Türkiye genelinde sayıları hızla artan ve günümüz itibarıyla 72 bini bulan kronik böbrek yetmezliği hastalarının durumu, sağlık sisteminin en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Tüm dünyada 21 yıldır kutlanan Dünya Böbrek Günü kapsamında bu yıl "Böbreğini Korurken Dünyayı Koru" teması öne çıkarıldı. Türk Böbrek Vakfı (TBV), bu kritik tabloya ve çevre sağlığı ile böbrek sağlığı arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekmek amacıyla Kadıköy İskele Meydanı'nda son derece çarpıcı bir farkındalık etkinliğine imza attı. Hem sağlık profesyonellerinin hem de vatandaşların yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, sürdürülebilir bir gelecek ve sağlıklı bir yaşam için su kaynaklarının korunmasının taşıdığı hayati önem vurgulandı.

1800 PET ŞİŞEDEN YAPILAN DEV BÖBREK MAKETİ GÖRENLERİ ŞAŞIRTTI
Kadıköy Meydanı'nda bando müzikleri eşliğinde gerçekleştirilen etkinliğin en dikkat çekici unsuru, plastik tüketiminin doğaya ve insan sağlığına verdiği zararı sembolize eden devasa sanat eseri oldu. Türk Böbrek Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi heykeltıraş Ertuğ Atlı'nın tam 1800 adet kullanılmış pet şişeyi bir araya getirerek tasarladığı dev böbrek maketi, vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Yaklaşık 2,5 metre yüksekliğinde ve 150 kilogram ağırlığındaki bu özel maket, günlük hayatta farkında olmadan doğaya bıraktığımız plastik atıkların boyutunu gözler önüne serdi. Çevresel sürdürülebilirlik bilincini artırmayı hedefleyen programın sonunda, tek kullanımlık plastiklerin azaltılmasını teşvik etmek amacıyla katılımcılara çok kullanımlık sağlıklı su mataraları hediye edildi.

HEMODİYALİZ TEDAVİSİNDE ÇARPICI SU TÜKETİMİ BİLANÇOSU
Etkinlik alanında kamuoyuna önemli veriler sunan Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, Türkiye'deki hasta popülasyonuna ve tedavinin çevresel boyutlarına dikkat çekti. Ülke genelinde son dönem kronik böbrek yetmezliği ile mücadele eden 72 bin hastanın yaklaşık 69 bininin hemodiyaliz, 3 bininin ise periton diyalizi tedavisi gördüğünü belirten Erk, tedavideki su tüketiminin ulaştığı devasa boyutları paylaştı. Bir hastanın 4 saat süren tek bir hemodiyaliz seansında en az 200 litre şebeke suyunun kullanıldığını ifade eden Erk, Türkiye'de yılda yaklaşık 2 ila 2,5 milyon ton suyun bu hayati tedavi sürecinde kullanıldıktan sonra atık suya dönüştüğünün altını çizdi. İklim değişikliği ve azalan su kaynakları göz önüne alındığında, günde 2-2,5 litre su içmek gibi basit ama etkili alışkanlıkların hem böbrekleri hem de doğayı korumadaki rolü bir kez daha hatırlatıldı.

BÖBREK SAĞLIĞININ TEMELLERİ ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE ATILIYOR
Kronik böbrek hastalıklarının küresel çapta bir salgın gibi yayıldığını belirten İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nur Canpolat, dünya genelinde her 10 kişiden birinin, Türkiye'de ise her 6-7 yetişkinden birinin böbrek hastalığı riski taşıdığını açıkladı. Böbrek sağlığının sadece yetişkinlikte değil, temellerinin çocukluk çağında atıldığını vurgulayan Canpolat; hava kirliliği, iklim değişikliği ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi çevresel risklerin çocukları çok daha fazla tehdit ettiğini belirtti. Uzmanlar, çevreyi koruma bilincinin çocukların böbrek sağlığını doğrudan güvence altına almakla eşdeğer olduğunu ifade ediyor.
BÖBREKLERİN HAYATİ GÖREVLERİ VE KORUNMA YOLLARI
Etkinliğe katılan TBV Danışma Meclisi Üyesi Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay ise organın vücuttaki yaşamsal fonksiyonlarına dikkat çekti. Böbreklerin her gün yaklaşık 180 litre kanı süzerek temizlediğini, su, mineral ve tuz dengesini sağladığını, tansiyonu kontrol edip kırmızı kan hücresi üretimine yardımcı olduğunu belirten Alpay, hastalıklardan korunmak için rutin tahlillerin şart olduğunu dile getirdi. Uzman hekimlerin değerlendirmelerine göre böbrek sağlığını korumak için günlük hayatta mutlaka edinilmesi gereken alışkanlıklar şu şekilde sıralanıyor:
Gün içerisinde vücudun ihtiyacı olan yeterli miktarda suyu tüketmek.
Kan basıncını (tansiyonu) düzenli olarak ölçmek ve kontrol altında tutmak.
Şeker hastalığı (diyabet) riskine karşı kan şekerini regüle etmek.
Tüketilen tuz miktarını uzmanların önerdiği sınırların altına çekmek.
Bilinçsiz ve doktor tavsiyesi dışındaki gereksiz ilaç kullanımından kesinlikle kaçınmak.
Paketli gıdalardan uzak durarak doğal ve sağlıklı beslenme rutini oluşturmak.
Fiziksel aktiviteyi artırarak düzenli egzersiz yapmak.
Böbrek damarlarına ve genel sağlığa ciddi hasar veren sigara kullanımından uzak durmak.
