Bilim insanları insan embriyosunu düzenlemeyi başardı: Tasarım bebekler geliyor

Bilim insanları insan embriyosunu düzenlemeyi başardı: Tasarım bebekler geliyor

Columbia Üniversitesi’nden bilim insanları, erken dönem insan embriyolarının DNA’sında şimdiye kadarki en hassas gen düzenleme çalışmalarından birini gerçekleştirdi. Araştırmada CRISPR’a göre daha yeni bir teknik olan “base editing” kullanılırken, yöntemin hastalık taşıyan genleri düzeltme ihtimali kadar “tasarım bebek” ve öjenik uygulamalar riskini de yeniden gündeme taşıdığı belirtildi.

İnsan embriyolarında gen düzenleme tartışması, Columbia Üniversitesi’nde yürütülen yeni bir araştırmayla yeniden dünya gündemine taşındı.

Genetikçi Dieter Egli liderliğindeki ekip, erken dönem insan embriyolarının DNA’sında tek tek genetik harfleri değiştirmeyi başardı. Araştırmada, klasik CRISPR yönteminden farklı olarak DNA’yı kesip çıkarmak yerine daha hassas müdahale imkanı sunduğu belirtilen “base editing” tekniği kullanıldı.

Bilim insanlarına göre yöntem, gelecekte kalıtsal hastalıklara yol açan mutasyonların embriyo aşamasında düzeltilmesi için yeni bir kapı aralayabilir. Ancak aynı teknoloji, embriyoların istenen özelliklere göre seçilmesi ya da genetik olarak tasarlanması gibi uzun süredir etik kaygı yaratan başlıkları da yeniden gündeme getirdi.

CRISPR’IN YOL AÇTIĞI HASAR GÖRÜLMEDİ

Araştırma ekibi, daha önce insan embriyoları üzerinde CRISPR yöntemiyle yapılan çalışmalarda ciddi genetik hasarlar gözlendiğini hatırlattı.

Egli ve ekibi, 2020’de yaptıkları deneylerde kalıtsal körlüğe yol açan EYS genindeki mutasyonu hedeflemişti. Ancak embriyoların önemli bölümünde onarım süreci beklendiği gibi ilerlememiş; bazı embriyolarda uzun DNA parçaları kopmuş, bazılarında ise ilgili kromozomun tamamı zarar görmüştü.

Egli, o dönemdeki sonuçları “felaket sonuçlar” olarak nitelendirmişti.

Yeni çalışmada kullanılan base editing yönteminde ise aynı düzeyde geniş çaplı DNA hasarı tespit edilmedi.

PCSK9 VE HBG GENLERİ HEDEF ALINDI

Columbia Üniversitesi’ndeki son deneylerde iki gen üzerinde çalışıldı.

Bunlardan ilki, kandaki LDL seviyelerini ve kalp hastalığı riskini etkileyebilen PCSK9 geni oldu. Diğeri ise fetüs döneminde hemoglobin üretiminde rol oynayan HBG geni olarak seçildi.

Araştırmacılar, base editing moleküllerini döllenmiş yumurtalara ve iki hücreli embriyolara aktardı. Deneylerde hem PCSK9 hem de HBG genlerinde hedeflenen değişikliklerin yapılabildiği bildirildi.

Bazı denemelerde iki genin aynı embriyoda eş zamanlı olarak düzenlenebildiği de belirtildi.

YÖNTEM HÂLÂ KUSURSUZ DEĞİL

Araştırma, tekniğin önceki yöntemlere göre daha hassas sonuçlar verdiğini gösterse de bilim insanları yöntemin henüz klinik kullanım için hazır olmadığı konusunda uyarıyor.

Deneylerde base editing molekülleri her zaman hedef DNA bölgesini bulamadı. Bu nedenle bazı embriyolarda hücrelerin bir bölümü düzenlenmiş genleri taşırken, diğer hücreler eski genetik yapıyı korudu.

Bu durum “mozaik embriyo” olarak biliniyor. Böyle embriyoların bebek olarak gelişmesi halinde farklı hücrelerde farklı genetik yapılar bulunabileceği için sağlık sorunları ortaya çıkabileceği belirtiliyor.

“YARIN KLİNİKTE KULLANILACAK DEMİYORUZ”

Araştırmayı yöneten Dieter Egli, çalışmanın önemli soruları yanıtsız bıraktığını vurguladı.

Egli, yöntemin yakın zamanda klinik uygulamaya geçeceği anlamına gelmediğini belirterek, embriyo DNA’sında değişiklik yapılmasının artıları ve eksileri konusunda kamusal bir tartışmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

Araştırma henüz bilimsel bir dergide yayımlanmadı; çalışma çevrim içi olarak paylaşıldı ve hakem değerlendirme süreci devam ediyor.

HASTALIKLARI DÜZELTME UMUDU

Araştırmayı olumlu bulan bilim insanlarına göre base editing, tüp bebek tedavisi sürecinde hastalık taşıyan embriyoların tamamen elenmesi yerine, hastalığa neden olan mutasyonların düzeltilmesine imkan sağlayabilir.

Bu yaklaşım, özellikle belirli bir kalıtsal hastalık riski taşıyan çiftler için gelecekte yeni bir seçenek oluşturabilir.

Nucleus Genomics yöneticilerinden Nathan Treff, bu teknolojinin tüp bebek sürecinde normalde kullanılmayacak embriyoların hastalık mutasyonlarından arındırılarak değerlendirilmesini sağlayabileceğini belirtti.

ETİK KAYGILAR BÜYÜYOR

Buna karşılık etik uzmanları, insan embriyolarında gen düzenlemenin yalnızca teknik başarı olarak görülemeyeceğini vurguluyor.

Wake Forest Üniversitesi’nden biyoetik uzmanı Ana Iltis, bazı olası zararların doğumdan sonra ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

Eleştirmenlere göre embriyo genetiği üzerinde yapılan müdahaleler, yalnızca hastalıkları önlemekle sınırlı kalmayabilir. Boy, zeka, fiziksel özellikler ya da başka istenen nitelikler için embriyoların genetik olarak yönlendirilmesi ihtimali, tartışmanın en hassas başlıklarından biri.

“ÖJENİK” TARTIŞMASI

Embriyolarda gen düzenleme konusu, 2018’de Çinli bilim insanı He Jiankui’nin CRISPR kullanarak insan embriyolarının DNA’sını değiştirdiğini açıklamasından bu yana dünya genelinde büyük tartışma yaratıyor.

He, çocuklara HIV’e karşı direnç kazandırmayı amaçladığını söylemişti. Ancak bilim dünyası bu çalışmayı etik dışı ve tehlikeli bulmuş, Çinli araştırmacı daha sonra hapis cezası almıştı.

Columbia Üniversitesi’nin yeni çalışması, daha hassas bir teknik kullansa da benzer etik soruları yeniden gündeme getirdi.

“BEBEK İYİLEŞTİRME” ENDİŞESİ

Kaliforniya Üniversitesi Berkeley’den genetikçi Fyodor Urnov, base editing yönteminin embriyolarda kullanılmasının yeni ve riskli bir alan olduğunu söyledi.

Urnov’a göre tüp bebek sürecinde embriyoların genetik açıdan taranması, hâlihazırda uzun süredir kullanılan ve daha güvenli bir yöntem. Buna karşılık embriyo üzerinde doğrudan gen düzenleme yapmak, tamamen ortadan kaldırılamayacak riskler taşıyor.

Urnov, bu teknolojinin yalnızca kalıtsal hastalıkları önlemek isteyenler için değil, embriyoları “iyileştirmek” ya da belirli özelliklerle tasarlamak isteyenler için de cazip hale gelebileceği uyarısında bulundu.

NUCLEUS GENOMİCS TARTIŞMANIN MERKEZİNDE

Yeni araştırmanın sonraki aşamalarına Nucleus Genomics adlı şirketin destek vereceği belirtildi.

Şirket, tüp bebek embriyolarını binlerce genetik hastalık açısından tarıyor. Ayrıca kalp hastalığı, diyabet gibi rahatsızlıkların yanı sıra boy ve zeka gibi özelliklerle bağlantılı genetik risk tahminleri de yapıyor.

Nucleus Genomics daha önce “en iyi bebeğinize sahip olun” mesajı taşıyan reklamları nedeniyle tartışma yaratmıştı. Bazı genetikçiler, şirketin zeka gibi karmaşık özelliklere ilişkin tahminlerinin düşük doğruluk taşıdığını savunuyor.

Şirket ise kendisini gelecekte genetik teknolojilerin klinik bakıma taşınmasında doğal bir geçiş noktası olarak görüyor.

DAHA FAZLA ÇALIŞMA YAPILACAK

Araştırmacıların önümüzdeki dönemde mozaik embriyoların nasıl önlenebileceğine odaklanması bekleniyor.

Ayrıca base editing yönteminin yaklaşık 100 hücreli embriyolarda da test edilmesi planlanıyor. Tüp bebek kliniklerinde embriyolar genellikle bu aşamada donduruluyor ve genetik taramadan geçiriliyor.

Bilim insanlarına göre yöntem daha güvenli hale gelse bile, bir embriyoda çok sayıda genin aynı anda değiştirilmesi riskleri artırıyor.

Dieter Egli, birkaç gen üzerinde düzenleme yapılabileceğini, ancak bunun da bir sınırı olacağını belirtiyor. Bu sınırın nerede olduğu ise henüz bilinmiyor.

BİLİMDE YENİ EŞİK, ETİK TARTIŞMADA YENİ DÖNEM

Columbia Üniversitesi’nin çalışması, insan embriyolarında daha hassas gen düzenleme yapılabileceğini göstermesi bakımından bilimsel olarak önemli bir eşik kabul ediliyor.

Ancak araştırma aynı zamanda, insan yaşamının en erken aşamasında genetik müdahalenin hangi sınırlar içinde kalması gerektiği sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Hastalıkları önleme umudu ile genetik olarak tasarlanmış bebekler kaygısı arasındaki çizgi, bilim dünyasının ve toplumların önümüzdeki yıllarda en sert tartışacağı alanlardan biri olmaya devam edecek.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN