Back To Top
Ulema hegemonyası

Ulema hegemonyası

 - Son Güncelleme: 19.06.2019 Çarşamba 10:08
- A +

Öncelikle belirteyim ki, dinimizin ve temel dinî kaynaklarımızın doğru anlaşılıp uygulanmasında ta Sahabeden başlayarak eslâfın, mezhep âlimleriyle öğrencileri ve izleyicilerinin, kısaca geçmiş ulemanın büyük emeği ve katkıları olmuştur. İslam medeniyeti onların sayesinde kuruldu ve yükseldi. Bugün de bizde ve diğer İslam toplumlarında öyle din âlimleri bulunuyor. Bir toplumun hukukçulara, hekimlere, ekonomistlere, siyaset bilimcilere ve benzerlerine olduğu gibi din âlimlerine de ihtiyacı var.

Bunu bir kenara not edelim. Ama madalyonun bir de öteki yüzü var.

***

Eski devirlerde bireysel ve toplumsal hayatı önemli ölçüde din âlimlerinin ürettiği bilgiler yönetirdi. Hıristiyan dünyada da –Cemil Meriç’in ifadesiyle- “Şato kiliseye dayanıyordu, kilise nassa.” Fakat son yüzyıllarda modern bilimlerin gelişmeye başlamasıyla birlikte bağımsız ilim dalları doğmaya başladı, her branşın uzmanları yetişti. Bazı ülkelerde branşlaşmanın faydası deneysel olarak görülünce eğitim ve öğretimde uzmanlaşmaya daha da önem verildi. Din âlimleri de –özetle- birey ve toplumun inanç dünyası, ahlâkî gelişimi, iç huzuru ve mutluluğu için son derece önemli ve gerekli olan asıl dinî alanlara çekildiler; görev, yetki ve hizmet sınırlarını toplumun belirttiğim manevi ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde “güncellemeye” çalıştılar. Bunda ne ölçüde başarılı oldukları sorusu ayrı bir birikim ve müzakere konusudur.

***

Ancak bilimlerdeki bahsettiğim değişim ve dönüşüm süreci İslam toplumlarında 19. yüzyılın ortalarına kadar neredeyse hiç yaşanmadı; dinî ilimlerde skolastik eğitim zihniyeti ve programları aynen sürdürüldü. “Islah/ıslahat, tecdid” gibi adlarla anılan sonraki gelişmeler ise değişen dünya şartlarında dinî ilimlerin alanlarını, sınırlarını, din âlimlerinin yetkilerini netleştirecek şekilde geliştirilemedi. Yani dünya alabildiğine değişti ama bizim din ve ilim tasavvurumuz değişen dünyayı yönetecek şekilde dönüşmedi. Sık sık söylediğim gibi din eğitimi ve öğretimimiz, bu çağda yaşayan ama bin yıl önceki zihinle düşünen insanlar yetiştirmeyi sürdürüyor. Din ilimlerinin konuları, alanları, sınırları ve din âlimlerinin yetkileri bin yıl önce ne idiyse halen öyle devam ediyor. Onun için İslam toplumlarında ulema, daha çok da fıkıh âlimleri asırlar öncesinden beri kendilerini toplumda uçan kuştan sorumlu gördüler, görüyorlar; insanların ekonomik, hukuki, siyasi vs. davranışlarından kılık-kıyafet, saç-sakal gibi alelade tercihlerine kadar her konunun kendilerine sorulup fetva alınması gerektiğini, dinin böyle emrettiğini söylediler, halen de söylüyorlar.

Gerçi değişim ve dönüşüm çağına girildiğinden bu yana dünyada devlet, hukuk, ekonomi, uluslararası ilişkiler… -hepsinden önemlisi- eğitim başka bir yerden görüldü ve görülüyor. Fakat bizim klasik ulema, tuttuğu pozisyonu kaybetmemek için -şimdilerde örgütler de oluşturarak- var gücüyle direniyor. Adam isterse dünyanın en iyi hukuk, ekonomi veya başka fakültesinde, değme hocalardan okusun, sistem kuran kitaplar yutsun, yenilerini yazsın; yine de bir ayağı bizim fıkıh âliminin kapısında, bir kulağı onun ne dediğinde olacak. Tamamen dünyevi bir konuda belli bir çözüm üretilmiş, hatta ilgili kurumdan patenti alınmış bile olsa, nihai patenti bizim fıkıhçı verecek. Topluma ve yönetenlere de böyle bir din, dindarlık algısı telkin ediliyor. Onun için bu telkinden etkilenenler ve/veya yararlananlar, “Şu işi bir daha düşünsek” diyerek parmak kaldıranı “reformcu, modernist, din tahripçisi, gelenek düşmanı” gibi kavramlarla yaftalıyorlar.

Asırlardır süren bu ulema hegemonyasının Müslüman toplumlara olduğu gibi bizatihi dinimize, din ilimlerine ve kendi halinde dindarlara da ne zararlar verdiğini ağır sonuçlarıyla görüyoruz. İnsanlara şiddetten başka çıkış kapısı bırakmayan bu kuşatmayı aşmadan İslam dünyasının başı dertten kurtulamayacaktır.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Yavuz Karahan 24 Haziran 2019 11:54
Bugün Çağrıcı hocamız gibi bazı akl-ı selim İslam bilginlerinin fısıldayarak duyurmaya çalıştığı bu görüşleri İbn Rüşd 12. yüzyıl'da bağırarak dile getirmiştir. 20.yüzyıl başlarında M. Abduh ve C. Afgani de haykırabilmişlerdir bu konuda -- ama ne çare.Batı'da Averroes adıyla bilinen İbn Rüşd, bugünkü Avrupa medeniyetinin temellerini oluşturan Rönesans akımına olan derin katkisi, İtalyan ressam Raffaello (16.yy) meşhur Atina Okulu tablosunda Aristo, Platon, Michelangelo, Öklid, Diyojen gibi dev Grek ve Batılı felsefeci, matematikçi ve mimarların arasında İbn Rüşd'ü de göstererek belirtmistir
Yavuz Karahan 23 Haziran 2019 13:09
Muhammad: A Prophet for Our Time isimli şaheser kitabiyla Bati dunyasinda genis yankilar uyandiran dinler tarihi uzmanı Karen ARMSTRONG bu trajik meseleye sozkonusu kitabinda ayrintili yer veriyor
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 01:35
Somut ornek arayan kardesim hangi dunyada yasiyorsun kardesim? Kadinlar calisamaz disari cikamaz diyen sarlatanlari hic duymadin mi? Tuvalet kagidi gunahtir diyen yobazlari? Gunes enerjisinin isittigi su ile abdest olmaz diyenleri? Erkeklerin basi acik olmasi gunah diyen yobazlari hic duymadin mi?
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 01:27
Muslumanlar akletmeyi unuttular bu hale geldiler. Akletmemeleri icin de emperyal dunya butun gucuyle kendi kurduklari veyA palazlandirdiklari bu örgütleri gundemde tutuyor.sonucta okuyan akleden insanlar bu sarlatanlar yuzunden dine mesafe aliyor ya laik oluyor ya kemalist ya deist.
H.K. 20 Haziran 2019 08:36
