04.04.2020  03:29

Bankacılık kaynakları tek başına yetmez

TÜSİAD Başkanı Kaslowski, küresel finansal risklerle mücadelenin uluslararası iş birliği içerisinde yürütülmesi gerektiğini belirtti. “Bu amaçla pek çok uluslararası kurum şimdiden önemli fonlar ayırdı” diyen Kaslowski “Kişileri desteklemek açısından yeni adımlara ihtiyaç var. Burada bankacılık sektörü kaynakları tek başına herkese yetmeyecektir” açıklamasını yaptı.

+
-

Gündeme dair açıklamalarda bulunana Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Simone Kaslowski, salgının etkisi üzerine konuştu. Kaslowski, Türkiye ekonomisinin finansal piyasalar, dış ticaret ve iç talep olmak üzere üç farklı kanaldan etkilendiğini anlattı. Bu yıl hem turizm hem de ihracat gelirlerinde önemli bir gerileme görüleceğini aktaran Kaslowski, diğer taraftan iç talepte bir daralma yaşandığını, pek çok sektörün hizmetlerini salgının yayılım hızını azaltmak için durdurduğunu söyledi.  Kaslowski, destek programının temel amacının istihdamı korumak ve işletmelerin devamlılığını sağlamak olması gerektiğini, mevcut ekonomik yapının korunamadığı durumda, salgın geçtikten sonra ekonomiyi ayağa kaldırmak için çok daha uzun bir süreye ve daha fazla kaynağa ihtiyaç duyulacağını dile getirdi.    

Kaslowski, krizle mücadelenin, tüm ülkelerde bir süreç yönetimini ve pek çok alanda etkili adımların hayata geçirilmesini gerektirdiğini belirterek “Ülkemizde istihdamı korumak ve özellikle küçük işletmeleri, esnafı, ticaret erbabını, kendi işinde çalışan kişileri desteklemek açısından yeni adımlara ihtiyaç var. Her ne kadar vergi ertelemeleri ve finansmana erişim açısından kolaylıklar sağlansa da burada bankacılık sektörü kaynakları tek başına herkese yetmeyecektir” diye konuştu. Merkez Bankası’nın bankalara çok ciddi likidite sağladığını, işsizlik fonuna likidite sağlamak için tahvil alımlarına da başladığını anımsatan Kaslowski, ancak bu kadar riskli bir ortamda kredibilitesi iyi olan firmaların öne çıkacağını söyledi. Kaslowski, bu nedenle Kredi Garanti Fonu’nun teminat gösteremeyecek durumda olan küçük işletmeler için kritik olduğunu vurgulayarak, “Burada maliyet avantajı olduğu için şimdiden firmalar arasında bir yarış başladı, limitler yetmiyor” dedi. 

İŞ DÜNYASINA KULAK VERİN

Artık bilim insanlarının uyarılarını hem devletlerin hem de iş dünyasının daha da fazla dikkate almasının önemine işaret eden Kaslowski, küresel risklere bu gözle bakılması gerektiğini vurguladı. Kaslowski “Kurumların yetersiz olması onlara ihtiyaç olmadığını değil, uygulamada yetersiz kaldıklarını gösterdi. Sınırların içine kendimizi kapatmanın çare olmadığı bir kez daha görüldü. Pek çok ülke birbirlerine bilimsel veri aktarımı, test kitleri, sağlık ekipmanları, hatta sağlık personeli göndererek destek verdi” diye konuştu.     

KISA ÇALIŞMA KAPSAMI GENİŞLETİLMELİ

Salgın nedeniyle ücretleri ödeme zorluğu yaşayan firmaların kısa çalışma ödeneğinden faydalandığını, bu ödeneğin ücreti belli bir tavana kadar karşılayabildiğini aktaran Simone Kaslowski, “Ödeneğe başvuru koşulları bir miktar kolaylaştırıldıysa da bu imkandan son 3 yılda en az 450 gün SGK primi ödemiş olma koşuluna uyabilen çalışanlar yararlanabilecek. Bu dönemin koşulları dikkate alınarak, süre şartlarının daha fazla çalışanı kapsayacak şekilde hafifletilmesi düşünülebilir” ifadelerini kullandı. Kaslowski, halen önemli bir oranı temsil eden kayıt dışı çalışanların bu desteklerden yararlanma şansına hiç sahip olamadığına işaret ederek, salgın durumunda devletin herkese elini uzatması, dolayısıyla hane halkına doğrudan desteklerin de gündeme gelmesi gerektiğini söyledi.     

 

DESTEKLER MİLLİ GELİRİN YÜZDE 10’U OLMALI 

Ne kadar erken ve yaygın destek verilirse yapıyı muhafaza etmenin o kadar mümkün olacağını vurgulayan Simone Kaslowski, şunları ifade etti: “Bu nedenle destek programının odağı işletmelerin nakit akışlarındaki bozulmanın zincirleme iflaslara neden olmasını engellemek ve istihdam kayıplarını en aza indirmek olmalı. Döviz likiditesinde sorun yaşanmaması için FED ile swap hattı açılması ya da alternatif dış kaynak bulunması için girişimlerde bulunulması bu anlamda önemli olacaktır. Desteklerin Avrupa’da milli gelirin yüzde 20’leri civarında olduğunu gösteriyor. İstihdamın ve işletmelerin devamlılığını sağlama hedefi doğrultusunda destek paketlerinin milli gelirin yüzde 10’u seviyesinde bir büyüklüğe ulaşmasını beklemek daha gerçekçi olacaktır.”     
 

 

DİĞER HABERLER
Komşu kavgasında 2 ölü, 3 yaralı
Ekmek almaya giden çocuk vuruldu
Hastane izni alıp akrabalarına gittiler
Biletler satışa çıktı seferler başlıyor
Destekleme Yetiştirme Kursları geliyor
Sokağa çıkma yasağında ekmek almaya gitmek yasak mı?
Zehirlemelerine izin vermeyeceğiz