CHP Meclis kürsüsünü işgal edeceğine…

Elif Çakır

Milli Eğitim Eski Bakanı Ömer Dinçer’in CHP’ye yönelik şu eleştirileri elbette mühim:

“Anayasa teklifiyle ilgili olarak, değişikliğin ne getireceğini ne götüreceğini makul bir dille kamuoyuna anlatacağı yerde, ‘Rejim değişikliği oluyor’, ‘Parlamento işlevini yitiriyor’ ve ‘Eyalet sistemine geçiliyor’ gibi gerçeği yansıtmayan eleştirileri dillendirdi.”

Keşke… Anayasa değişikliği teklifi tartışılırken CHP böyle davranmış olsaydı ne güzel olurdu değil mi?

Keşke… Yüz yıllık CHP’nin ‘kafasına bir şey düşmüş olsaydı’ da yüz yılda bir kez olsun bizleri şaşırtabilseydi değil mi?

Keşke… CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP milletvekilleri en azından bu kez, Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren hayati konuda Meclis’te kavga çıkartmak ve AK Parti milletvekillerine saldırmak yerine AK Parti’yi Meclis’e getirdiği anayasa değişikliği teklifini kamuoyuna anlatmaya zorlayabilseydi. Keşke CHP en azından bu kez dersine iyi çalışabilseydi, dilini törpüleyebilseydi, biraz kendisine bu kez hakim olabilseydi de, Meclis kürsüsünü çocukça zaptetmeye çalışmak yerine, o kürsüde anayasa değişikliği teklifini yazan isimleri, o teklifte ‘kendi menfaatlerini milletin geleceklerinden üstün’ tutarak düzeltmeler yapan MHP’yi ve AK Parti’yi buram buram terletebilseydi.

Misal, çocukça oy kullanmayı yavaşlatmak yerine, kırk yıldır ‘başkan şöyle zavallı olacak, böyle çaresiz olacak’ diyerek ‘başkanlık sisteminin’ faydalarını anlata anlata bitiremeyen, yetinmeyip kitabını yazan Burhan Kuzu’yu Meclis kürsüsüne çağırsalardı…

Sorsalardı mesela…

“Burhan Hoca, Burhan Hoca… Kırk yıldır anlattığın, PR’ını yaptığın başkanlık sistemi kırk günde 180 derece nasıl bu kadar değişti? Millete anlattığınız başka, milletin Meclis’ine, milletin vekillerinin önüne getirdiğiniz başka. Nasıl oldu bu değişim bir anlat hele!”

Deselerdi…

Burhan Kuzu’nun kitabını, verdiği tüm röportajları getirselerdi TBMM Genel Kurulu’na… Dağıtsalardı tüm milletvekillerine…

Bir de AK Parti’nin MHP ile anlaşarak yazdığı anayasa değişikliği teklifini koysalardı… Mukayese yapılmasını sağlasalardı!

Güzel olmaz mıydı?

Prof. Burhan Kuzu, başkanlık sistemini ‘ballı börek ballı börek’ diye yıllarca bize şöyle anlatmadı mı?

***

* Başkanlık sisteminde milletvekilleri parti tabanından, dar ya da daraltılmış bölgelerden seçilerek geldikleri için kimseye eyvallahları olmayacak. Dolayısıyla Meclis’te sürü psikolojisindeki milletvekilleri görüntüleri de olmayacak. Bakın şimdiki Meclis’e, grup başkanvekili parmak kaldırıyorsa kaldırıyor, indiriyorsa indiriyor. Partisi ne derse onu yapıyor, kendi iradesini kullanamıyor. Neden? Çünkü mevcut sistemde lider sultası vardır. Böyle bir sistemde milletvekilleri liderlerinin dışında hareket edebilir mi? Başkanlık sisteminde öyle olmayacak. Milletvekililerinin iradesi olacak, acayip güçlü olacaklar…

* Başkanlık sistemi geldiğinde Meclis öyle güçlü olacak öyle güçlü olacak ki, Meclis’in karşısında ‘başkan’ zavallı konumuna düşecek. Allah acısın. Aha buradan söylüyorum bu sistemde öyle kimse ‘başkan’ olmak istemeyecek. Bir kanun, bir yasa çıkartmak istediği zaman yalvaracak, yalvaracak! Tek derdi Meclis’le iyi geçinmeye çalışmak olacak!

* Kuvvetler birbirinden bir ayrılacak, bir ayrılacak… Birisi Fizan’da olacak diğeri Şam’da… Öldürsen bir araya gelemeyecek.

* Başkan öyle denetlenecek öyle denetlenecek ki, denetlenmekten bitap düşecek, hal kalmayacak…

* Başkanlık sistemi geldiğinde, hukukumuz üstün olacak, yargımız bağımsız, demokrasimiz tam olacak…

* Ballı börek olacak, ballı börek… Sistem bir gelsin ‘yeme de yanında yat’ olacak. Kırk yıldır boşuna anlatmıyorum bu sistemi...

Böyle anlatıyordu Burhan Hoca… CHP’nin elinde süper bir imkan vardı. Mahalle kabadayıları gibi burun kırmakla, tekmeyle tokatla uğraşacağına bütün enerjilerini sadece Burhan Hoca’yı Meclis kürsüsüne çıkartmaya harcasalardı…

Sizce de şahane olmaz mıydı?

Tatlı tatlı, muzır muzır gülümseyip “Ne iş Sayın Hocam, bi anlat hele, tane tane” deselerdi mesela… Ha… Diyelim ki CHP TBMM’de böyle davransaydı…

Anayasa değişikliği teklifinin birinci tur oylamasından farklı bir sonuç çıkar mıydı? Asla çıkmazdı…

Ama zaten CHP’nin referanduma gideceği kesin olan ve ‘son kararı milletin vereceği’ anayasa değişikliği teklifiyle ilgili olarak yapacağı iş, AK Parti ve MHP milletvekillerini ikna etmek değil. Oradan farklı bir sonuç çıkmaz. TBMM’de süreci tıkamak da millet nezdinde CHP’nin başarı hanesine yazılmayacak.

CHP’nin yapacağı en güzel şey, bu teklifle alakalı olarak kamuoyunu bilgilendirmektir.

Birinci turda yapamadığını ikinci turda yapabilme ve başarabilme fırsatını kaçırmış sayılmaz. Asıl soru şu: Sizce CHP böylesi bir tavır sergileyebilir mi?

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (14)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.