Önceden mutfakların vazgeçilmezlerinden olan fakat şimdi yerini alüminyum ile çelik ürünlere bırakan bakıra hayat veren Çorumlu Süleyman Özkılıç (73), 10 yaşındayken başladığı mesleğine aşkla devam ediyor. Çorum’daki üç kalaycıdan biri olan Özkılıç, mesleği yok olmasın diye ilerleyen yaşına rağmen çalışıyor.
“BAŞKA BİR İŞ YAPMADIM”
Mesleğini hiç bırakmadığını belirten Özkılıç, "Bu işe 10 yaşında başladım, o yaştan beri bu işle uğraşıyorum. Başka bir iş yapmadım, okula da gitmedim. Elhamdülillah iki tane evim var, arabam var, üç-beş kuruş param var. Hepsini ben bu meslekle kazandım. Başa bir işe yönelmedim. Annem, babamdan hiçbir şey kalmadı. Ama 3 tane çocuğum var, ikisi astsubay oldu, kızım da evlendi. Herkes rahat ben de bu işi yapmaya devam ediyorum. Nasibimiz buymuş. 63 senedir bu işle uğraşıyorum" ifadelerini kullandı.

“BU MESLEĞİ GENÇLER SÜRDÜRMEZ”
Çırak olmadığı için yeni ustanın da yetişmediğini aktaran Özkılıç, "Bu mesleği gençler sürdürmez. Bu meslek benimle beraber biter. Benim astsubay emeklisi olan oğlum yapacağını söylüyor. Arada bir gelip kalay yapıyor. Yaparsa o yapar, yeni nesil yetişmiyor" dedi.
Bakırın mutfaktaki önemini de anlatan yılların ustası, "Bunu kullananda hastalık olmaz. Diğer tencere, tavaları kullananlar 20, 30 sene kullanıyor. Demode olmuyor. Biz bunu yakıp tekrar kumla kalay yapıyoruz. İnsanı zehirleme ya da sağlığına zarar veren bir durum olmuyor. Ama insanlar diğer kaplara alışmış. Alüminyuma elinizi sürseniz iz çıkar. Ne kadar yıkarsanız yıkayın yine simsiyah çıkar. Bakır da asla böyle bir şey olmaz, bakır mikrop barındırmaz" diye konuştu.
