Back To Top
Din ilimlerinde yeni usûl

Din ilimlerinde yeni usûl

 - Son Güncelleme: 18.09.2019 Çarşamba 13:27
- A +

Bazı okuyucularım, yazılarımda “olan”ı eleştirirken “olması gerekenler”i anlatmadığımı söylüyorlar. Bu eleştiri haklı; ama kısmen. Çünkü -takip edenler bilirler- “olması gerekenler” hakkında da bazı şeyler yazıyorum. Tabii ki, böyle kişisel ve kısmî öneriler sadece bir farkındalık oluşturulmasına yardımcı olabilir.

Amacımız, kısaca, İslam’ın ana kaynaklarına -tahrife uğratmadan- din ve dünya hayatımızı geliştirip zenginleştirecek şekilde işlerlik kazandırmak” olduğuna göre, bunun bir “usûl”ü, metodolojisi olmalıdır. Eski âlimlerimiz, çağlarının gerçeklerini ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak “usûl-i fıkıh, usûl-i tefsir” gibi isimlerle entegre usûl çalışmaları yapmışlardır. Her alanda durağanlığın hâkim olduğu o zamanlarda dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi İslam toplumlarında da eski usûl, ufak tefek eklemelerle asırlarca ihtiyacı karşılamıştır. Fakat özellikle 16. yüzyıldan itibaren dünya düşüncede, bilim ve teknikte temposu gittikçe artan bir değişim çağına girdi. Bence İslam toplumlarının temel sorunu, –bazı Müslüman entelektüellerin yüzlerce yıldır sürdürdükleri uyarılara rağmen- koyu muhafazakârların popülist direnişleri yüzünden bu değişimi hâlâ yeterince fark edemiyor olmalarıdır. Yazılarımın çoğunda mevcut durumu eleştirmekteki amacım, bu farkındalığın oluşmasına katkıda bulunmaktır.

***

İslam toplumlarında hâlen bu farkındalığın oluşmasını, dolayısıyla din ilimlerinde yeni usûl yahut metodolojinin kurulmasını önleyen üç farklı engelden bahsedilebilir:

1. Koyu laik-seküler düşünce ve uygulama. Bu çevreler, şimdiye kadar olup bitenlere bakarak, Müslüman toplumların yaşadığı bu gerçeklik karşısında tek kurtuluş yolunun dini bireysel hayatla sınırlı tutmak, kamusal alanı her türlü dinî etki ve görüntüden arındırmak istemekte, fırsat buldukça bu isteklerini -bazen zalimane yollarla- uygulamaktadırlar.

2. “Köktenci” denilen Selefî ve koyu muhafazakâr-gelenekçi dinî düşünce. Bunların ikisi de şimdiye kadarki bütün olumsuzlukların dinden uzaklaşmamızın sonucu olduğunu ileri sürmekte; Selefîler, İslâm toplumları için kurtuluşun, dinin aslî kaynaklarının doğru anlaşıldığı ve uygulandığı hicrî birinci asra (Selefin çağına) dönmekte, koyu muhafazakâr-gelenekçiler ise sonraki yüzyıllarda geliştirilen yorum ve uygulamaları sürdürmekte olduğunu savunmaktadır.

3. İslam toplumlarının kurtuluşunu, dinî kaynakları içinde yaşadığımız çağın gerçekleri ışığında yeniden okuyup anlamakta ve bunu sağlayacak yeni bir metodoloji geliştirmekte olduğunu düşünenlerin susmaları / susturulmaları. Bunlar manevî, sosyolojik, kültürel birçok nedenden dolayı birinci görüşü; dünyanın yaşadığı büyük değişimi ve realiteyi göremediği için de ikinci görüşü reddederler. Bu çağın somut siyasi, hukuki, toplumsal, ekonomik… gerçekliklerini, değerlerini vs. olgularını kavrayıp, dinî kaynaklarımızı bunların ışığında yeniden okumak, anlamak ve yaşamak, bunu sağlayacak yeni bir metodoloji geliştirmek gerektiğini düşünürler. Fakat bir kısmı siyasi vs. grupların türlü baskıları yüzünden, çoğu da ahlâkî olmayan hesaplarla bu düşüncelerini topluma anlatmazlar.

Tecrübelerime göre bizim dünyanın en büyük açmazlarından biri, hakikati gören ve bu hususta toplumlarını aydınlatmaları gereken okumuşların, kişi ve grup çıkarlarını hakikat ve erdemden üstün tutmalarıdır.

***

Sonuç olarak, halen İslam ülkelerinin dinî öğretim kurumlarında okutulan ve başarısızlığı yüzlerce yıllık tecrübeyle sabit olan klasik tefsir ve fıkıh usulü gözden geçirilerek yeni bir usûl inşa edilmelidir. Bu ise gazete köşelerindeki yazılarla başarılacak iş değil; uzman din bilginlerinin ve diğer ilgililerin planlı, projeli çalışmalarıyla ulaşılacak bir sonuçtur. Halen din öğretimi veren okullardaki sistem ve metot ise –aksiyonda olmasa bile- zihnen ve fikren Taliban’dan çok da farklı olmayan bir kitle yetiştirecek karakterdedir. Cemaatlerin din öğretimini kuşatmasından kaygılanmamın sebebi de budur. Cemaatlerin ve medreselerin varlığı ve faaliyetleri ise devleti ve hukuku ilgilendirir.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Malik Bin Nebi 02 Ekim 2019 07:40
Evet, bir üst yorumda görülen veciz sözleri New York City University'de sosyoloji dersleri veren Doç.Dr Mücahit Bilici'nin İSLAMDA SAVAŞ BİTMİŞTİR adlı kitabından alıntıladım. Çağrıcı hocamızın sözünü ettiği İslamın evrensel barış kültürünü yılmadan savunan Dr Bilici, müslüman aydın tiplemesinin tipik bir örneği. Her konuda, körü körüne, Batı'ya karşı "cihad" naraları atarak Müslüman toplumlara derin acılar ve devasa sosyo-ekonomik kayıplar yaşatmaya devam eden Vahhabi/ Selefi/ Talibanist bağnazlar; İslamın barış mesajına bir gün mutlaka teslim olacaklar
Karar okuru 25 Eylül 2019 23:24
“Laf ile verirler aleme binlerce nizamat, bin seyyie bulunur hanelerinde”!
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 09:18
Makalenizin 3. Maddesinde konuşamayan veya susturulan kesim kimlerdir. İsim verirseniz daha isabetli olur.
Deli Emin 18 Eylül 2019 23:45
"Tecrübelerime göre bizim dünyanın en büyük açmazlarından biri, hakikati gören ve bu hususta toplumlarını aydınlatmaları gereken okumuşların, kişi ve grup çıkarlarını hakikat ve erdemden üstün tutmalarıdır." diyorsunuz hocam.İlim ve usül üretecek kişi ve ortam bu halde ise toplumu aydınlatmak mümkün mü? Adam yolsuzluk hırsızlık değildir diyor. Yolsuzluk hırsızlık yapmanın vasıtasıdır bilmez mi! Siyasi, dini liderler, alemi din ile kandıranlar. Çocuk ve torunlarını dışarda okutup fakir çocuaklara imam hatip, medreseyi reva gören, ahiret, şehadet deyip dünyaya kazık çakan islam düşmanları var.
Değerli hocam, esas yanlışımız, okumuşları, eğitimi düzeltmeye çalışmamız, buradan hareketle birbirimizle uğraşmamız. Bu tartışmalar ne kadar islami ve isabetli olursa olsun gün gittikçe İslamdan uzaklaştırıyor! Çünkü uygulamayla ilgili değiliz. Sözde her söylediğimiz uygulama için ama söz öyle uzadı, öyle çoğaldı ki uygulamaya bir türlü sıra gelmiyor. Efendim, tartışmalar ancak bir uygulama usulü varsa işe yarar. Usul basittir, sıradandır, çok zaman değil filozof olmak, okuma yazma bile gerektirmez. Usul sünnettir, aşağıdan, çimköklerinden, sokaktan başlamaktır Saygılar
İbrahim Erdoğan 18 Eylül 2019 19:59
Hocam, erdemli olalım ve hakikatin örtüsünü bir köşesinden biraz kaldıralım isterseniz!.. Mesela: Camilerimizin içine halife isimlerinin yazılması veya isim yazılı levhaların asılması uygulaması ne zaman başlamıştır ve bunun dindeki dayanağı nedir?..
Yazar çok tehlikeli şeyler söylemiş! Din savcıları soruşturma açarlar mı acaba?! Asırlardır başarısız olan klasik tefsir ve fıkıhın değişmesini, bunun için ilgililerin planlı, projeli çalışmalarını öneriyor. Dini okullardan yetişenlerin Taliban gibi olacağını söylüyor. Cemaatlere kaygıyla bakıyor. Din savcısı yetiştiren cemaatler yazarı dinden aforoz ederlerse hiç şaşmam. Öte yanda, bunları kime söylüyor? Yaş yetmiş, işi bitmiş olanlara değil herhalde. Geleceğe söylüyor. Henüz rüştünü ispat etmeyen gençlere söylüyor. Doğru söylüyor.
Yurdumun İnsanı 18 Eylül 2019 17:43
Dini ilim denilen şey nedir?Bir ilmin dini olup olmaması sınırı nerde başlar, biter,kim buna karar verir, neye dayanarak?Bugünden baktığımızda,dini ilim diye kabul ettiğimiz konular gerçekten dini ilim midir!Kur'an,Hadis, Sünnet kaynaklarında yer almış her konu neden dini mesele oluyor da, sosyal, ekonomik, medeni, ticari, siyasal, eğitim vb mesele olmuyor? Sayın hocam sorunlarımıza çözüm olarak kaynaklarda ve tali eserlerde dini gibi belirtilen çözümler karma ilim, usul,metod konusu araçlarla ortaya konmuş çözüm dünyevi ilim neden olmuyor!Yani mevzu derin ve karışık değil mi! Saygılar.
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 14:20
0
17.43, Bir sürü soru sordun diye konu karışık mı oluyor?
METİN P. 18 Eylül 2019 14:54
SAYGIDEĞER HOCAM;ALLAH BU DİNİ GÖNDERİRKEN BİR KİTAP İNDİRMİŞ DEĞİL Mİ?O KİTABINDA BİR MÜMİNİN VE MÜMİN TOPLULUĞUN YOLDA BAŞINA GELECEK HER TÜRLÜ İHTİMALİ BİZE BİLDİRMİŞTİR.KURANNIN KENDİSİ BİZZAT BU DİNİ ANLAMA METODUNU VERİYOR.NE KADAR AYRINTILARLA İLGİLENİP BU GERÇEĞİ GÖZARDI EDECEĞİZ?
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 16:29
1
Oh hooo... Sen baya ucmussun gardas!
Teori ve Pratik evlenip Mutlu hayat surmezse mutluluk olmaz. Şimdi Ezber bilen bir Nakilci Sahada (hayatta) uygulanan pratigi bilmezse ,anlamazsa Zihnen gelişemez mümkün değildir. !..buna Pratikte YOBAZ DAVRANIŞLAR diyoruz. Tıp Talebesi Nakil (temel ilimleri ) Ezberleyip sonra da Polikinliklerde Pratige başlar Uzmanlar ile bu her Bilimde geçerlidir. Gayet basit. Çoban bile olamazsın. Temel,pratikle bulusmazsa. !.şimdi adam İlahiyat vb okuyup ezberliyor MAAŞ sağlam, garanti. Sonra biraz ordan, biraz burdan anlat geç. .durum bu bugün. !.
Mehmet 18 Eylül 2019 11:36
Hocam; Hz. Ali'yi şehit eden hariciye soruyorlar neden vurdun diye. O da Hz. Ali'nin (hakem olayından sonra) kafir olduğunu onun için vurduğunu söylüyor. Hocam; Hz. Allah haddi aşan bu tarz zihniyetle mücadele etmemizi emrediyor. Bunda öncülük edecekler güvenilir ilahiyatçılar ve onları destekleyecek bilim adamları olmalı. Yoksa dinin sahibi ve koruyucusu Allah. Bizlere düşen O ipe gereği gibi sarılmak.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 09:32
