BM’nin öncülük ettiği uluslararası denetimlere göre nükleer silah üretmediği belirlenen İran, müzakerelerde ABD tarafının taleplerini kabul ettiği halde ‘nükleer silah geliştirme kapasitesi var’ bahanesiyle vurulmaya başlandı. Öteden beri Irak ve Afganistan işgalleri için önceki ABD başkanlarını eleştiren Trump, içeride köşeye sıkışınca ‘İran’a özgürlük getireceğiz’ diyerek on yıllardır kullanılan işgal sloganını tekrarladı. ‘Geniş çaplı bir savaş’ dediği harekatın amacının ‘Amerikan halkını İran füzelerinden korumak’ olduğunu söyledi.
İRAN KÖRFEZ’DEKİ ABD ÜSLERİNİ VURDU
ABD ve İsrail önceki gece İran’a yönelik ortak bir saldırı başlattı. Başkent Tahran ve dört büyük şehirde patlamalar meydana geldi. Füze saldırılarında dini lider Hamaney’in önceden boşaltılmış konutunun da hedef alındığı, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın da bir suikast girişiminden yara almadan kurtulduğu duyruldu. İran ordusu ise İsrail şehirleriyle Irak, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Ürdün ve BAE’deki ABD üslerini hedef aldı. Dünyanın ekonomik açıdan en hassas bölgelerindeki savaş küresel ekonomide enerji krizi endişesini tetikledi.

YİNE İSPANYA SESİNİ YÜKSELTTİ
ABD-İsrail ikilisi Orta Doğu’da bir kez daha bölgesel savaşın fitilini yaktı. İran’a yönelik saldırılara İslam dünyası sessiz kalırken, Avrupa’dan gelen tepkiler diplomatik temkin sınırını aşmadı. Gazze’de olduğu gibi en net tepki ise İspanya Başbakanı Sanchez’den: Bölge uzun süreli ve yıkıcı bir savaşı daha kaldıramaz.
ABD ve İsrail’in diplomatik müzakere süreci devam ederken, uluslararası herhangi bir karar olmadan İran’a gerçekleştirdikleri saldırılara uluslararası toplumdan beklenen güçlü tepki gelmedi. Müslüman ülkelerin büyük bölümünün sessiz kalması dikkat çekerken, Avrupa başkentlerinden gelen açıklamalar ise diplomatik temkin sınırını aşmadı. Avrupa Birliği, “Orta Doğu’daki son gelişmeler tehlikeli” ifadesiyle genel bir endişe mesajı yayımladı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise “Azami itidal, sivillerin korunması ve uluslararası hukuka saygı” çağrısı yaptı. Fransa, vatandaşlarının güvenliğinin öncelik olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD–İsrail–İran arasında savaşın “uluslararası güvenlik ve barış için ciddi sonuçlar” doğuracağını söyledi. BM Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) acil toplantıya çağırdıklarını duyurdu. İngiltere ise çatışmanın genişleyebileceği uyarısında bulundu ancak doğrudan bir kınama mesajı vermedi. “Daha geniş bölgesel çatışmaya tırmanma görmek istemiyoruz” diyen İngiltere Başbakanı Keir Stramer, saldırılara katılmadıklarını bildirdi. Açık ve net karşı çıkış ise yalnızca İspanya’dan geldi. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ve İsrail’in tek taraflı saldırılarını reddettiklerini belirterek, “Orta Doğu uzun süreli ve yıkıcı bir savaşı daha kaldıramaz” dedi. Rusya ise Washington yönetimini hedef alarak, ABD’nin İran ile yürüttüğü diplomatik temasların saldırıları örtme amacı taşıdığını savundu. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İranlı mevkidaşı Erakçi ile görüşerek saldırıları kınadı; siyasi-diplomatik çözüm vurgusu yaptı. Çin Dışişleri Bakanlığı, “İran’ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmeli” açıklamasını yaptı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, saldırıları ve misillemeleri “esefle” karşıladığını belirtti. Almanya’da hükümet, gelişmeleri yakından izlediklerini ve Avrupalı ortaklarla yakın koordinasyon içinde olduklarını duyurdu. İtalya’da başbakanlıktan önceliğin bölgede bulunan İtalyan vatandaşlarının güvenliği olduğu açıklandı. Kanada Başbakanı Mark Carney, İran’ın nükleer silah edinmesini engelleme amacıyla ABD’ye destek mesajı verdi. Kosova Dışişleri Bakanlığı da, İran’a yönelik saldırıda Trump’a destek açıkladı. Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, saldırıları “gerekçesiz” bularak şiddetle kınadı. Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’nun, taraflar kabul ederse arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu; gerekirse Tahran’a gidebileceğini duyurdu. Malezya Başbakanı Enver İbrahim, saldırıları eleştirdi; bunun bölgeyi “felaketin eşiğine” taşıdığını söyledi. Irak topraklarının/hava sahasının İran’a saldırıda geçiş veya çıkış noktası olarak kullanılmasını reddetti. Askeri faaliyetlerin durdurulması, diyalog ve uluslararası hukuk çağrısı yaptı.
