Siyasetin seçim öncesi manzarası

Yarım asrını kutlamaya hazırlanan bir parti var iktidarda; Türkiye için bir rekor bu uzun süre, demokrasilerde eşi benzeri görülmediği için dünya açısından da rekor…

İktidar partisinin lideri üç dönemdir cumhurbaşkanı ve önümüzdeki seçimde dördüncü kez aday olabilmesinin yolları partisi tarafından aranıyor. Anayasaya göre, cumhurbaşkanlığı iki dönemle sınırlı çünkü…

Bu arada, iktidar partisi, cumhurbaşkanını en geniş yetkilerle donatabilmek için rejim değişikliğini referanduma sundu; bunu gerçekleştirebilmek, adayını bir kez daha seçtirebilmek ve iktidarının süresini uzatabilmek için ittifaklar oluşturdu.

Nasıl oldu da bunlar olabildi?

Sanıyorum bu soru ABD başta olmak üzere pek çok başka ülkede de gündemde ve oralarda da mevcut yönetime karşı bir savaş başlattı uygulanmak üzere cevabı aranıyor…

Galiba “Nasıl oldu da bunlar olabildi?” sorusunun siyaset kesiminden ilgi görmediği tek ülke bizimki…

Önümüzde vakti hızla yaklaşan seçimler var; iktidarın seçim kazanma ve iktidarını koruma stratejileri rakipleri tarafından dikkatlice değerlendirilmediği için, ülkenin şartları geçmiş seçimlerden çok daha fazla iktidarın aleyhine olduğu halde, tarih bir kez daha tekerrür edeceğe benziyor…

Tarihin tekerrürü, genel seçimden ve cumhurbaşkanlığı seçiminden iktidarın yeniden başarıyla çıkması demek…

“İktidarın stratejileri” diye çoğul bir ifade kullanmama aldanmayın, AK Parti’nin her seçimden başarıyla çıkmasını sağlayan veya başarısız olduğu seçimleri muhalefet için de başarısız kılmak için başvurduğu strateji tek: Muhalefeti doğru okumak ve başarıya ulaşmak için ne gerekiyorsa yapmak…

“Rakiplerini kendisi seçiyor ve muhalefetin seçime felç halinde gitmesini sağlıyor” diyeceğim ama, iktidarın bunları yapması aslında gerekmiyor; muhalefet iktidarın karşısına çıkaracağı seçilemez adayı kendisi belirlediği gibi, sandık öncesinde felç haline düşmeyi de yine kendisi beceriyor…

Bana kızmadan önce yukarıda özetini verdiğim siyasi tabloyu gözünüzün önünden geçirmenizi tavsiye ederim…

Geçmiş seçimlerde ne olmuş ve olanlar nasıl iktidarın devamını sağlamışsa, vakti her gün biraz daha yaklaşan önümüzdeki seçimlerde de muhtemelen tarih bir kez daha tekrarlanacak…

İktidarın fazla bir şey yapması gerekmeden…

Ana muhalefet -CHP- büyük kalabalıkların toplandığı mitinglerde erken seçim talebinde bulunuyor sürekli. İktidar bu talebi şimdiye kadar kös dinledi.

Bir an için “Haydi sandık başına” dendiğini düşünelim; üç ay sonraya seçim günü konulsun…

Üç ay sonra yapılacak seçimin sonucu ne olur dersiniz?

Manzara şu:

CHP’nin bir önceki genel başkanı, 138 milletvekilinden 22’sinin paylaşarak sahiplendiği, ağır suçlamalarla dolu bir video yayımlayarak mevcut yönetime karşı savaş başlattı.

En güçlü siyasi kişiliği, sayısız bürokratı ve çok sayıda belediye başkanıyla birlikte cezaevinde CHP’nin…

Bilebilecek durumdaki birileri mevcut yönetime son vermeyi getirecek ‘mutlak butlan’ kararının eli kulağında olduğunu söylüyordu. Nitekim karar çıktı bile.

‘Mutlak butlan’ kararıyla, İstanbul il teşkilatında olduğu gibi, CHP de ‘kayyım’a teslim edilebilir…

CHP veya yargı yoluyla tasfiye edileceklerin kuracağı yeni parti iktidara tehdit teşkil edebilir mi öyle bir durumda?

Diğer muhalefet partilerine de bakalım.

İYİ Parti, Zafer Partisi, Anahtar Parti milliyetçi kesime hitap ediyor; iktidarın küçük ortağı MHP’nin geleneksel seçmen kitlesine…

Her biri tek başlarına seçime girerlerse içlerinden %7 barajını aşarak Meclis’te temsil hakkını elde eden olur mu?

Üç partinin yürütecekleri seçim kampanyası belki kendilerine Meclis yolunu açmayabilir, ama Abdullah Öcalan ve PKK eksenli muhalif söylemleri MHP’nin de Meclis-dışı kalmasını getirebilir…

Saadet, DEVA ve Gelecek partileri, bir önceki seçimde kurulan ‘6’lı masa’ sayesinde CHP listelerinden aday gösterilen üyeleriyle Meclis’te temsil edilebiliyorlar…

Ayrı ayrı veya üçü birleşerek girecekleri bir seçimde iktidarı tehdit edebilecekler mi?

Muhalefet partilerinin istisnasız hepsi ekonominin yerlerde süründüğü, hayat pahalılığının dayanılmaz hale geldiği, çalışanın, emeklinin tatmin etmez maaşlar aldığı, işsizliğin yaygınlaştığı bir ortamda gidilecek seçimde iktidarın işinin zor olacağı hesabındalar…

İktidar ise, muhalefetin durumuna bakarak kendini yeni dönemde de güvende hissediyor olmalı.

Tarih 2002’deki gibi tekerrür edebilir 2027’de…

Yani?

İki parti dışında diğerleri baraja takıldığı için, AK Parti %34,28 oyla tek başına iktidar olmuştu 2002’de; tarihi erkene alınarak şimdiki ortamda gidilecek bir seçimde, sandık yine aynı sonuca yol açabilir…

“Olmaz” demeyin, yarım asırdır olmaz sanılanlar hep oldu.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.