4. Internet bu işin piyasası olmuş adeta. Vaaz/ders veren her çeşit konuşmacı var.Cemaatçi hoca, talebesi, vs. Ancak, izlendiğinde görülüyor ki konuşanların çoğunluğu neticede halk arasından çıkmış yetenekli kişiler.Yaşı geçmiş olanlara fakülte bitirme zorunluluğu nasıl olur bilemem ama bundan sonraki nesil için bu uygulamaya mutlaka geçilmeli.Her cemaat kendi talebesini seçip fakülte giriş şartlarına hazırlamalı.Allahın DiNini aklı kullanarak tertemiz imanla & en iyi şekilde anlatmağa değmez mi? Buna yanaşmayana devlet/diyanet liyakat ruhsatı vermemeli.
H.K. 20 Haziran 2019 08:36
3. Din önemliyse DiN adamı yetiştirilmesi de o kadar önemlidir. Anlayışta reformun anahtarı DiN adamı yetiştirmektedir. Topluma dini anlatma işi kontrol edilmeli. Bu iş öneminden ötürü her isteyene bırakılmamalı. DiNi bilginin yanısıra temel bilimlerde bir fakülte bitirmiş olmak bu konuda ehliyetin ön şartı. Temel eğitim din konusunda vaaz vermek isteyeni/hocayı hem Allah’ın düzeninin ayrıntıları hakkında bilgi&fikir sahibi eder, hem de akıl düzeyini&muhayyilesini geliştirir. Fizik-Kimya-Matematik & mantık, dinler tarihi ve ilave bir din bilgisi dersi.
H.K. 20 Haziran 2019 08:27
2. İslam aleminin kaliteli insan üretememesinin en önemli sebebi, aklın rehberliğine yeterince önem verilmemesidir ki bu da sorumlu değil sorunlu insan üretmiştir.Kainatı yaratan Allahın düzeni muazzamdır.Tabiat bilimleri bunun ayrıntılarını araştırmayla ortaya koyar.Kitaplara kaydeder.Bu ayrıntıları öğrenmek insanın aklını geliştiren en güzel meşgaledir.Aklı gelişmiş iman sahibi tanım olarak alimdir ki bu zat DiNin,Allah’a yakınlık & O’nun rızasını idrak olduğunu bilir. İnsan&toplum bu kişiden yararlanır. İslam toplumu böylesine kaliteli insan yetiştiremedi.
H.K. 20 Haziran 2019 08:16
1. Sn Hocam, DiN/Kuran, din adamlarına meslek olsun diye değil, herkese gönderildi. Hristiyanlıktaki gibi 1aracı yok,bu iş herkesin sorumluluğu.“Bir gün bütün insanları önderleriyle beraber çağırırız”(17-71) şeklinde 1ayet var. Anlamı geniştir, cemaat önderleri de buna dahildir.Akıl da insana 1rehber olarak verilmiş 1nimettir. Körü körüne hegemonya altına alıp/girip yanlış iş yapanların vay haline! Artık, peygamber gelmeyecek oluşu insanın akli seviyesinin güvenilir düzeye geldiğinin de 1işaretidir (bu konuda da 1ayet var sanırım-siz daha iyi bilirsiniz).
ERCAN İİLGÜN 19 Haziran 2019 23:02
SAYIN HOCAM,BUGÜN MAZİDE OLDUĞU GİBİ İSLAM ALİMİ YOK GİBİDİR.HATTA YOK DESEM YERİNDEDİR.İSLAM ALİMİ DEYİNCE ZAMANIN FEN BİLİMLERİNDE(AKLİ İLİMLER) VE NAKLİ İLİMLERDE(TEFSİR,FIKIH,HADİS,KELAM,TASAVVUF) ZİRVE OLAN,SÖZ SAHİBİ ŞAHISTIR.İMAMI GAZALİ HAZRETLERİ VE İMAMI RABBANİ HAZRETLERİ ÖRNEKTİR.BUGÜN İSLAM DİNİ ADINA NE BİLİYORSAK YÜCE ALLAH IN İZNİ VE YARDIMIYLA ONLARDAN ÖĞRENDİK.İNCE VE UZUN MEVZU.ESSELAMU ALEYKUM.
İbrahim Terzioğlu 19 Haziran 2019 22:43
Mustafa bey, Yazılarınız da başka yerde pek görmediğim çok önemli konularda dikkat çekici tespitleriniz dertli dindarlar için ufuk açıcı ve aydınlatıcı olduğunu inanıyor ve Alemlerin Rabbi Allah 'ın ilminizi artırmasını diliyorum.
Hakkı 19 Haziran 2019 20:21