Hocam "engellenmek" gibi mazeretin ileri sürülmesi anlamlı değildir. Siz söyleyin makes bulur. Her yeniliğin "ENGELLEYİCİLERİ" olur.
Karar Okuru 18 Eylül 2019 09:15
Gercek inanmaktir. Neye inaniyorsaniz sizin gerceginiz odur. Sizin kisisel gerceginiz baskalarinin gerceklerine uymayabilir. O yuzden inanc kisinin manevi dunyasinda yuvalanmali, dunyevi duzen (herkesin inanci yani gercegi ayni olamayacagindan) demokrasi ve evrensel hukuk, insan haklari cercevesinde duzenlenmelidir. Baska turlusu din ve mezhep savaslari ile zaman kaybetmekten baska bir sonuca goturmez.
Karar okuru 18 Eylül 2019 08:41
İstanbul'un göbeğindeki malum bir cemaat yetkilileri çocuklarını milli eğitime bağlı LİSELERE ve ÜNİVERSİTELERE bilhassa göndermeyip bilhassa diplomasız kendi adamları tarafından eğitmektedirler.... Neden? Bu nesilden metodoloji, usül, kıyas v.s beklenebilir mi? Ne dersiniz....!
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 07:54
Diyanetin toptan kapatılması, devletin dinden elini çekmesi (ibadet yerlerinin ihtiyaçlarının, imam maaaşarı da dahil o ibadet yerini kullanan insanlar tarafından karşılanması) okullarda kaldırılan evrim, felsefe dahil derslerin yeniden konulması, zorunlu din derslerinin kaldırılması....özgürlükçü bir laiklik ile gençliğimizin, toplumumuzun, geleceğini kurtarmak için doğru bir yol olabilirmi?
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 14:32
0
7.54, Kendi düşüncelerini mutlak doğru kabul ediyorsun ve devletin bunlara sahip çıkmasını istiyorsun. Mesela din dersleri kaldırılsın derken evrim teorisi öğretilsin diyorsun. Ama evrim teorisinin zaten öğretildiğini, hiç bir zaman kaldırılmadğını bilmiyorsun. Zan ile konuşuyorsun.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 04:07
Dinin ilim oldugunu ilk defa duydum! Saka" saka...
Akıl nedir.peki. Aklımiz yoksa problem yok. :)))..ilim deyince Atomu parçalamak değil herhalde. :)) Imani yasamin üst seviyede olmasi icin ve Donanması için gereken Araçlar. .buna hersey dahildir. Saygılar.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 16:22
1
Din'de hersey midir?
DIN hersey degildir..! Herşey Dinde (kapsar) vardir..:))...mesela Senin Vücudunda HERŞEY vardır. DÜNYADA ne varsa. Yaşı, kurusu, Meleği,Şeytanı Simdi Seçmek,tercih zamani Can Tende iken.. CÜZ I İRADEMİZLE. .....***...Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötülük yapan bir değildir. Siz pek AZ DÜŞÜNÜYORSUNUZ...Mü’min Suresi 58. Ayet..***...Hak,Hakla olup Daimi İstikamette Lütfü ve keremi ile Nimetlendirsin seni,beni ,hepimzi.insaallah. acizane.
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 14:28
0
04.07, Din ilim değildir, ilim olsun diye gönderilmemiştir. Din, insanın Tanrıyı tanıması için gönderilen bir mesajdır. Dinin bilinmesi ilimdir. Mesela insan vücudu ilim olsun diye var olmamıştır. Ama insan vücut yapısının bilinmesi, yani anatomi bir ilimdir.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN