Back To Top
Mazoşizme varan müsamahasızlık

Mazoşizme varan müsamahasızlık

 - Son Güncelleme: 26.12.2018 Çarşamba 09:44
- A +

Bazı yorumculara: Önce şu yazıyı lütfen sonuna kadar okuyalım ve yazacaksak ondan sonra yazalım.

Kimi insanlar din, siyaset, felsefe gibi alanların problemlerine farklı bakar; üstelik bilgi ve düşüncelerini alışılmışın dışında, hatta bazen rahatsız edici bir üslupla ifade ederler. Bergson’un Ahlak ile Dinin İki Kaynağı başlıklı ünlü eserinde dediği gibi büyük düşünürlerin, dönüştürücü şahsiyetlerin çoğu böyledir. Maddî ve entelektüel alanlarda en gelişmiş toplumlar, böyle insanlara en çok tahammül gösterenlerdir. Müsamahasız toplumlarda ise bu tür yetenekler ya sindirilir ya da zıvanadan çıkarılır. Mesela İslâm toplumlarında bu yapıdaki insanlardan bazılarının, ‘gelenekçi’ görünen öncülerle onların kışkırttığı kitlelerin ağır hücumları yüzünden gittikçe nasıl savrulduklarını yakın geçmişte gördük. Bugün düşünüyorum da acaba muhafazakâr kesimler kendilerininkinden farklı görüş ve yorum sahiplerine, “haddini bildirmek” yerine tatlılıkla yaklaşsalardı, -bugünlerde de yaptıkları gibi- isim vererek hedef göstermeselerdi onlara da topluma da hatta kendilerine de iyilik etmiş olmazlar mıydı? Ama son zamanlardaki gelişmeler, bu tahammülsüzlüklerin halen devam ettiğini göstermektedir.

***

Rahmetli Turgut Özal şu üç özgürlüğün önemini hep vurgulardı: Düşünce ve ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, teşebbüs özgürlüğü. Çünkü özgürlükler bireyleri daha kişilikli, huzurlu, verimli ve üretken yapar; bundan da bütün toplum kazanır. Zamanımızda birçok Müslüman toplum üzerinde hegemonya kuran gelişmiş ülkelere bir bakalım, bunu nasıl başardılar diye… Allah aşkına söyler misiniz? Bizim aklımız fikrimiz yok mu? Farklı düşünüyor, farklı konuşuyor diye neden birbirimizin dünyasını karartıyoruz? Bırakalım insanımız serbestçe düşünsün, inansın, konuşsun, yazsın. Kur’an ta o zaman onlarca ayette “düşünesiniz diye”, “akledesiniz diye…” buyuruyordu. Ağzını açanın üstüne yürürsek insanlar nasıl akledecekler? Aklettiklerini nasıl söyleyecekler? Bu apaçık gerçeği Müslüman toplumlardan başka görmeyen kaldı mı? Bu tutumumuz, Kur’an’ın defalarca tekrarladığı gibi, “kendi kendimize zulmetmek”ten başka nedir? Dün evliya gibi duranların, bugünkü fırsatların arkasına saklanarak kardeşlerine ayar vermekten, hakaretler yağdırmaktan zevk almaları Müslüman ahlakının neresinde var?

***

Karşılarında 17. yüzyıl Osmanlı Kadızâdeliler fanatizminin hortlamış şeklini gören, enselerinde DAİŞ tarzı kılıçların soğukluğunu duyan insanlar kendilerini nasıl özgür hissedecekler? Böyle bir toplumda özgürlükleri sorumlu kullanma kültürü nasıl gelişecek? Böyle bir yapıda provoke olmuş kitleler, giderek kendilerini provoke eden öncülerinin eteklerinden tutup aşağıya çeker, onları sıradanlaştırır, hiçleştirirler. Sonuçta bütün bir toplum kaybeder; olan da budur zaten.