TÜRKİYE: ARABULUCULUĞA HAZIRIZ
Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla devam eden gelişmelerin bölgenin geleceğini ve küresel istikrarı riske atacak nitelikte olduğunu bildirerek, “Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye davet ediyoruz.” ifadesini kullandı. “Uluslararası hukuka aykırı ve masum sivillerin hayatını tehdit eden her türlü eylemden derin kaygı duyuyor, şiddetin tırmanmasına neden olabilecek kışkırtmaları kınıyoruz. Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye davet ediyoruz.” denilen açıklamada şunlar kaydedildi: “Bölgemizdeki meselelerin barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Türkiye, arabuluculuk konusunda gerekli desteği vermeye hazırdır. İlgili ülkelerde yaşayan vatandaşlarımızın güvenlikleri önceliğimiz olup bu hususta gerekli tüm tedbirler alınmaktadır.”
İRANLI UZMAN: HALKTA ABD’YE KARŞI GÜVENSİZLİK YAYGIN
TAHRAN'DA SALDIRILARA PROTESTO
İran'ın başkenti Tahran’daki Filistin meydanında toplanan İranlılar, ABD-İsrail'in saldırılarını protesto etti. İran devlet televizyonunun haberine göre, Tahran’daki Filistin Meydanı’nda toplanan kalabalık gruplar ABD ve İsrail’in saldırılarına tepki gösterdi. Protestocular, saldırıları kınayan pankartlar taşırken, meydanda sık sık ABD ve İsrail karşıtı sloganlar yükseldi. Ellerinde İran bayraklarıyla meydana gelerek, "Taviz yok, teslimiyet yok, Amerika’ya karşı savaş” sloganları atan İranlılar, dayanışma ve direniş mesajları verdi. Meydanda toplanan İranlılar, ülke lideri Ayetullah Ali Hamaney ve Silahlı Kuvvetlere destek sloganları da attı. Tahran merkezli dış politika düşünce kuruluşu Diplo House’un Direktörü Hamidreza Gholamzadeh, BBC’ye yaptığı açıklamada, şehirde atmosferin gergin olduğunu ve halk arasında saldırı beklentisinin bulunduğunu belirtti. Hafta sonu boyunca akaryakıt istasyonlarında uzun kuyruklar oluştuğunu, bazı kişilerin temel gıda ürünleri satın alarak stok yaptığını ifade eden Gholamzadeh, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile anlaşma istediğine ilişkin açıklamalarının kamuoyunda kuşkuyla karşılandığını aktardı. Gholamzadeh, İran’da ABD’ye yönelik güvensizliğin yaygın olduğunu söyledi. İran’a yönelik olası askeri eylemlere ilişkin değerlendirmesinde ise “Sınırlı saldırı diye bir şey yoktur. Her sınırlı saldırı topyekûn savaş olarak değerlendirilir” ifadelerini kullandı.