Sayın yazar, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için musahhas/somut ornekler de verseniz daha iyi olur diye düşünüyorum. "..Tamamen dünyevi bir konuda belli bir çözüm üretilmiş, hatta ilgili kurumdan patenti alınmış bile olsa, nihai patenti bizim fıkıhçı verecek." diyorsunuz. Biz de merak ettik.. Nedir bu konu? Açık olarak yazsanız da okuyucular da öğrense...
KARARLI 19 Haziran 2019 18:17
2- bir Kiro degil, sanli Türk milletinin sözünü dinlemesine layik Al-i Beyt-i Nebevî'den (sallallahu teala aleyhi ve alihi ve sahbihi ve selleme ve bareke) bir zat oldugunu ispatlamaya mesaî harcadilar...
KARARLI 19 Haziran 2019 18:17
1- Hocam, reform olayini bir yana birakalim o tamamen baska mecralara gidiyor. Ama rahmetli ustad Bediuzzeman'in yapmak istedigi tam da buydu. Hayalindeki Medresetuz-Zehra'nin gâyesi buydu. Ama maalesef kimse onu anlamadi, talebelerinin çogu bile. Sistem de vefatindan sonra içlerine soktugu "eleman"larla o mubarek Kürd'ü Tük milliyetçisi yapti birakti... Esasta Islam'i bozacak müstesrik kafali "din adami" yetistirmek amaciyla kurulan ilahiyatlarin mensuplari da hiçbir akademik titri olmayan bir Kiro'yu dinlemeye de tenezzül etmediler. Dinlediklerini iddia eden (Ahmet Akgündüz gibi) zevat da
veysel 19 Haziran 2019 16:34
Daha öncede benzer yazılar yazdınız !!! Ulemaya eliştireleriniz yeni değil, sizin eleştirileriniz sadece buğünkülere değil , geçmiş ulemayada itirazlarınız var ama ne hikmetse bu itirazlarınızı hep muğlak kelimeler ile ifade ediyorsunuz veya uç örnekler ile, sizin ifadenizle " din ve ilim tasavvurumuz " değişmesi gereken NE ? geçmiş İlim ve din Tsavvurumuzdaki duruşumuz buğün NASIL olmalı ?
Hersoy 19 Haziran 2019 14:39
Hocam bi isim vermediğiniz kalmış, onu da biz bulalım artık.
M.Çağrıcı 19 Haziran 2019 16:19
0
Sevgili Hersoy'a: Aklınıza hangi isim geldiyse yanlış. Çünkü ben hiçbir ismi düşünerek yazmadım. Keşke konu bir veya bir kaç isimle sınırlandırılacak kadar basit olsa! Selamlar
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 10:28
Değişim değişim diyorsunuz ama değiştirelim derken değişkenlerle birlikte sabiteleride yerinden oynatirsak her şeyi yıkıp altında kalacagimizi unutmayalım. Bir binanın duvarlarını ihtiyaca göre duvarlarını kırıp yeniden sekillendirirsiniz. Ama kolonlarini kirarsaniz akibet ne olur bu düşünelim. Mesele nasil kirilacagina karar verecek usta nerede.
Zafer KIRAN 19 Haziran 2019 10:16
Saygılar hocama bu kadar dinbazin etkili olduğu ortamda herkes bu kadar açık yazamaz
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 09:25
Ah hocam...Din üzerinden hayatı yorumlamayı bırakıp hayat üzerinden dini anlama, yorumlama ve yaşama geçirme gayretinde olmalıyız..Yoksa anokrizmden kurtulamayacağız..Bu vesile ile sizlerden bu minvalde yazılar ve eserler beklemekteyiz değerli hocam..selam ve saygılar...
Takipci 19 Haziran 2019 09:14
Atamiz Osmanli zamaninda 'Besik Ulemasi' varmis. Bir kisim ulema bebek yastaki cocuklarini saraydan maasa baglatirmis.
takip'ciniz 19 Haziran 2019 14:56
1
