İzmir'de yaşayan ve birbirini tanımayan iki ayrı aile, nüfus kayıtlarında soy kütüklerinin değiştirildiğini ve bu yolla milyonlarca TL değerindeki miras haklarının ellerinden alındığını açıklayarak hukuk mücadelesi başlattı.
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü sistemindeki kütük aktarımlarıyla üst soylarıyla olan bağlarının koparıldığını savunan mağdurlar, hazırladıkları belgelerle İzmir ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulundu.
Aile üyeleri, taşınmazlarının sahte veraset ilamlarıyla başka kişilere devredildiğini ifade etti.

AİLEYE AİT 83 TAŞINMAZ SOY AĞACINDAN SİLİNEREK YOK EDİLDİ
Sözcü'de yer alan habere göre, miras haklarına ulaşamadıklarını belirten mağdur kadınlardan biri, 83 adet tescilli taşınmazın izini sürerken karşılaştıkları tabloyu anlattı.
Aile soy ağacından üst soylarının silindiğini vurgulayan mağdur vatandaş, şunları söyledi:
"Üst soyumla bağımı kesmişler.
Görünmüyor onlar.
Görünmediği için bana gelen mal yok.
Bizim 83 tane taşınmazımız, tapumuz olduğunu söylediler.
Hatta e-posta olarak birine atılmış ama onlar hiçbir ortada yok.
Hak sahibi olduğumuz hiçbir şeye ulaşamıyoruz.
Çok fazla taşınmaz var."

VURGUN MEKANİZMASI, ESKİ NÜFUS KAYITLARININ DEĞİŞTİRİLMESİYLE BAŞLADI
Sistemli bir şekilde yürütüldüğü öne sürülen vurgun mekanizması, eski nüfus kayıtlarındaki soy bağlarının değiştirilmesiyle başlıyor.
İddialara göre, ilk aşamada nüfus kütüklerindeki aile bağları güncellenerek sahte akrabalıklar oluşturuluyor ya da mirasçılar tek çocukmuş gibi gösteriliyor.
İkinci aşamada bu usulsüz kayıtlar üzerinden veraset ilamı çıkartılarak yeni mirasçılık hakları tanımlanıyor.
Son aşamada ise Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kayıtlarındaki taşınmazlar, sahte mirasçılar üzerine tescil edilip satılıyor veya devlete kamulaştırma adı altında devredilerek gerçek hak sahipleri devre dışı bırakılıyor.

FARKLI AİLELER BİRLEŞTİRİLEREK SAHTE AKRABALIKLAR ÜRETİLDİ
Olayın teknik boyutuna dikkat çeken bir diğer mağdur ise tescil tarihi bulunmayan nüfus kayıtlarının başka ailelerle birleştirildiğini beyan etti.
Aile fertlerinin gruplara ayrılarak akraba gibi gösterildiğini belirten vatandaş, şöyle konuştu:
"Gerçek mirasçıların devre dışı bırakılması kütük aktarımıyla teknik olarak yapılıyor.
Annesiyle tek çocuk görünüyor, diğer üçü görünmüyorlar.
Hiçbir şekilde görünmüyorlar.
Onlar ayrı bir grupta, bunlar ayrı bir grup.
Farklı aileler birleştirilip, bizim ailemizde tescil tarihi olmayan nüfus kayıtları var, farklı aileyle birleştirilmiş.
Sanki akrabaymış gibi gösteriliyor."

ORGANİZE ŞEBEKENİN KAMU AYAĞI İÇİN SUÇ DUYURUSU YAPILDI
Usulsüzlüklerin tek bir kurumla sınırlı kalmayacağını, organize bir şebekenin varlığına işaret ettiklerini kaydeden mağdur aileler, adli makamlardan geniş kapsamlı soruşturma yürütülmesini istedi.
Kamudaki olası iş birliğine dikkat çeken mağdur kadın, şu bilgileri paylaştı:
"Hata mutlaka var, ki zaten sadece kamu görevlileri tek taraflı tek bir yerde değil.
Bunun Nüfus Müdürlüğü'nden de birileri mutlaka, tapudan da mutlaka, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan, Vakıflardan ya da belediyelerden...
Hepsi birbirine bağlantılı bir şekilde gidiyor."
Mağdur vatandaşlar, suç duyurularında yer alan kamu görevlilerinin tespit edilerek yargı önüne çıkarılması talep ediyor.