Zamanımızda yetenekleri öğüten çakılı düşünce İslam toplumlarını sorunların içine hapsetmiştir. Eğitim, din, siyaset, ekonomi, hukuk, güvenlik başta olmak üzere temel meselelerde İslam toplumları yeni düşünce, bilgi ve değer üretemiyorlar. Çünkü -hep söylediğim gibi- “Yeni dünyayı eski akılla yönetmek mümkün olmuyor.” O halde başka türlü düşünmek gerekiyor. Ama alışılmışın dışında düşünmenin de önünü kesiyoruz. O zaman bu sorunları nasıl çözeceğiz?

Bu müsamahasızlık İslâm dünyasını kilitlemiştir. Kabul etmeliyiz ki, onları bu noktaya getiren sebepler arasında, “son yüzyıllarda hayatın hızla değiştiğini, insan ihtiyaçlarının, geçmişle kıyaslanamayacak derecede arttığını ve çeşitlendiğini dikkate almadan geçmişte donup kalma” anlamında gelenekçiliğin büyük bir payı vardır. İlginçtir ki, ülkemizde bu sorunu aşmak için çırpınanlara karşı gürültü koparanların en büyük ve en etkili kısmı, “cemaatler” denilen “tasavvufî” gruplardır. Pekiyi bu müsamahasızlık ve katılık, geleneğimizdeki tasavvufun neresinde var? Aslında tasavvuf, siyaset ve mezhep kavgalarının ortasında bir barış rüzgârı olarak doğmamış mıydı?

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
veysel 31 Aralık 2018 09:07
Bütün bir Müslümanları Müsahamasız olarak etiket vur ! DAİŞ'e benzet sonra bu tartışmaların bize bir faydası yok deyip kenara çekil oh ne güzel dünya... Sibel Eraslan hanımın yazısı ne güzel olmuş “Asrın idrakini söyletmeliyiz İslam'ı” nakaratı, maalesef İslam'ın güncellenmesi adı altında komplekslerle kıvrandığımız bir savunma mekanizmasına dönüşüyor. Kuvvetle esen hadisleri reddetme rüzgarından sonra şimdi de ayetlerin hangisini Allah söyledi haşa hangisini Peygamber söyledi ye mi geldik... Bu nasıl bir hezeyan? Bu nasıl bir yoksulla
M.Çağrıcı 30 Aralık 2018 17:49
Değerli dostlar! Her türlü yorumlarınız, katkılarınız ve beğenileriniz için teşekkürler. Bu konuyu burada bitirelim. Gelecek yazımdan bir cümle: "... Bu girişle başlamamın sebebi, manevi özümüze, gerçek insani kemalimize bir katkısı olması şöyle dursun, bizi hem bir ruh sefaletine doğru çeken, hem de birbirimize düşüren lüzumsuz tartışmalardan, itişip kakışmalardan biraz uzaklaşıp, varlığımızı daha anlamlı hale getirmemize katkı sağlayacak olan iki güzellik örneğine ilginizi çekmektir..."
Veysel 29 Aralık 2018 10:05
Mustafa Çağrıcı Bey ; Bir ilahiyat hocasının yaptığını bütün bir müslüman toplumuna ve hasseten Ôztürk hocanıza yapılan ilmi eleştiri sahiplerine mal edemezsiniz. Öztürk ve ona sahip çıkanlar ilmi cevap vermek yerine eleştirenleri IŞİD vb yaftalarda bulunmakta ve mazlumu oynamaktadır.Bu ülkede amiyane tabirle hasseten İslam hakkında " Ağzı olan " herkes konuşabiliyor, bu özgürlük denen mefhumu herkes rahat bir şekilde kullanmıyor mu ?
hasan 29 Aralık 2018 01:03
Bizimki de mustafa (hoca) yi elestirme ozgurlugu niye feveran ediyorsunuz..bizim mustafa (hoca) yanlis yapti deme ozgurlugumuz yok mu
KARAR OKURU 29 Aralık 2018 00:33
Sayın hocam makalenizin altına sadece imza atılır.Kaleminize sağlık.
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 21:20
Anladık Mustafa Hoca, hırsızın hiç kabahati yok.
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 15:25
Hangi düşünce hangi yeteneği öğütmüş.
Karar'lıyım 27 Aralık 2018 21:27
1
Değerli Karar Okuru, eleştirel düşünce bir kültürdür. İslam dünyası, ilk 5-6 asrında eleştirel düşüncede altın çağını yaşamış, daha sonra ise, özellikle Eş'arîliğin hakim mezhep haline gelmesiyle skolasik eğitim eleştirel düşünceyi silmiştir.
Karar'lıyım 27 Aralık 2018 21:33
1
Osmanlının çökmesinin en önemli sebebi eleştirel düşüncenin olmayışıdır. Batıda ise karanlık Ortaçağ'ın ardından 16. asırdan itibaren eleştirel düşünce giderek güçlenmiştir. Batı aydınlanması başka yönlerden eleştirilebilir. Ama onu doğuran, eleştirel düşüncedir. Eleştiri kanalını açık tutmadığımız sürece tünelin ucunu göremeyiz.
KARARLI 26 Aralık 2018 21:50
Eskiden''Burada siyaset ve malayani konuşulmaz'' diye ikaz yazılarının asılı olduğu mekanlarda siyasetten başka bir şey konuşulmaz oldu.Birçok STK (cemaat ve tarikat )seçimlerden önce ortak bildiri yayınlıyor ve yerlerini belirliyor ve taraftarları da durumdan vazife çıkarıyorlar.
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 14:13
0
Aynen katılıyorum. Camide gestapo gibi cemaati susturupta dışarda herkeze küfreden tipler de var.
Necati Saygılı 26 Aralık 2018 20:23
Dini öğrenip yaymayı meslek edinmiş ulema’ya sözüm: İslamı çağın idrakine söyletmenizin önünde ne, kim var ki, Allah’ın emrini savsaklamanıza yol açıyor?
HACI MURAT 26 Aralık 2018 18:35
Sayın Çağrıcı'ya katılmıyorum.Sayın Öztürk'e konuşma,fikrini söyleme diyen yok.Mustafa Bey konuşmuş, yazmış,fikrini ortaya koymuş.Buna karşı yapılan nedir?Süyûtî'den,Taberî'den yaptığın aktarımlar hatalı deniyor, kaynak gösterilerek.Başka eleştiriler de yapılıyor.Şunu da anlamış değilim:Bir ilim adamı eleştiriden niçin çekinir?Hakikati arayan bir insanın bundan memnun olması gerekmez mi?Ortada eleştiri sınırlarını aşan bir durum da yok.Olması gereken oluyor bence.
