Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı topyekûn savaş, küresel enerji piyasalarında deprem yaratırken, Washington yönetimi fiyatları dizginlemek için acil durum (break the glass) planını devreye soktu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, katıldığı televizyon yayınında piyasaları şoke eden ve bir o kadar da ironik olan yeni stratejilerini dünya kamuoyuna duyurdu.
İran liderliğinin "başsız kaldığını ve kaos içinde olduğunu" belirten Bessent, Hazine Bakanlığı ve Trump yönetiminin koordineli bir çaba içinde olduğunu vurgulayarak, düşmanın en büyük silahını (petrolü) düşmana karşı kullanacaklarını açıkladı.
"140 MİLYON VARİL İRAN PETROLÜNÜ PİYASAYA SÜRECEĞİZ"
Fox Business ekranlarında küresel enerji arzını rahatlatacak planın detaylarını veren Hazine Bakanı Bessent, şu ifadeleri kullandı:
"Önümüzdeki günlerde, denizde (yüzen depolama tesislerinde/tankerlerde) bekleyen İran petrolü üzerindeki yaptırımları kaldırabiliriz. Denizde yaklaşık 140 milyon varil İran petrolü bulunuyor. Bu, küresel çapta 10 gün ila iki haftalık bir arz anlamına geliyor. Normal şartlarda İranlıların ihraç ettiği bu petrolün tamamı Çin'e gidecekti. Esasen biz, önümüzdeki 10 ila 14 gün boyunca fiyatları aşağıda tutmak için İran varillerini İranlılara karşı kullanmış olacağız."
RUS PETROLÜNE DE YAPTIRIM KALKTI, TARİHİ REZERV SATIŞI YAPILDI
Bessent, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığı aşmak için sadece İran petrolüyle yetinmediğini de ifşa etti. Geçtiğimiz günlerde denizde bekleyen yaklaşık 130 milyon varillik Rus petrolü üzerindeki yaptırımların da sessiz sedasız kaldırıldığını belirten Bakan, böylece Hürmüz dışından ekstra arz yaratıldığını kaydetti.
Ayrıca, ABD tarihinin en büyük Stratejik Petrol Rezervi (SPR) satışına da onay verildiğini belirten Bessent, geçtiğimiz hafta piyasaya tam 400 milyon varil petrol sürüldüğünü, ABD dışında başka ülkelerin de kendi rezervlerini açmaya hazırlandığını duyurdu.
"BİZİM İHTİYACIMIZ YOK, MÜTTEFİKLERİMİZ İÇİN YAPIYORUZ"
ABD Başkanı Donald Trump'ın müttefik ülkeleri Hürmüz Boğazı'nda bir koalisyona davet etmesinin altındaki ana nedenin de bu enerji açlığı olduğunu belirten Bessent, "Başkan Trump sayesinde ABD fiilen enerjide bağımsız bir ülkedir. Hürmüz Boğazı'ndaki bu petrole asıl ihtiyacı olanlar bizim müttefiklerimizdir" değerlendirmesinde bulundu.
Savaş halinde olunan bir ülkenin en büyük gelir kaynağı olan petrole yönelik yaptırımların bizzat savaşan ülke tarafından "fiyatları düşürmek" amacıyla geçici olarak kaldırılması fikri, uluslararası ekonomi ve savaş tarihinde eşine az rastlanır bir pragmatizm örneği olarak tarihe geçti.
