7 Ekim’den beri Gazze’de kütüphaneleri, müzeleri ve binlerce yıllık kültürel mirası bombalayarak Filistin hafızasını yok etmeye çalışan soykırımcı İsrail rejiminin en büyük hamisi Donald Trump, kültür-sanat dünyasında eşine az rastlanır küresel bir tezatla gündemde. İşgal altındaki topraklarda yürütülen kültürel yıkıma rağmen adı Kudüs’teki projelere verilerek ödüllendirilmek istenen Trump’a, kendi ülkesinin en prestijli sanat kurumundan tarihi bir darbe geldi. ABD’nin başkenti Washington’daki dünyaca ünlü Kennedy Sahne Sanatları Merkezi (Kennedy Center), federal bir emirle Donald Trump’ın adını taşıyan tüm ibareleri binadan kazımaya başladı.
ŞANTAJ FONUYLA GELEN İSİM MAHKEMEDEN DÖNDÜ
Olayın Washington ayağı, Trump’ın sanat kurumlarını siyasi propagandası için nasıl kullandığını gözler önüne seriyor. 2020’deki pandemi döneminde zor durumdaki Kennedy Center’a 25 milyon dolarlık acil yardım paketi imzalayan Trump, bu fon karşılığında yeni genişleme projesindeki salonlardan birine ‘Donald J. Trump’ adının verilmesini şart koşmuştu. Amerikan sanat dünyasında büyük infial yaratan bu zoraki sponsorluk, açılan davalar sonucu nihayete erdi. Federal mahkeme, kamu fonlarının kişisel reklam ve siyasi şantaj için kullanılamayacağına hükmederek Trump’ın adının merkezden kaldırılmasına karar verdi. Kararın ardından işçiler binadaki Trump referanslarını tek tek sökmeye başladı. Trump’ın adı kendi ülkesindeki sanat mabetlerinden kazınırken, İsrail cephesinde ise tam bir kültürel kurnazlık tiyatrosu oynanıyor. Gazze’ye nükleer bomba atılmasını savunan aşırı sağcı İsrail Miras Bakanı Amichai Eliyahu, Kudüs’teki yeni bir miras ve arkeoloji merkezine Donald Trump’ın adının verilmesi için kabineye karar tasarısı sundu. Merkezin kurulacağı yer ise brassiere bir devasa ironiyi barındırıyor: 1930’larda Amerikalı efsanevi hayırsever John D. Rockefeller Jr.’ın büyük bağışıyla inşa edilen tarihi Rockefeller Müzesi yerleşkesi. İsrail Adalet Bakanlığı, müzenin adını değiştirmenin uluslararası hukukta yaratacağı krizi hesap ederek arkadan dolanma kılıfı hazırladı: Binanın adı Rockefeller olarak kalacak ancak Eski Eserler Kurumu’nun (IAA) müze içinde açacağı yeni eğitim merkezine ‘Trump’ adı verilecek.
ADI DA TOPRAĞI DA FİLİSTİN’E AİTTİ
Trump’ın adının verileceği ‘Rockefeller Müzesi’, aslında Filistin halkının çalınan hafıza merkezlerinden biri. 1938’de açılan müzenin orijinal adı Filistin Arkeoloji Müzesi’ydi. Üstelik müze binası, Kudüs’ün köklü Filistinli ailelerinden El-Halili’ye ait ‘Karm el-Şeyh’ (Şeyhin Bağı) arazisi üzerine inşa edilmişti. 1967’de Doğu Kudüs’ü işgal eden İsrail, ilk iş olarak müzenin ‘Filistin’ olan adını sildi, ünlü Ölü Deniz Parşömenleri dâhil en değerli tarihi eserleri Batı Kudüs’e kaçırdı. Bugün orijinal sahipleri olan Filistinlilerin tarihine ve El-Halili ailesinin adına tek bir satır dahi yer vermeyen işgal rejimi; hafızasını sildiği bu topraklara şimdi de Gazze soykırımının hamisi Trump’ın adını dikerek kültürel imha politikasını sürdürmeyi hedefliyor
