Güneş benzeri yıldızlar yaşamlarının son evresinde devasa boyutlara ulaşarak "kırmızı dev" haline geliyor. Bu süreçte yakın yörüngedeki gezegenleri yutabilen yıldızlar, daha sonra dış katmanlarını kaybederek geride "beyaz cüce" adı verilen yoğun ve sıcak bir çekirdek bırakıyor.
BEKLENENDEN ÇOK DAHA SICAK ÇIKTI
Independent Türkçe'de yer alan habere göre, bilim insanları, Dünya'dan yaklaşık 80 ışık yılı uzaklıkta bulunan WD 1856 b adlı gezegeni James Webb Uzay Teleskobu ile ayrıntılı şekilde inceledi.
Araştırmacılar, Jüpiter'e benzer özellikler taşıyan gezegenin sıcaklığının beklenenden çok daha yüksek olduğunu belirledi. Yaklaşık eksi 113 derece olması beklenen gezegenin sıcaklığı 126 derece olarak ölçüldü.
Bu durum, gezegenin geçmişte sıra dışı bir süreç yaşadığına işaret etti.
NASA: Venezuela'daki depremde 58 binden fazla bina etkilendi
YILDIZINI SONRADAN YAKLAŞMIŞ OLABİLİR
Araştırmaya göre WD 1856 b, yıldızı kırmızı dev evresindeyken bugünkü kadar yakın bir yörüngede değildi.
Bilim insanları, gezegenin başlangıçta daha uzak bir yörüngede bulunduğunu ve yıldız beyaz cüceye dönüştükten milyarlarca yıl sonra iç yörüngeye doğru göç ettiğini düşünüyor. Bu göç sırasında beyaz cücenin güçlü kütle çekiminin gezegeni önemli ölçüde ısıtmış olabileceği değerlendiriliyor.
GÜNEŞ SİSTEMİ'NİN GELECEĞİNE IŞIK TUTUYOR
Araştırmacılar, elde edilen bulguların yaklaşık 5 milyar yıl sonra kırmızı deve dönüşmesi beklenen Güneş'in çevresindeki gezegenlerin geleceğini anlamaya da katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Bilim insanlarına göre Güneş bu evreye ulaştığında Merkür ve Venüs'ün, hatta Dünya'nın bile yok olması ihtimali bulunuyor. Buna karşın Jüpiter gibi daha uzak gaz devlerinin farklı bir evrim süreci yaşayabileceği düşünülüyor.
NASA, Mars'ta organik karbon molekülleri buldu
"YILDIZIN ÖLÜMÜ HER ŞEYİN SONU OLMAYABİLİR"
Araştırma ekibi, yıldızların ölümünün tüm gezegenler için son anlamına gelmeyebileceğini vurguluyor.
Uzmanlara göre bazı gaz devleri, yıldızlarının dönüşüm sürecinden sağ çıkarak yeni yörüngelere yerleşebilir ve milyarlarca yıl boyunca varlıklarını sürdürebilir. Bu da, Güneş Sistemi'nin uzak geleceğine ilişkin senaryoların yeniden değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.