evett,,alimin çocuğu da alim olsun diye,,, o zaman ssk, emeklilik yoktu,,,ölünceye / ehtiyarlayıncaya kadar çalışmak farzdı ve vardı,,,,ecdadın eğitime verdiği değer,,, şimdiyse;;;; belediyelerde, devlette cahiller, y. .şaklar müdür, şef, ,,işte durum ortada... seçimde seçim....seçimde seçim... seçimi kazandın / kazandık....istikbali/ çocuklarımızı kaybettik.... kazandıkça kaybettik....kazandıkça kaybettik...
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 08:35
Badeci Şeyhi ve müritletini anlatan bir kitap çıkmış. Okuyunca insanın kanı donuyor. Adam yüzlerce müridini cinsiyet ayırmadan her türlü badeliyor ve o yüzlerce mürid bunun din için olduğunu söylüyor. Hiçbiri şikayetçi değil. Başka bir örnek Fetocular. Doğru düzgün pişman olan yok. Bunun gibi tarikatler insanları ne hale getiriyor, acil önlem almak lazım. Toplumdan insan çalıyorlar.
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 08:29
Reformcu, modernist, din tahripçisi gibi ifadelerle en çok haksızlık edilen kişi, rahmetli Yaşar Nuri Öztürk'tü. Bu yazıma bile hoplayacaklar çıkacaktır. Oysa adam dini akılla yorumlayıp, cahil ulemadan koruma ve hurafelerden ayırma gayretinde olan biriydi. O yüzden hep saldırı altındaydı. Ona kızanlar şimdi dini uydurmalardan, aklı gömen ulemadan kurtarın da görelim.
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 07:44
çok güzel yazmışsın hocam eline sağlık dini menfaat aracı olarak kullanan dinciler en büyük zararı dine vermişlerdir deist ve ateizm bunlardan dolayı tavan yapmıştır
Kimsecik 19 Haziran 2019 01:22
Mustafa hocam arabanda istetme var mı? Benimkinde de var... Lastik patlayınca ne yaparsın, yedeğini takarsın yola devam edersin ...Ancak motor contası var mı arabada yedek? Benimkinde yok...motor contası yandı mı ? Önce motor, sonra bütün vasıta arızalanır... Sayın hocam bu fakihler sözüm ona çok aşındıklarından artık kaçırmaya başlamışlardır, önce kendi saygınlıklarına Akabinde de çevrelerine zarar veriyorlar ve maalesef dinimizin hakikatlerini tevil yoluyla kendi indi görüşlerini din bunu gerektirir diyerek insanlarımıza yutturuyorlar...Yutana geçmiş olsun!
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 07:39
1
Benim araçta istetme yok ama stepne var kardeş.
Mehmet erel 19 Haziran 2019 15:43
0
Sizin fakih dediğiniz hocalar kimler kardeşim. Siz işi eğlence olan Dini eğlence ve angarya gören Aşağılık kompleksli Dinsizlerin sempatisini kazanmak için kırk takla atan şaklabanlarla Gerçek alimleri karıştırıyorsunuz galiba Laik cumhuriyetin deve mi kuş mu olduğu belli olmayan müftü iken nimetlenip Hayızdan nifasdan kesilince gündem olmaya çalışan şaklabanların gazına gelirseniz yolda kalırsınız. İktidarda olup kendi yaptıklarına muhalefet etmek gibi. Siz bunları tanımazsınız.
Sivaslı bir okur. 19 Haziran 2019 01:16
Şayın hocam "şu işi bir da düşünsek" dediği için reformculukla, din tahripçiliğiyle itham edilen VIP uleması da günlük siyaset namına "tekfir makalesi" tahrir etmekle meşgul ama. Pirinç taşı ile remy-i cimar birbirine karıştı. Zatınızı ve cehd ehli âlimleri tenzih ederim. Fakat Kardavi gibi aforozcu müctehitleri nasıl anlayalım. Ya da onlar neyi anlatamıyorlar.Saygılar.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN