ABD Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Kent'ten olay açıklamalar: Charlie Kirk'i İsrail mi öldürdü?

ABD Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Kent'ten olay açıklamalar: Charlie Kirk'i İsrail mi öldürdü?

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü’nden geçtiğimiz gün istifa eden Joe Kent, verdiği röportajda en çarpıcı iddiasını İran savaşına karşı çıkan Charlie Kirk suikastı üzerinden dile getirdi. Kent, Kirk cinayetinde olası “yabancı bağlantıları” araştırmak istediklerini ancak FBI ve Adalet Bakanlığı tarafından görülmemiş bir baskıyla durdurulduklarını söyledi. Kent'in bu açıklaması suikastte İsrail parmağı olabilir yorumlarına neden oldu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran politikasına itiraz ederek Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü görevinden dün istifa eden Joe Kent, suskunluğunu ünlü gazeteci Tucker Carlson'ın programında bozdu. ABD tarihinin en üst düzey istihbarat yetkililerinden biri olarak kameralar karşısına geçen Kent, savaşın perde arkasına, İsrail'in Washington'daki nüfuzuna ve ABD içindeki siyasi suikastların soruşturulmasına dair kan donduran iddialarda bulundu. Kent, Charlie Kirk suikastının olası “yabancı bağlantıları”nı araştırmak isterken FBI ve DOJ tarafından engellendiklerini iddia etti. Kent’in aynı röportajda İsrail’in ABD karar alma süreci üzerindeki etkisini sert sözlerle hedef alması, suikastteki 'yabancı parmağı' iddiasının İsrail’e dönük olduğu yorumlarını beraberinde getirdi.

"İRAN YAKIN BİR TEHDİT DEĞİLDİ, İSRAİL BİZE EMPOZE ETTİ"

Röportajın en çarpıcı bölümlerinden biri, savaşın başlama gerekçesi olan "İran'ın nükleer silah üreteceği ve ABD'ye saldıracağı" yönündeki iddiaların bizzat dönemin Terörle Mücadele Direktörü tarafından yalanlanması oldu.

Tucker Carlson'ın "İran'ın nükleer silah geliştirdiğine veya ABD'ye saldıracağına dair bir istihbarat var mıydı?" sorusuna net bir dille "Hayır" yanıtını veren Kent, durumu şu sözlerle özetledi: "İran'ın nükleer bir silah üretme niyeti veya buna dair bir istihbarat yoktu. İran'ın bize yönelik tek 'yakın tehdidi', İsrail'in onlara saldırması halinde verecekleri karşılıktı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bunu açıkça ifade etti. Kararları ve zamanlamayı İsrail belirledi, biz ise sadece onların başlattığı yangına sürüklendik."

İsrailli yetkililerin ABD istihbarat kanallarını (CIA, DNI, NCTC) tamamen bypass ettiğini belirten Kent, İsrail lobisinin muhafazakar medya (Wall Street Journal, Fox News) ve düşünce kuruluşları üzerinden bir "yankı odası" yaratarak Başkan Trump'ı doğrudan manipüle ettiğini ve Ulusal İstihbarat Direktörü (DNI) Gabbard ile kendisinin Başkan'a gerçek istihbaratı sunmasının "kapı tutucular" tarafından engellendiğini iddia etti.

"CHARLIE KIRK SUİKASTINI ARAŞTIRMAMIZI FBI ENGELLEDİ!"

Röportajın Washington'da en çok tartışılacak bölümü ise, Trump'ın en yakın danışmanlarından biri olan ve İran savaşına şiddetle karşı çıkan Charlie Kirk'ün geçtiğimiz aylarda uğradığı suikasta ilişkindi.

Kent, Kirk'ün öldürülmeden kısa süre önce Beyaz Saray'da kendisine "Joe, bizi İran'la savaşa girmekten kurtar!" diye bağırdığını anlattı. NCTC olarak Charlie Kirk suikastının arkasında olası bir "yabancı devlet (foreign nexus) bağlantısı" olup olmadığını araştırmaya başladıklarını belirten Kent, eşine rastlanmamış bir devlet müdahalesiyle karşılaştıklarını ifşa etti. Kent'in tüm röportaj boyunca ABD'yi savaşa sürükleyen güç olarak İsrail'i işaret etmesi ve Kirk'ün İsrail lobisine ve savaşa karşı net duruşu göz önüne alındığında, eski istihbarat direktörünün bu "yabancı devlet" imasıyla doğrudan İsrail'i hedef aldığı değerlendiriliyor. Kent, soruşturmanın nasıl örtbas edildiğini şu sözlerle anlattı:

"Soruşturmada elde ettiğimiz veriler ışığında ilerlememiz gerekirken, FBI ve Adalet Bakanlığı (DOJ) bizi engelledi. Bize 'Durun, bu davaya artık bakamazsınız, dosya Utah eyalet polisinde' dediler. Suikastı önceden bilen ve internette paylaşan insanlar vardı. Bunları soruşturmamız, bilgi paylaşımı talep etmemiz bürokrasi tarafından kasten durduruldu. Charlie Kirk suikastının yabancı bağlantılarını araştırmamız istenmedi."

"İSRAİL İRAN'I PARÇALAMAK İSTİYOR, BİZİM HEDEFİMİZ YOK"

İsrail ve ABD'nin İran'daki hedeflerinin tamamen zıt olduğunu vurgulayan Joe Kent, İsrail'in amacının İran'ı tıpkı Irak ve Suriye'de olduğu gibi kaosa sürüklemek, kalıcı bir iç savaş çıkarmak ve rejimi tamamen yıkmak olduğunu belirtti. ABD'nin ise sadece nükleer silahı engellemek gibi sınırlı bir hedefi olduğunu hatırlatan Kent, "Bizim net bir çıkış stratejimiz yok. Liderleri, müzakerecileri öldürdükçe İran halkı rejimin etrafında daha çok kenetleniyor. Gelen yeni liderler (Mücteba Hamaney gibi) çok daha sert ve devrimci olmak zorunda kalıyor. İsrail'in taktikleriyle hareket edersek bu savaştan asla çıkamayız" uyarısında bulundu.

Tucker Carlson'ın, İran'daki bir deniz üssünün bitişiğindeki kız okulunun Amerikan uçakları tarafından vurulmasını hatırlatması ve "Hedef koordinatlarını İsrail mi verdi?" sorusu üzerine Kent, "Bu tamamen mümkün. İsrail ile çok fazla istihbarat paylaşıyoruz. Onların sivil kayıplar konusundaki savaş standartları bizimkinden çok farklı ve bu durum bizi tehlikeli bir şekilde onların suçlarına ortak ediyor" yanıtını verdi.

TRUMP'A ÇAĞRI: "İSRAİL'E 'DUR' DE, PETRODOLARI KURTAR"

Röportajın sonunda bu karanlık tablodan nasıl çıkılacağına dair çözüm yolunu da sunan Joe Kent, tek umudun Başkan Donald Trump'ın kişisel iradesi olduğunu vurguladı. Trump'a acil bir eylem planı sunan eski Direktör, şunları söyledi: "Trump'ın yapması gereken ilk şey İsrail'e gidip 'Saldırmayı bırakın, yoksa savunma şemsiyemizi çekeriz' demektir. İsrail'i durdurduktan sonra Körfez'deki müttefiklerimizle (Katar, Suudi Arabistan, BAE) birlikte İran'la derhal ateşkese oturmalıyız. İran enerji sektörünü yeniden kurmak istiyor. Onlara yönelik yaptırımları kaldırıp, petrol satışlarını Çin Yuanı yerine yeniden 'Dolar' (Petrodolar) üzerinden yapmalarını şart koşmalıyız. Bu hem savaşı bitirir hem de çökmek üzere olan Amerikan ekonomisini kurtarır."

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN