Grönland tartışması yeniden alevlendi: Danimarka Virgin Adaları’nı neden ABD’ye sattı?

Grönland tartışması yeniden alevlendi: Danimarka Virgin Adaları’nı neden ABD’ye sattı?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etmeye yönelik açıklamaları ve Avrupa’ya yönelik gümrük vergisi tehditleri, Washington’un tarihsel toprak hamlelerini yeniden gündeme taşıdı. Tartışmalar sürerken, yaklaşık bir asır önce Danimarka’nın Karayipler’deki topraklarını ABD’ye satmasının ardındaki nedenler yeniden mercek altına alındı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Grönland’ın “ulusal güvenlik” gerekçesiyle ABD’nin kontrolüne girmesi gerektiğini savunurken, askeri seçenek ihtimalini de dışlamıyor. Danimarka ise bu talebi kesin bir dille reddediyor. Oysa benzer bir gerilim, 20. yüzyılın başlarında Danimarka’ya ait başka bir bölge için yaşanmıştı.

BBC Türkçe’de yer alan habere göre ABD, yaklaşık 100 yıl önce Danimarka Krallığı’na ait Karayipler’deki Batı Hint Adaları’nı satın aldı. Bu anlaşmayla adaların adı değişti ve bölge, ABD Virgin Adaları olarak anılmaya başlandı.

Virgin Adaları, Porto Riko’nun doğusunda, Karayipler’de yer alıyor. 40’tan fazla küçük adadan oluşan bölgede yaklaşık 83 bin kişi yaşıyor. Ada sakinlerinin büyük bölümü ABD vatandaşı olsa da, bölge federal sisteme tam olarak entegre değil. Bu nedenle Virgin Adaları’nda yaşayanlar, bir ABD eyaletinde ikamet etmedikleri sürece başkanlık seçimlerinde oy kullanamıyor. ABD Anayasası da bölgede yalnızca sınırlı ölçüde geçerli.

DANİMARKA’NIN KOLONYAL GEÇMİŞİ

Virgin Adaları, yüzyıllar boyunca Danimarka kolonisi olarak yönetildi. 17. yüzyılda Karayipler, Avrupa güçleri arasında yoğun bir rekabet alanıydı. Danimarka, önce Saint John’u ardından Saint Thomas’ı ele geçirerek bölgede hâkimiyet kurdu.

Bu dönemde adalarda büyük şeker kamışı plantasyonları kuruldu ve transatlantik köle ticareti kapsamında Afrika’dan getirilen köleleştirilmiş insanlar ağır koşullarda çalıştırıldı. Bugünkü nüfusun büyük kısmı bu insanların torunlarından oluşuyor.

ABD’NİN STRATEJİK HESAPLARI

19. Yüzyılın sonlarına gelindiğinde, Danimarka küresel etkisini kaybederken ABD yükselen bir güç haline gelmişti. Washington, Avrupa’nın Amerika kıtasındaki etkisini azaltmak istiyordu. Özellikle Saint Thomas limanı, Karayipler’i kontrol etmek için stratejik bir üs olarak görülüyordu. Aynı dönemde şeker fiyatlarının düşmesi, Danimarka’da adaların ekonomik yük oluşturduğu görüşünü güçlendirdi.

İLK ANLAŞMA NEDEN GERÇEKLEŞMEDİ?

1867’de iki ülke, adaların 7,5 milyon dolar altın karşılığında satışı konusunda anlaşmaya vardı. Ancak ABD Kongresi bu anlaşmayı onaylamadı. Aynı dönemde Alaska’nın Rusya’dan satın alınması, Washington’daki tartışmaları başka bir yöne çekti ve Virgin Adaları anlaşması rafa kaldırıldı.

DÜNYA SAVAŞI SATIŞI HIZLANDIRDI

Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle dengeler değişti. Almanya’nın Karayipler’de stratejik üstünlük sağlayabileceği endişesi, ABD’yi harekete geçirdi. Danimarka Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü’nden Astrid Andersen’e göre, Washington adaların Almanların eline geçmesinden ciddi şekilde korkuyordu. Panama Kanalı’nın açılması da bölgenin önemini daha da artırdı.

“YA SATARSINIZ YA KAYBEDERSİNİZ” MESAJI

ABD Dışişleri Bakanlığı kayıtlarına göre, Danimarka’ya adaların satılmaması halinde işgal riskiyle karşı karşıya kalabileceği mesajı verildi. Andersen, bu yaklaşımın günümüzde Trump’ın Grönland söylemleriyle benzerlik taşıdığına dikkat çekiyor.

1916 ANLAŞMASI VE GRÖNLAND MADDESİ

Ağustos 1916’da iki ülke, adaların 25 milyon dolar altın karşılığında satışı konusunda uzlaştı. Bugünkü değeriyle bu miktar yaklaşık 630 milyon dolara denk geliyor. Anlaşmayla birlikte ABD, Danimarka’nın Grönland üzerindeki egemenliğini tanıdı ve bu bölgedeki siyasi ve ekonomik çıkarlarına itiraz etmeyeceğini taahhüt etti.

HALKIN ONAYI ALINDI, YEREL SESLER DUYULMADI

Bu kez anlaşma hem ABD hem Danimarka parlamentolarından geçti. Danimarka’da yapılan referandumda halk satışa büyük çoğunlukla destek verdi. Ancak tarihçi Andersen, ne Virgin Adaları’nın satışında ne de bugün Grönland tartışmalarında, yerel halkın görüşüne başvurulmadığını hatırlatıyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN