İdlib'ten çıkış başladı

İdlib'ten çıkış başladı

3.5 milyon sivilin yaşadığı İdlib’te operasyonsuz çözümü öngören Soçi mutabakatı sonrası ortaya atılan ‘silahlı gruplar bölgeden çıkacak mı?’ tartışmalarına Cumhurbaşkanı Erdoğan noktayı koydu: Silahlı radikal grupların kentten çıkışı başladı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmak için New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerikan haber jaansı Reuters ve Foreign Policy dergisine değerlendirmelerde bulundu. İdlib’de Rusya ile varılan mutabakata değinen Erdoğan “Radikal gruplardan silah bırakıp çıkmayan olursa?” şeklindeki soruyu cevapladı. Erdoğan silahlı radikal grupların İdlib’ten çıkışının başladığını ifade etti. Erdoğan özetle şu mesajları verdi:

18-09/27/2.jpg

BRUNSON DAVASI: Ben yargı mensubu değilim, Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanıyım. Biz hukukta kuvvetler ayrılığını kabul ediyorsak, yargının bağımsızlığını dünyanın her yerinde savunuyorsak o zaman yargının bu noktadaki kararlarına saygı duymamız lazım. Şu anda ismini andığınız zat; Türkiye’de terör örgütleriyle münasebeti olduğu için gözaltına alınmış, daha sonra da tutuklanmıştır. Şu anda ise bu tutukluluk süreci içerisindedir. Ve rahatsızlığı göz önünde bulundurularak sağlık nedeniyle yargı kendisini eve çıkmaya müsaade etmiştir. Ve tutukluluk sürecini şu an itibariyle evinde geçirmektedir. 12 Ekim’de biliyorsunuz mahkemesi var. Ve 12 Ekim’deki mahkemede yargı ne karar verir, onu bilemem. Tabi buna siyasiler de karar veremez.

GÜLEN’İN İADESİ: Türkiye’de 251 vatandaşımın ölümüne neden olan ve devlete karşı darbe girişiminde bulunan FETÖ elebaşı Amerika’da. Ve bu zat yargılanmıyor. Yargılanmamakta buradaki yetkililer direnmektedirler. Halbuki suçluların iadesi anlaşması vardır. Anlaşma olmasına rağmen buradaki Fetullah Gülen denilen bu şahıs deport edilmek suretiyle bırakılabilecekken bırakılmamaktadır. Fakat Brunson bir yargı sürecinin içerisindedir, yargılanmaktadır. Yargılanmakta olan bir kişiyi de ‘bıraktım hadi git’ deme hakkına ne ben cumhurbaşkanı olarak yetkiliyim, ne de bir başkası yetkilidir. Bunun yetkisi sadece o mahkemenin hakimlerinindir. Mahkeme ne karar verir şu an bilemem. 12 Ekim gelsin göreceğiz.

MERKEZ BANKASI’NIN FAİZ KARARI: Brunson olayının bizim ekonomimizle yakından uzaktan bir alakası yok. 2008 yılında biz ekonomik sıkıntı yine yaşadık. Benim bir ifadem olmuştu “bu sıkıntı teğet geçecektir” Sonra biz ekonomik sıkıntıyı aştık ve Türkiye rahatlama sürecine girdi. Merkez Bankası da bağımsızlığının ifadesi olarak faiz oranlarını buraya kadar çıkardı. Bunlar yine cumhurbaşkanı olarak tasarrufumda olan bir şey değil. Ama ben Türkiye’de herkes beni bilir. Yüksek faize karşı olan birisiyim. Şu anda burada yine söylüyorum. Yüksek faize karşıyım. Çünkü yüksek faiz oranları bir defa girişimcinin, yatırımcının bu noktadaki adımlarını olumsuz istikamette etkileyecek. Yüksek faiz uygulamasıyla bir çözüm olacağı istikametinde herhalde Merkez Bankası böyle bir kararı verdi. Temenni ederim ki o beklentileri gerçekleşir. Çünkü bunun bir de olumsuz istikamette enflasyon durumu var. Yüksek faiz, yüksek enflasyonu getirir.

RUSYA İLE İDLİB ANLAŞMASI: Rusya ile Türkiye arasındaki bu 10 maddelik anlaşma savunma bakanlarımız tarfından imza altına alındı. Bu muhtırayla gerek Rusya’nın rejimi bu 15-20 km’lik bu koridora sokmaması, gerekse merkezde de bu radikal grupların Türkiye tarafından kontrol altına alınması söz konusu. Silahlardan arındırılmış bölge oluşturulması bizim tasarrufumuzda olacak. Bunun için gerekli adımları da atacağız. (Radikal gruplardan çıkmayan olursa? sorusu karşısında) Silahlı grupların bölgeden çıkışı başladı.