M. Çağrıcı 26 Aralık 2018 23:35
0
Sevgili Hacı Murat, kesinlikle sana katılıyorum. Elbette eleştirilecek. Hele M. Öztürk'ün söyledikleri... Ama mesele eleştiriyi aştı. Bir grup İlahiyat hocalarının vatsap grubunda tartıştıkları, sosyal medyada dolaşan fetvayı gördünüz mü?
HACI MURAT 27 Aralık 2018 09:23
1
Muhterem hocam,öncelikle teşekkür ederim.Bahsettiğiniz grubun tartışmalarından haberim yok.Ancak sayın Öztürk'ün çok yakındığını zannettiğim ve kendisine zaman zaman yazılı ve sözlü cevaplar veren,müktesebatı pek de küçümsenemeyecek bir hoca efendinin konuşmasını dinledim. Herhangi bir hakaret ve kışkırtma yoktu.İlmi olarak cevap veriyordu. Ayrıca ben fikrine güvenen bir bilim adamının ileri sürdüğü görüş ve fikirlere yöneltilen eleştirilere hiç aldırmaması gerektiğini düşünüyorum.Yanlışı varsa,hatadan dönmek de bir nakisa değild
Sonuna kadar 16 Ocak 2019 02:20
0
Hacı murat, hoca efendi nedemek. Ne efendisi, o da bir kul sadece. Adını yazman yeterliydi o kişinin. Hoca efendi lafı, bana birileri gibi geliyor. Bu lafın sonu sonunda tapınmalara gidiyor. Yine birileri gibi. Adı yeter.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 17:44
Mazosizme varan musamahaatsizlik capsizligin/yetersizligin bir sonucu ve ifadesi...
Önce hadisler itibarsızlaştırıldı. Şimdi Kur'an ayetleri hadis olabilir deniyor.. Ondan sonrası da malum. Beyler fil ordusu kurmayın, Kabe'nin sahibi belli... Biz ebabil kuşu değiliz. Ama Tanrı her an ebabil kuşu gönderebilir...
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 12:22
Hocam sizin maturidi panelindeki, o tarihe geçecek muhteşem konuşmanızı youtube'dan seyrettim. Elinize gönlünüze sağlık. Daha çok hoşgörü, dahaçok Yunus Emre, dahaçok Mevlana.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 12:03
Sayın hocam inanç özgürlüğü derken kuranı reddet demedi özal yıllar yılı alcaklar dinimize kufretiler ezanimiz yasakladılar simdide kurani yok ediyorlar ne yani cevap verilmesi mi
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 19:36
0
Hoca neyi kastediyor sen neyi anlıyorsun..
Karar okuru 26 Aralık 2018 12:00
Haklısınız hocam, teşekkürler... Artık, müslümanların, 'müslümanlık felsefeleri'ni sorgulamaları gerekiyor zira, bu katılıkla, bu hoşgörüsüzlükle, bu fikirsizlikle ve bu bilgisizlikle daha da gidebilecekleri bi yer kalmadı !! Son yıllarda şu Ortadoğu'da "müslüman" geçinen gurupların yaptıklarına bakınız; tüm dünyayı müslümanlıktan da nefret ettirdiler tabii, onların değirmenine su taşıyanları da unutmamak lazım!
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 14:56
3
Deme
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 11:09
Hocam, Kaleminize sağlık. İslam toplumunun hastalığını en güzel şekilde izah etmişsiniz ama, malesef bu konuda topluma yol göstermesi beklenenler sizin idrak seviyenizin çok uzağındalar. Elde ettikleri din pazarının kaymağını yemekle meşguller. Bunuda toplumun düşünmemesine idrak etmemesine borçlular.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 10:25
Bismarck taa 1800 lü yıllarda "sosisin ve siyasetin nasıl yapıldığını bilenler geceleri uyuyamazlar demiştir. Ikisi de pistir, üstüne siyaset ekmek kavgası olduğu için acımasızdır da. Din de siyasetin parçası olduğu zaman ekmek kavgasının aracı olur ve katılaşır, acımasızlaşır.
metin p. 26 Aralık 2018 10:09
insanlara karşı dindarlığımızla değil insanlığımızla davranmalıdır.çünkü dindarlık seninle Allah arasında insanlık ise bütün insanlara karşı gereklidir.sen büyük bir ahlak üzeresin ayetini hiçbir zaman unutmamak ve bu düsturun her hedefin önünde olduğunu her zaman hatırda tutmak lazım.ve tefsir ilmini herşeyin üzerinde tutmak lazım.kuran kuran ve yine kuran.ondan sonra sünnet.çünkü sünnetin esas işlevi kuranı açıklamak ve tefsirdir.
metin p. 26 Aralık 2018 10:00