RIZA PEHLEVİ: 'ÜLKEYİ GERİ ALMA ZAMANI YAKLAŞIYOR'
İran’da devrik Şah rejiminin varisi Rıza Pehlevi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yayımladığı video mesajında, “ABD Başkanı’nın cesur İran halkına vaat ettiği yardım artık ulaşmıştır” ifadelerini kullandı. Pehlevi, söz konusu müdahalenin hedefinin İran halkı değil, “İslam Cumhuriyeti’nin baskı aygıtı” olduğunu savunarak, nihai sonucun İran halkının mücadelesiyle belirleneceğini söyledi. “Bu son mücadelede işi bitirecek olan bizleriz; yani İran milleti. Sokaklara geri dönüş zamanı yaklaşıyor” dedi. İran’daki askeri, emniyet ve güvenlik güçlerine de çağrıda bulunan Pehlevi, yeminlerinin halka yönelik olduğunu, rejimi savunmakla yükümlü olmadıklarını ifade etti. Güvenlik güçlerine “millete katılma” çağrısı yaptı. ABD Başkanı Donald Trump’a da mesaj gönderen Pehlevi, sivillerin korunması konusunda “en yüksek hassasiyetin gösterilmesini” istedi. İran halkının “özgür dünyanın doğal müttefiki” olduğunu savundu. Pehlevi, İran’daki yurttaşlara ise “şimdilik evlerinde kalmaları, sükûnetlerini korumaları ve uygun zaman geldiğinde yeniden sokaklara dönmeye hazır olmaları” çağrısında bulundu. “Nihai zafere çok yakınız” ifadelerini kullandı.
KORKULAN OLDU! ABD VE İSRAİL, İRAN’I VURDU
SAVAŞLARI BİTİRECEKTİ YENİ SAVAŞ ÇIKARDI
Sekiz savaş bitirdiği öne süren Trump, Gazze’de soykırım yapan İsrail’le birlikte İran’a “Aslanın Kükremesi” adı verilen 4 günlük operasyon başlattı. Tahran başta olmak üzere çok sayıda şehir havadan bombalandı. İran, İsrail’i ve Orta Doğu’daki ABD üslerini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alarak karşılık verdi.
Din lider Hamaney’in Tahran’daki resmi konutu ağır bir bombardımana tutuldu. Cumhurbaşkanlığı binası ve hükümet yerleşkesi de vurulan yerler arasındaydı. Hamaney ile Pezeşkiyan’ın sağlık durumlarının iyi olduğu açıklandı. Hürmüzgan eyaletindeki bir ilkokul isabet alırken onlarca kız öğrenci can verdi.
ünya haftalardır diken üstünde ABD-İran geriliminin sonucunu beklerken dün korkulan oldu. Cenevre’de devam eden nükleer müzakerelerin üçünü turunun tamamlanmasının sabahında İsrail, İran’ı havadan vurdu. Savunma Bakanı Israel Katz, kendilerine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için önleyici bir saldırı başlattıklarını açıkladı. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, yaklaşık 70 bin yedek askeri göreve çağırdı. Daha sonra ABD Başkanı Donald Trump “İran’a yönelik büyük bir operasyona başladık” dedi. Aynı anda Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam’da çok sayıda patlama sesleri duyuldu. Operasyona İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kararıyla “Aslanın Kükremesi” adının verildiği öğrenildi. İsrail istihbarat teşkilatı Mossad, Farsça Telegram kanalından İranlılara “İran’ı eski görkemli günlerine döndürmeye yardım etmeleri” çağrısında bulundu: “İranlı kardeşlerimiz, yalnız değilsiniz. Rejime karşı haklı mücadelenizin fotoğraflarını ve videolarını bizimle paylaşın.”
SİBER SAVAŞ DA YAŞANIYOR
Hava saldırısında Tahran’da çok sayıda nokta hedef alındı. Vurulan yerler arasında İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in yerleşkesi, Mehrabad Havalimanı, Cumhurbaşkanlığı binası ve hükümet yerleşkesi, Adalet Sarayı, Yüksek Mahkeme binası, Atom Enerjisi Kurumu, İstihbarat Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve Parchin Askeri Kompleksi vardı. Reuters haber ajansı, dini lideri Ali Hamaney’in başkentte olmadığını ve güvenli bir yere götürüldüğünü aktardı. İran medyası, Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın saldırılarda zarar görmediğini duyurdu. Pezeşkiyan’ın oğlu da “Babam, suikast girişiminden yara almadan kurtuldu” diye konuştu. Çok sayıda Devrim Muhafızı personelinin hayatını kaybettiği belirtildi. Diğer yandan, başta IRNA ve ISNA Haber Ajansları olmak üzere birçok haber sitesi, siber saldırıya uğradı. İnternet kesintileri artarken İsrail basını, siber saldırılar yapıldığını yazdı. Hürmüzgan eyaletindeki Şeceretü’t-Tayyibe isimli kız ilkokulunda ise, 50’den fazla öğrenci yaşamını yitirdi.
KOD ADI: SADIK VAAD 4
İran Devrim Muhafızları, “Sadık Vaad 4” operasyonu kapsamında saldırılara cevap verildiğini ilan etti. Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, İsrail ile ABD’ye tarihlerinde hiç yaşamadıkları bir ders vereceklerini söyledi. Dışişleri Bakanlığı ise şu tepkiyi gösterdi: “İran, bir kez daha ABD ve siyonist rejimin suç niteliğindeki askeri saldırısına maruz kalmıştır. Saldırı, yeni bir gerilimi önlemek ve uluslararası düzeni korumak amacıyla dolaylı müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşmiştir. Nasıl ki müzakereye hazır olduysak savunmaya da hazırız. BM Güvenlik Konseyi, derhal harekete geçmelidir.”
TARİH ÇOK ÖNCEDEN BELLİYDİ
İsrail basınına konuşan ABD güvenlik kaynakları “Saldırılar, aylar öncesinden ortaklaşa planlandı. Tarihi haftalar önce belirlendi. İlk aşamasının 4 gün sürmesi planlandı. Sabah saatlerinde yapılmasının amacı, İranlıları şaşırtmak” ifadelerini kullandı. Beyaz Saray’dan bazı yetkililer de İran’a yönelik askeri müdahalede İsrail’in ilk adımı atmasının siyasi açıdan daha avantajlı olacağını söylemişti. Bu stratejiyle, müttefik bir ülkenin saldırıya uğraması senaryosu üzerinden savaşın Amerikan seçmenleri için daha kabul edilebilir hale getirilmesi hedefleniyor.
İRAN SAVUNMA BAKANI ÖLDÜRÜLDÜ
İran’ın 31 kentinden 20’sini füzelerle vuran ABD ve İsrail, Tanran’da hükümet yetkililerine yönelik nokta saldırılar düzenliyor. Reuters ajansı bu saldırılarda İran Savunma Bakanı Emir Nasırzadeh ve Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Pakpur’un İsrail füzesiyle öldürüldüğünü geçti.
TRUMP'TAN AYNI BAHANE: ÖZGÜRLÜK GETİRİYORUZ
Epstein dosyalarında adı sıkça geçen ABD Başkanı,yaklaşan kritik ara seçimler öncesi İran’a saldırarak gündem değiştirdi. İlk açıklamasında İran halkına seslenen Trump “Özgürlük saatiniz yaklaştı” dedi. Ayrıca İran’ı ABD seçimlerine müdahale etmekle suçlayan bir iddiayı paylaştı.
Birleşmiş Milletler’in öncülük ettiği uluslararası denetimlere göre nükleer silah üretmediği belirlenen İran, müzakerelerde ABD tarafının ağır taleplerinin çoğunu kabul ettiği halde ‘nükleer silah geliştirme kapasitesi var’ bahanesiyle vurulmaya başlandı. Öteden beri Irak ve Afganistan işgalleri için önceki ABD başkanlarını eleştiren Donald Trump, iç siyasette köşeye sıkışınca selefleri gibi ‘Özgürlük getireceğiz’ kılıfına sarıldı. Önce Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoyan Trump, daha sonra gözünü İran’a dikti. Orta Doğu’ya son yılların en büyük askeri yığınağını yaptırdıktan sonra düğmeye bastı. Saldırılar başlamadan önce “Müzakerelerinden memnun değilim. Durum çok kötü. Askeri harekat istemiyorum ama bazen mecbur kalıyorsunuz” diyen Trump, sabah saatlerinde operasyonu duyurdu.
‘HALKIMIZ KORUYORUZ’
Trump, yayınladığı video mesajda şunları söyledi: “Amacımız, çok sert ve korkunç insanlardan oluşan İran rejiminden gelen yakın tehditleri ortadan kaldırarak Amerikan halkını savunmaktır. Rejimin tehlikeli faaliyetleri yalnızca ABD’yi değil tüm dünyadaki müttefiklerimizi tehdit ediyor. 47 yıl boyunca ‘Amerika’ya ölüm’ sloganları attılar. İran, dünyanın bir numaralı terör destekçisi devletidir. Buna daha fazla katlanmayacağız. Nükleer kapasitesini yeniden inşa etmeye ve uzun menzilli füzeler geliştirmeye çalışıyorlar. Füzeleri yakında topraklarımızı tehdit edebilir. Füzelerini ve füze endüstrisini yok edeceğiz. Birçok ABD’liyi öldürmelerine son vereceğiz. Trump, İran halkına ise “Özgürlük saatiniz yaklaştı. Sığınaklarda kalın. Evinizden çıkmayın. Dışarısı çok tehlikeli. Her yere bombalar düşecek. İşimiz bittiğinde hükümetinizi devralın. Sizin olacaktır. Bu, muhtemelen nesiller boyunca sahip olacağınız tek şansınız olacak” sözleriyle seslendi. Öte yandan Trump, sosyal medya hesabından, İran’ın 2020 ve 2024 ABD başkanlık seçimlerine müdahale etmeye çalıştığını öne süren bir haber paylaştı.
ORTA DOĞU KARIŞTI
İran’ın cevap olarak Körfez ülkelerindeki ABD üslerini hedef alması, bölgesel savaş ihtimalini doğurdu.
İran’ın vurulmasının asrından İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. Halka sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı. İran ordusu, yaklaşık 2 saat sonra misillemeye geçti. İsrail’e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlatıldı. İran ayrıca füze saldırılarıyla Irak, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef aldı. Bahreyn’in başkenti Manama’daki ABD Donanması’nın 5. Filosu Karargahı vuruldu. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Erbil kenti de füzelerden nasibini aldı. ABD güçlerinin bulunduğu Harir Hava Üssü ile Erbil Uluslararası Havalimanı saldırıya maruz kaldı. Irak’ın güney ve orta kesimlerinde faaliyet gösteren İran yanlısı Şii silahlı gruplar, ABD’ye karşı savaş ilan etti. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) şarapnel parçalarının Abu Dhabi’de bir yerleşim bölgesine düşmesi sonucu maddi hasar meydana geldiğini; Asya kökenli 1 kişinin hayatını kaybettiğini kaydetti. İran Körfez’e yönelik saldırılarını kınayan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, açıklamasında “Kardeş ülkelerle tam dayanışma içindeyiz. Onları desteklemek için tüm imkanlarını seferber etmeye hazırız. Saldırılar, devletlerin egemenliği ile uluslararası hukukun ilke ve esaslarının açık ihlalidir. İhlallerin sürmesi, ciddi sonuçlar doğuracak” ifadelerine yer verdi.
TAHRAN HÜRMÜZ BOĞAZINI KAPATTI
Diplomasi masasının devrildiği Orta Doğu’da, küresel piyasaları sarsacak bir eşiğe gelindi. ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından İran beklenen adımı attı. Dünya petrolünün yüzde 20’sini, deniz yoluyla taşınanın ise yüzde 30’unun dünyaya dağıtıldığı hayati konumdaki Hürmüz Boğazı’nı geçişlere kapattı. Bölgede tanker hareketliliğinin durduğu, gemi takip sistemlerinde boğazdaki yük gemilerinin hızlarının sıfıra düştüğü görüldü. Arap Yarımadası ile İran arasında yer alan Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin ana arterlerinden biri. Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara kadar yükselebileceğini söyledi. Bu durum küresel büyümeyi yaklaşık yüzde 1,5 oranında baskılayabilir, altın fiyatlarını 6 bin 500 doların üzerine taşıyabilir. Ayrıca ABD enflasyonunu yeniden yüzde 4,5 seviyesine yaklaştırabilir.
