Uluslararası finans mimarisinin ve ABD ekonomi tarihinin en etkili figürlerinden biri olan eski Fed Başkanı Alan Greenspan vefat etti. 20. yüzyılın ikinci yarısı ile 21. yüzyılın başındaki küresel para politikalarına yön veren Greenspan, görev süresi boyunca elde ettiği makroekonomik başarılar ve sonrasındaki küresel krizdeki sorumluluk payı ile ekonomi literatüründe en çok tartışılan liderler arasında yer alıyordu.
"MAESTRO" DÖNEMİ: GÜÇLÜ BÜYÜME VE BORSA YÜKSELİŞİ
Alan Greenspan, 1987 yılında başladığı Fed Başkanlığı görevini 2006 yılına kadar kesintisiz olarak 18 yıl boyunca sürdürdü. Bu dönem, ABD ekonomi tarihinde uzun soluklu bir istikrar ve genişleme periyodu olarak kayıtlara geçti.
Greenspan döneminin öne çıkan makroekonomik göstergeleri şunlardır:
Görevde bulunduğu süre zarfında ABD ekonomisi yıllık ortalama yüzde 3,5 oranında büyüme kaydetti.
İşsizlik oranları sistematik olarak gerilerken, enflasyon kontrol altında tutuldu.
Amerikan hisse senedi piyasaları tarihi bir yükseliş trendine girdi ve borsalar bu 18 yıllık süreçte yaklaşık dört kat değer kazandı.
Bu finansal yönetim başarısı, Greenspan’in küresel piyasalarda "Maestro" (Orkestra Şefi) unvanıyla anılmasını sağladı.
2008 KÜRESEL KRİZİ VE KONUT BALONU ELEŞTİRİLERİ
Dünya Gazetesi'nin haberine göre, Greenspan'ın 2006 yılında görevi devretmesinden kısa bir süre sonra, küresel finans sisteminde yapısal çatlaklar belirmeye başladı. Fed'in başkanlık koltuğundaki son yıllarında gevşek para politikaları ve düşük faiz ortamı, ABD konut piyasasında riskli ipotekli kredilerin (subprime mortgage) hızla yayılmasına yol açtı.
Greenspan, görev süresindeyken gayrimenkul piyasasındaki fiyat artışlarını "lokal köpükler" olarak nitelendirmiş ve durumun kontrol altında olduğunu savunmuştu. Ancak 2007 yılında başlayan likidite sıkışıklığı, 2008 yılında Lehman Brothers’ın iflasıyla derinleşerek Büyük Buhran'dan sonraki en büyük küresel ekonomik krize dönüştü.
Kriz sonrasında düzenlenen kongre soruşturmalarında ve akademik analizlerde Greenspan; piyasaları serbest bırakma ve denetimsizlik (deregülasyon) yanlısı tutumu, faizleri uzun süre düşük tutarak konut balonunu büyütmesi ve türev ürünleri yeterince denetlememesi nedeniyle sert eleştirilerin hedefi oldu. Greenspan daha sonra öngörülerinde kısmi hatalar olduğunu kabul eden açıklamalarda bulunmuştu.
