Yirmi yıl önce başlayan ve eski ABD Başkanı Barrack Obama döneminden bu yana hem devlet hem de sivil toplum düzeyinde büyük destek gören "Save the Bees" (Arıları Kurtarın) hareketi, beklenen başarıya ulaştı ancak bu başarının bedeli ağır oldu. Washington Post'ta yer alan habere göre, ABD Tarım Bakanlığı (USDA) verilerine göre ABD'deki bal arısı kolonisi sayısı son beş yılda yüzde 25 artarak 3,8 milyon ile rekor seviyeye ulaştı. Ancak uzmanlar, bu durumun biyolojik çeşitlilik için bir zafer olmadığını, aksine "beewashing" (arı temizliği/yanıltmacası) olarak adlandırılan bir yanılgı olduğunu vurguluyor.
BAL ARILARI NESLİ TÜKENEN BİR TÜR DEĞİL
Uzmanlara göre en büyük yanılgı, bal arılarının (Apis mellifera) nesli tükenmekte olan bir vahşi yaşam unsuru olarak görülmesi. Entomologlar, bal arılarının aslında sığır veya domuz gibi "yönetilen besi hayvanları" olduğunu belirtiyor. İngiliz bilim insanı Dave Goulson durumu şu çarpıcı örnekle özetliyor: "Vahşi kuşların azaldığından endişe duyup tavuk beslemeye başlamak neyse, polen taşıyıcıları kurtarmak için bal arısı beslemek de tam olarak odur".
YEREL TÜRLER ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR
Hobi amaçlı arıcılığın patlama yapması, Kuzey Amerika'ya özgü 4.000 yerel arı türü üzerinde üç ana nedenden dolayı ölümcül bir baskı kuruyor:
Hastalık Bulaşması: Bal arısı kovanlarındaki virüs ve mantarlar, vahşi bombus arılarına ve diğer yerel türlere hızla yayılıyor.
Besin Rekabeti: 40 kovanlık tek bir arılık, üç ay içinde 4 milyon vahşi arıyı doyurabilecek kadar polen topluyor.
İstilacı Bitkiler: Bal arıları, yerel olmayan bitkileri polenleyerek yerel bitki örtüsünün ve dolayısıyla yerel arıların yaşam alanlarının bozulmasına neden oluyor.
Özellikle bir zamanlar yaygın olan "Paslı Yamalı Bombus Arısı" (Bombus affinis) ve "Amerikan Bombus Arısı" gibi türler, bu baskılar sonucunda yaşam alanlarının %87 ile %90'ını kaybederek yok olma noktasına geldi.
YENİ BİR KORUMA STRATEJİSİ ŞART
Xerces Society for Invertebrate Conservation Başkanı Scott Hoffman Black, polen taşıyıcılara gerçekten yardım etmek isteyenlerin kovan edinmek yerine şu adımları atması gerektiğini belirtiyor:
Yerel Bitki Ekimi: Arıcılık yapmak yerine, yerel vahşi çiçek ve ağaç türlerini dikmek.
Doğal Yaşam Alanları: Bahçelerde arıların yuva yapabileceği çıplak toprak alanları bırakmak ve böcek ilacı kullanımından kaçınmak.
Kovan Başına Restorasyon: Eğer mutlaka bal arısı beslenecekse, her kovan için en az bir dönümlük doğal yaşam alanı restore edilmeli.
Bilim insanları, arıcılığın bal üretimi için saygıdeğer bir meslek olduğunu ancak bunun çevreci bir "kurtarma operasyonu" olarak lanse edilmesinin ekolojik yıkımı hızlandırdığı konusunda uyarıyor.
