Bütün dünya, Amerikan askerlerinin Maduro ve eşinin kaldığı bir askeri üssü basarak kaçırması haberiyle sarsıldı. İki saatlik operasyonla egemen bir ülkenin lideri ABD’deki gözetim merkezine götürüldü. Kelepçeli Maduro’nun terlikli görüntüsü servis edilirken, Trump Venezuela ile ilgili planlarını anlattı. “Venezuela’yı bundan sonra biz yöneteceğiz. Petrol şirketlerini de ABD’li şirketler işletecek” dedi.
HAYDUTLUĞA AVRUPA YİNE SESSİZ
Trump’a en büyük destek Gazze soykırımcısı İsrail’den geldi. Uluslararası hukukun ihlaline ses çıkarmayan Avrupa ise ‘ülkenin yeni yöneticisi demokratik bir şekilde seçilmeli’ açıklamasıyla yetindi. Türkiye’de muhalefet, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuya sessiz kalmasına tepki gösterdi. Cumhur İttifakı ortağı Bahçeli ise ortağının aksine ABD’yi ağır bir dille eleştirerek Venezuela’da yaşananları 15 Temmuz darbesine benzetti.
KELEPÇELİ, TERLİKLİ MADURO
Metropolitan gözaltı merkezinde terlikle yürütülen Maduro, kendisini bekleyenlere, "İyi geceler, mutlu yıllar" dedi. Kelepçeli ellerini havaya kaldırarak iki baş parmağıyla işaret yaptı. Maduro bugün hakim karşısına çıkacak.

‘VENEZUELA’DA NE DERSEK O OLACAK’
ABD güçlerince kaçırılan Venezuela lideri Maduro ve eşi New York’ta gözaltı merkezine götürüldü. Trump, “güvenli ve uygun bir geçiş” sağlanana kadar ABD’nin “ülkeyi yöneteceğini” söyledi. Bu sözlere açıklık getirmesi istenen Savunma Bakanı Hegseth ise Venezuela’da “şartları ABD’nin belirleyeceğini” söyledi.
Dünya, ABD’nin bir devlet başkanını kaçırmasını tartışırken, Venezuela’nın geleceği de merak ediliyor. Operasyon emrini veren Başkan Donald Trump, ABD’nin, “güvenli, düzgün ve adil bir geçiş süreci sağlayana kadar” Venezuela’yı “yöneteceğini”, Maduro’nun da New York’ta yargılanacağını söyledi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD’nin Venezuela’yı yönetmesinin ne anlama geldiği sorusuna yanıt olarak, “Şartları bizim belirlediğimiz anlamına geliyor.” dedi. CBS News’a konuşan Hegseth, “ABD Başkanı Donald Trump şartları belirliyor ve nihayetinde bunun nasıl uygulanacağına da o karar verecek.” ifadelerini kullandı. Bu adımın ABD’ye yönelik uyuşturucu akışını durduracağını savunan Hegseth, “ABD’den alındığını” öne sürdüğü petrolün de geri verilmesi anlamına geldiğini vurguladı. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de, Maduro’nun “uyuşturucu ve silah kaçakçılığı suçlamalarıyla” yargılanacağını duyurdu.
Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez ise devlet televizyonundan yaptığı konuşmada, Maduro’nun ülkenin tek devlet başkanı olduğunu belirtti.
Trump önceki gün, Mar-a-Lago’daki konutunda basın toplantısı düzenleyerek Venezuela’da düzenledikleri saldırılar hakkında bilgi verdi. ABD’nin geçici olarak Venezuela’yı yöneteceğini söyleyen Trump, ülkede nasıl bir yönetim olacağı sorusuna, “Şu anda bazı kişileri görevlendiriyoruz ve bu kişilerin kimler olduğunu size bildireceğiz” yanıtını verdi. Gerekirse ABD’nin Venezuela’ya ikinci ve “çok daha büyük” bir saldırı düzenlemeye hazır olduğunu kaydeden Trump, başlangıçta bunun için hazırlıklı olduklarını ancak muhtemelen yeni bir saldırının gerekmeyeceğini söyledi. Saldırıların ardından Venezuela hükümetinden yapılan ilk açıklamalarda ABD’nin müdahalesine yanıt verileceği belirtildi. Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello vatandaşları sakin olmaya ve ülkenin lider kadrosuna güvenmeye çağırdı. Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino da “Yabancı birliklere direneceğiz” dedi.
TRUMP’TAN NOBELLİ MUHALEFET LİDERİNE VETO: DELCY RODRİGUEZ GEÇİCİ DEVLET BAŞKANI
Maduro’nun yardımcısı ve eski bir gerillanın kızı olan Delcy Rodriguez geçici devlet başkanı olarak yemin etti. Trump yönetiminin Rodriguez’e sıcak baktığı belirtiliyor. Trump, Nobel alan muhalefet lideri Machado konusunda ise “iyi bir kadın ama desteği yok” dedi.
Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi (TSJ), Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD operasyonunda alıkonulmasının ardından Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez’in ülkenin geçici Devlet Başkanı olarak görevi üstlenmesine karar verdi. Karakas’ta gizli bir törenle geçici başkan olarak yemin eden Maduro’nun başkan yardımcısı Delcy Rodríguez, ulusal bir konuşmada Washington’un sahte bahanelerle ülkesini işgal ettiğini ve Maduro’nun hala Venezuela’nın devlet başkanı olduğunu söyledi. Nobel Barış Ödülü alan ana muhalefet lideri María Corina Machado ise, siyasi müttefiki Edmundo González’in derhal Venezuela’nın başkanı olarak tanınması gerektiğini belirten bir açıklama yayınladı. Machado, “Bugün görevimizi yerine getirmeye ve iktidarı ele geçirmeye hazırız” dedi.
Trump ise açıkça Rodríguez veya Machado’yu desteklemekten kaçındı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Rodríguez ile görüştüğünü ve “Rodríguez’in Venezuela’yı yeniden büyük yapmak için gerekli olduğunu düşündüğümüz şeyleri yapmaya hazır olduğunu” söyledi. Ayrıca Machado’nun ülkeyi yönetmek için gerekli desteğe ve saygıya sahip olmadığını da belirtti. Trump ise düzenlediği basın toplantısında, Machado’nun Venezuela’nın yeni lideri yapılıp yapılmayacağı sorusuna Trump, “İyi bir kadın ama ülke içinde desteği yok” yanıtını verdi.
BİR YANDA KUTLAMA DİĞER YANDA ÖFKE
ABD’nin Venezuela’da düzenlediği operasyon ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun alıkonulmasının ardından, dünyada protesto gösterilerinin yanı sıra kutlamalar da yapıldı. Küba’nın başkenti Havana’da on binlerce kişinin katıldığı protesto gösterisi düzenlendi. ABD’nin Havana Büyükelçiliği yakınlarında düzenlenen protestoya Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel de katıldı.
ABD’nin New York, kentinde bir araya gelen göstericiler, Maduro’nun yakalanmasını protesto etmek için gösteri düzenledi. Göstericiler, Manhattan sokaklarında Times Meydanı’ndan Columbus Circle’a kadar yürüyüş düzenledi. Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te ise, geleneksel olarak Arjantin bayrağının dalgalandığı göndere Venezuela bayrağı çekilirken Venezuelalı göçmenler Dikilitaş ve çevresinde kutlama yaptı. Kolombiya’nın Cucuta kentinde de Maduro’nun yakalanması kutlandı.
NEW YORK TİMES: CIA ALTI AY MADURO’YU ADIM ADIM İZLEDİ! TÜRKİYE’YE SÜRGÜNÜ KABUL ETSE OPERASYON OLMAYACAKTI
Operasyonun arka planını yazan New York Times’a göre Trump’a göre Maduro, son günlerde olası bir ABD baskınını engellemek için Washington’a Venezuela petrolüne erişim teklif etti. ABD’li bir yetkili, 23 Aralık’ta sunulan bu teklifin Maduro’nun Türkiye’ye gitmesini öngördüğünü ancak Maduro’nun bu planı öfkeyle reddettiğini söyledi. Yetkiliye göre bu tutum, Maduro’nun ciddi olmadığını açıkça ortaya koydu. Görüşmelerin çökmesi, yakalama operasyonunun önünü açtı.
Operasyon öncesi CIA ekibi, aylar boyunca ülkede kaldı ve başkent Caracas’ta iz bırakmadan hareket etti. Venezuela liderinin günlük rutinlerine ilişkin toplanan istihbarat; Maduro’ya yakın bir insan kaynağından elde edilen bilgiler ve gizlice havada uçurulan bir dizi görünmez drone ile birleştirildi. Böylece Maduro’nun günlük yaşamına dair en ince ayrıntılara kadar uzanan bir harita çıkarıldı. Maduro’nun nerelere gittiği, ne yediği ve hatta hangi evcil hayvanlara sahip olduğu bile öğrenildi. Venezuela’da ise operasyon, Caracas’ın geniş kesimlerinde elektriği kesen bir siber saldırıyla başladı. Şehir karanlığa gömülürken, uçaklar, dronlar ve helikopterler fark edilmeden yaklaşabildi. İnsansız hava araçları, savaş uçakları ve bombardıman uçakları dahil olmak üzere 150’den fazla askeri hava aracı, 20 farklı askeri üs ve donanma gemisinden kalkarak operasyona katıldı. Binaya girişten yaklaşık beş dakika sonra Delta Force, Maduro eşiyle birlikte yatak odasından sürüklenerek çıkarıldı.
DÜNYADA ORMAN KANUNLARI GEÇERLİ
ABD’nin Maduro’yu kaçırması, Trump yönetiminin aylardır sürdürdüğü baskı politikasının zirve noktası oldu. Operasyona en büyük destek İsrail’den geldi. Uluslararası hukukun ayaklar altına alınmasına ses çıkarmayan Avrupa ülkeleri cılız tepki verirken İngiltere “Hak etmişti” dedi.
ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşine yönelik kaçırma operasyonu, dünyanın geldiği noktanın ibret vesikası oldu. İkinci döneminde sekiz savaşı bitirmekle övünen ABD Başkanı Donald Trump’ın uluslararası teamülleri hiçe sayarak attığı adımlara verilen cılız tepkiler, “Gücü yetenin dünya düzeni” dedirtti. Trump’ın düzenlediği basın toplantısında Maduro’yu Venezuela’nın ABD’ye ait petrol çıkarlarını çalmakla suçlaması, ülkeyi bir süre yöneteceklerini belirtmesi uzmanlarca “Hukuki zemini bulanıklaştırıyor. Tutarlılık yok. Ancak saldırı uluslararası hukuka aykırı olsa bile Washington’un ciddi bir yaptırımla karşılaşmayacağı kesin” şeklinde yorumlandı.
BM ENDİŞELİ
Nitekim gelen açıklamalar da hukukçuları doğruluyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği, gelişmelerin bölgede kaygı verici sonuçları olabileceğini aktararak “Sayın Genel Sekreter Antnio Guterres, gerginliğin tırmanmasından derin endişe duymaktadır” ifadesi kullanıldı. BM Güvenlik Konseyi, acil gündemle bugün toplanma kararı alırken İsrail’e karşı yürüttüğü mücadeleyle öne çıkan Güney Afrika’dan “ABD’nin bu eylemi, BM üyesi devletlerin herhangi bir üye devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidinde bulunmaktan ya da güç kullanmaktan kaçınmasını öngören BM Şartı’nın 2’nci maddesini açıkça ihlal etmektedir” hatırlatması geldi.
MADURO SUÇLU
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump’a tam destek verdiklerini duyururken “Operasyon, dünyanın o bölgesine özgürlük ve adaleti geri getirecek” dedi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer “Uzun süredir Venezuela’da iktidarın değişmesi gerektiğini söylüyorduk. Nicolas Maduro’yu meşru olmayan başkan olarak görüyorduk. Rejiminin sona ermesi karşısında herhangi bir üzüntü duymuyoruz” diye konuştu. Çin ve Rusya, saldırıyı kınarken Japonya, Malezya ve Endonezya itidal çağrısı yaptı, Güney Asya’daki bazı ülkeler, sessiz kalmayı tercih etti. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Maduro’yu suçlayarak şunları söyledi: “Ülkesini felakete sürükledi. Dünya çapında uygunsuz ittifaklar kurdu. Venezuela’yı uyuşturucu ticaretine bulaştırdı. Son seçimler hileliydi. Bu nedenle, bizim ve dünyanın birçok ülkesinin Maduro’nun başkanlığını tanımadığını belirtmek isterim. ABD müdahalesinin hukuki boyutu karmaşık. Devletler arası ilişkilerde uluslararası hukukun prensiplerinin uygulanması gerek.”
UKRAYNA’DAN TAM DESTEK
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas “AB, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı’na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz” derken Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha şunları kaydetti: “Ukrayna, uluslararası diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak, özgürce yaşama hakkını tutarlı bir şekilde savunmuştur. Maduro rejimi, bu prensiplerin tamamını her bakımdan ihlal etmiştir. Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna sahip olma fırsatını hak etmektedir. Uluslararası hukuk prensipleri doğrultusunda demokrasiye, insan haklarına ve Venezuelalıların menfaatlerine öncelik veren gelişmelerden yanayız.” Papa 14’üncü Leo ise, Venezuela halkının çıkarlarının her şeyin önünde tutulması uyarısında bulundu.
15 TEMMUZ’LA AYNI YÖNTEM
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD’nin Venezuela’ya saldırısını 15 Temmuz darbe girişimine benzetti. Bahçeli’nin değerlendirmelerini paylaşan MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, şu ifadelere yer verdi: “ABD’nin bugün Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile Maduro’yu iktidardan hukuksuz ve haksızca uzaklaştırma girişimi bizim tarafımızdan bilinen ve tanıdık bir komplodur. Bazı yayın organlarında bu hakikat yerine meselenin başka mecralara çekilmeye çalışılması hatalı ve yanlış bir yaklaşım olacaktır. Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken, doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle, bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır. 15 Temmuz 2016’da Türk millet’nin iradesi ile netice alamayan ABD, bugün Venezuela’da benzer bir girişimde bulunmuştur.”
