direncini yükseltir.
GÖZ SAĞLIĞI İÇİN DOĞAL DESTEK
İlerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan görme kayıplarını önlemede bal kabağı başroldedir. İçerdiği lutein ve zeaksantin adlı bileşenler, gözleri katarakt ve makula dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı) riskine karşı korur. Göz sağlığınız için havuç kadar etkili bir alternatif arıyorsanız, cevap tam karşınızda duruyor.

KALP DOSTU VE LİF KAYNAĞI
Yüksek lif içeriği sayesinde uzun süre tokluk hissi veren bal kabağı, diyet listelerinin de vazgeçilmezidir. Ancak faydası sadece kilo kontrolüyle sınırlı değil; potasyum, C vitamini ve lif kombinasyonu kalp sağlığını destekler. Potasyum, kan basıncının dengelenmesine yardımcı olarak inme ve felç riskini azaltabilir.
CİLTTE GENÇLİK ETKİSİ
Antioksidanlar açısından zengin olan bu besin, serbest radikallerle savaşarak cildin yaşlanma sürecini yavaşlatır. Beta-karoten, cildi güneşin zararlı UV ışınlarından koruyan doğal bir güneş kremi gibi çalışır. Daha parlak ve canlı bir cilt için bal kabağını hem tüketebilir hem de ev yapımı maskelerde kullanabilirsiniz.