bu müsamahasızlığın temel sebebi o malum tarikat ve cemaatlerdir.zayıf hatta münker ve hatta uydurma hadislerle uçtu kaçtı menakıplarla insanları aynen ayeti kerimede ifade edildiği gibi dinin sadece bir tarafından oyalayıp dinimizin tefekkür hikmet sanat zanaat vs. taraflarını hiçe sayanlar bugünkü gidişattan temel ssorumludur.kuranı kerim peygambere Allah seni affetsin diye peygamberin bile zelle türünden hata işleyebileceğini(tevbe suresi) ifade ederken bugün şeyhlerinin Allah günahını affetsin diye bir söz sarfedin bakın nasıl tepki verecekler.
muzaffer 26 Aralık 2018 09:51
siyasi cereyanlardaki ve bazı köşe yazarlarının yazdıklarıyla müslümanları müsahamahasız görmek haksızlıktır.Biz olabildigince anlayış ve hoş görülüyüz.Olayı kitlelere yıkmak had bildirmek esas bu haksızlıktır vede muhafazakar veya müslümanlar böyle demek yanlıştır.Kişiler toplumlar beslendikleri kanallardan virüs kapabilir ama bu demek degil ki suclular.Asıl virüse neden olay ve kişiler üzerinde durulsa daha iyi olur.Toptancılık yapmak yanlıştır.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 07:58
Hocam çok sık daha yazmalısınız. Istifade ettiğim insanlardansınız.
Neyzen 26 Aralık 2018 07:58
Hocam Allah razı olsun.Da! "Müsamahasızlık Hastalığının" bulaşıcılığını biliyorsunuzdur herhalde!En tepedeki siyasi ve dini liderlerin dil ve tavrı, yukarıdan aşağı yayılarak bulaşır.!Yapılan deney ve araştırmalar,düşüncenin ve bunu ifadenin enerji olarak nakli ile kitlelere NEGATİF/POZİTİF olarak bulaşacağını göstermiştir. Bu REZONANS YASASIDIR.Ülkemizde birileri farkında veya değil Müsamahasızlık Hastalığını kitlelere bulaştırdı.Sosyal medyada görüntülü,yazılı düşüncelere bakınca hastalık görülüyor.Ama önce en tepedekiler s
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 07:56
Din elden gidiyor diyorlar sn yazar onun için saldırıyorlar Mehmet görmez için diyanetin başına gelenlerin en tehlikelisi diyen zihniyet ,ve buna arka çıkan bir siyaset
"Bazı Kur'an ayetlerine peygamberin kanaati karışmış olabilir" demek Müslümanca bir laf değildir. Böyle sapkınlıklar; bırakın sorun çözmeyi, sorunun bizatihi ta kendisidir.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 20:20
0
okuduğunu anlamamak "müslümanca" bir tavır mı acaba? ayrıca anlamadığı bir konuda düşünmemek mi "daha müslümanca"?
KARAR OKURU 27 Aralık 2018 00:47
4
20.20, Laf olsun diye konuşma. Parazit yapma.
Kul 26 Aralık 2018 01:07
Sayın Hocam.Görüşleriniz için teşekkürler.Ben bağımsız biri olarak soruyorum.Lesley Hazelden ve yaķınlarda müslüman olan Sinea O'connur Kuran'dan etkilendiklerini söylemişler.Demek ki, Kuran kıssalarını anlamlı bulup etkilendiler. Bu çerçevede Kuran lafzını objektif olarak akılla çelişir bulmadılar.Aksi bir görüşler yok çünkü.Sosyal bilim üzerinden analiz edersek, Kuran lafzının günümüzde insanlar tarafından idrak edilme testini geçtiğini ifade edebiliriz. Sayın Öztürk'ün, Spinoza referansında"buzağı" hususuda ise test edilme verisi yok.Bu tü
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 20:23
1
Sinea O'connur mu senin referansın? bence biraz daha düşünsel boyutu yüksek kişilerden referans seçseydin. ayrıca birilerini referans seçmene de gerek yok. insanların kafalarını kesmek gerektiğini düşünen ışıd üyeleri de kurandan etkilenmişlerdi. demem o ki, söylenilen, dile getirilen düşünceler üzerine yaz. bu düşüncelerin çürütmesini sinea O'connurun müslüman olması ile çürütmeye kalkışma.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 01:06
Bunların nerelerden beslendiği belli. Balık baştan kokar. Sahipleri herkese bağırıp çağırınca onlarda her istediklerini söylüyorlar. Hedef göstermek çok kolay artık. Güzelim ülkeye ve tüm kazanlarımıza yazık ettik.
KARAR OKURU 26 Aralık 2018 00:15
Her cumlesi dogru bir makale. Tesekkurler Sayin yazar.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN