Finlandiya eğitim sistemi ve pusudaki ideolojiler

Türkiye’de eğitim sistemi yamalı bohça misali sürekli değiştirildiği için nesil yetiştirme anlamında yetersiz kalıyor. Baksanıza mevcut eğitim sistemiyle yetişen nesillerin bir kısmı bırakınız ülke ve milletine bağlılığı; ihanet içinde dahi olabiliyor. Bu yönüyle eğitim, bir milletin ve ülkenin beka ve huzur meselesidir.

Eğitimi nasıl tanımlarsanız eğitim sistemini de ona göre kurarsınız. Kendi değerlerimize, kendi kültürümüze ve milli karakterimize uygun bir sistem üzerine kafa yorma zamanıdır. Tabii teknolojik gelişmeler ve dünyadaki eğitim sistemleri de gündeme alınsın. Lakin evrensel olabilmek için önce kendimiz olmamız gerekir. İçinde yaşadığımız topluma ve değerlerimize sahip çıkmazsak evrensel gerçekleri yakalamamız mümkün değildir.

Bundandır ki, kendi kültür ve medeniyet değerlerinden mülhem, yerli bir "eğitim modeli"nin peşine düşmeli. Yıllardır Montesorri eğitim sistemi, Waldorf sistemi ve daha farklı farklı yabancı sistemler var ağızlarda. Dikkat ‘yabancı’ diyorum. Yani uygulandığı ülkenin toplumsal yapısına ve o yapının şartlarına uygun eğitim sistemleri… Hep bir medet ummakla kendi kültürümüze adapte etmeden bu sistemleri uygulamaya çalışmak, eğitimin değil ticaretin bir parçası oluyor.

''Daha iyisini biliyorsan gel sen yap!'' diyenler olacaktır illaki. Ben sadece diyorum ki; tam da her şeyin yerli ve milli olanı için çalışırken, bu ülke için yaşayan ve üreten, bu milleti tanıyan insanların üreteceği sistemler bizi başarıya götürecektir. İthal bir eğitim sistemi ile istenilen neslin yetişmeyeceği herkesçe kabul edilen bir gerçek artık. Dokumuzla uyumlu, milli sonrada evrensel değerleri içinde barındıran bir eğitim anlayışı gerçekleştirdiğimiz an ideal sistemimize kavuşmuş olacağız. Cemil Meriç der ki; "İdeolojiler pusu da beklemektedir." Nesillerimizi ailede, okullarda iyi yetiştiremediğimiz için maalesef ideolojilere kaptırmaya başladık. Şimdiye kadar sağdan soldan, o ülkeden bu ülkeden alınan eğitim modelleri, eğitim sistemini düzeltmediği gibi, nesiller arasında uçurumlar da oluşturmuştur. Kendi değerlerimizi, kültürümüzü, insan odaklı eğitimi bırakmış bugün klasik eğitimin çıkmaz sokaklarında çırpınıp duruyoruz…

Eğer köklü bir yapılanma gerçekleştiremezsek, çocuklarımızı eğitim ile sersemleştirmeye devam edeceğiz.

Kesin olan şudur ki; Kalkınmanın tek ve gerçek yolu eğitimden geçmektedir. Yerli ve milli eğitim, ülke olarak bekamızın en güçlü teminatıdır.

YORUMLAR (16)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
16 Yorum