TRUMP’IN İRAN’A AMBARGO ÇAĞRISI: Gerçekçi olmak lazım. Obama döneminde buna benzer durumlar söz konusu olmuştu. Şu gerçeği göreceğiz, biz doğal gazı eğer alamazsak ben halkımı ne ile ısıtacağım? Şu anda benim ülkemin tükettiği doğal gazın yüzde 50’sini biz Rusya’dan alıyoruz, geri kalanını İran’dan Azerbaycan, Irak, bazen Cezayir’den alıyoruz. Ben bu doğal gazı almadığım takdirde halkımı kar kışta o soğukta üşütecek miyim? Kimse kusura bakmasın atacağımız adımları kendi tasarrufumuz içerisinde atarız.

BM’NİN YAPISINDA DEĞİŞİKLİK: İnsanlığın kalbi olması beklenen BM’nin nabzı bugün atmıyor. BM Bu kuruluş çabalara rağmen eşi benzeri görülmemiş bir itibar krizi yaşıyor. Mevcut sorunların kökeninde, Güvenlik Konseyi’nin “dünyanın her yerinde barış ve güvenliği tesis etme” sözünü yerine getirememesi yatıyor. Küresel liderliğe çok ihtiyaç duyulan bu günlerde Birleşmiş Milletleri yıkmak değil, iyileştirmek durumundayız. Eğer büyük güçler bu sorumluluğu üstlenmek istemiyorsa, mevcut sistemden fayda sağlayan bir avuç ülke reform yapmak istemiyorsa ve ABD’nin de aralarında bulunduğu Birleşmiş Milletler’in mimarları tek taraflı adımlar atarak çok taraflılık ilkesine zarar veriyorsa, ‘küresel liderliğin’ yeniden tanımlanma zamanı gelmiş demektir. Eğer büyük güçler adım atmıyorsa ya da atamıyorsa milletler topluluğu, BM veya başka örgütlerin çatısı altında gerekeni yapmalı.

TÜRKİYE KÜRESEL LİDER: Türkiye, bu topluluğun üyesi olacaktır. Geçtiğimiz 20 yıllık dönemde ihmal edilen meselelere dikkati çeken ülkemiz, 2013’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerine atıfla ‘Dünya Beşten Büyüktür’ kampanyasını başlattı. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler’in ciddi bir itibar krizi yaşadığına dikkati çekerek tüm taraflara örgütü daha demokratik, eşitlikçi ve çok taraflı bir yapıya kavuşturma çağrısında bulunduk. Türkiye, bir askeri veya ekonomik süper güç olmamakla birlikte Irak, Suriye ve diğer yerlerde çözümün parçası olarak küresel bir lider haline geldi.

TRUMP'TAN İDLİB TEŞEKKÜRÜ

BM Güvenlik Konseyi’nde hitap eden ABD Başkanı, konuşmasının Suriye bölümünde, Türkiye ile Rusya arasında İdlib’de operasyonun önlenmesini öngören mutabakata değindi. İlk kez başkanlık yapacağı BM Güvenlik Konseyi’ndeki nükleer silahsızlanma ve kitle imha silahları oturumunda değerlendirmede bulunan Trump “İdlib müzakerelerine yardım ettiği için Türkiye’ye teşekkür ediyorum” dedi. BM Genel Merkezi’ne girişinde gazetecilerrin sorularını da yanıtlayan Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile görüşebileceğini söyledi. “’Buradaysa, görüşmek istiyorsa, aklımda ya da tabağımda yoktu ama Venezuela halkına yardımı olacaksa ben bunun için buradayım’’ dedi. Trump, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile nerede ve ne zaman görüşeceğini ve görüşmenin detaylarını ise en kısa sürede açıklayacağını ifade etti.

 

ALMANYA'YA 7 YIL SONRA İLK ZİYARET

Cumhurbaşkanı, ABD ziyaretinin ardından bugün Berlin’e geçecek. 7 yıl aradan sonra Türkiye’den Almanya’ya gerçekleştirilen ilk devlet ziyateri olacak programda Erdoğan, mevkidaşı Steinmeier’in verceği resmi yemeğe katılacak. ardından Şansölye Merkel ile ucu açık kahvaltıda bir araya gelecek. İki ülke ilişkilerinde yeni bir süreç başlatacak ziyaret öncesi sıcak mesajlar veren Erdoğan “Türkiye-Almanya ilişkilerini o eski sıcak günlere taşımak istiyoruz. Zaten Türkiye’nin Almanya ile olan ticari ilişkileriin hacmi yüksekti. Bunu yeniden o seviyeye çıkartmayı hedefliyoruz. Turizm konusunda Almanya öndeydi, şu anda Rusya geçmiş vaziyette. Bu konuları, bölgedeki siyasi sıkıntıları, ikili ilişkilerimizi hepsini tekrar masaya yatıracağız. Atılması gereken adımları da birlikte atacağımıza inanıyorum” dedi.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN