Cumartesi gecesi, Hamaney’in öldürüldüğüne dair haberler yayılmaya başlayınca, birkaç gün öncesine kadar hayal edilemeyen olaylar zinciri tetiklendi. İran’ın büyük şehirlerinde kutlamalar yaşanırken, yurtdışındaki diasporada da benzer sahneler görüldü. Birçok kişi için bu, yıllarca süren sivil direnişin tek başına başaramadığı tarihi bir kırılma ve açılım anlamına geliyordu.
ÜÇ KİŞİLİK GEÇİCİ KONSEY
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, operasyonun ardından yaptıkları açıklamalarda doğrudan rejim değişikliğini işaret etti. Trump, İran halkını “hükümetinizi ele geçirme” fırsatını değerlendirmeye çağırırken, Netanyahu da aynı mesajı tekrarlayarak bu değişikliğin hem arzu edilir hem de ulaşılabilir olduğunu savundu.
ABD’nin “Destansı Gazap” olarak adlandırdığı operasyonun askeri boyutu sıkı bir şekilde koordine edilmiş ve büyük ölçüde ABD kontrolünde olsa da, İran kamuoyuna yönelik siyasi etkisi çok daha öngörülemez oldu. Pazar sabahı, İran devlet televizyonu Hamaney’in ölümünü doğruladı ve yürütme yetkisini üstlenecek üç kişilik geçici bir konseyin kurulduğunu duyurdu.
İran: ABD’nin aksine uzun süreli bir savaşa hazırlıklıyız
ASKERİ OLARAK İRAN CİDDİ BİR DARBE ALDI
İran anayasasına göre, yeni dini liderin seçimi, 88 üyeli Uzmanlar Meclisi tarafından yapılacak ve her adayın Anayasa Koruma Konseyi tarafından onaylanması gerekiyor. Ancak bu süreç, liderlik kadrosunun Hamaney’in güçlü etkisi altında şekillenmesi nedeniyle kapalı kapılar ardında yürütülüyor. Hamaney’in en büyük oğlu Mücteba’nın adaylar arasında olabileceğine dair spekülasyonlar mevcut, fakat Devrim Muhafızları komutanlarının ölümünden sonra iç güç dengesi değişmiş olabilir.
Askeri açıdan ise İran ciddi bir darbe aldı. İlk saldırılarda birçok üst düzey komutan öldürüldü ve hayatta kalan yetkililer de tehdit altında. Komuta merkezleri zarar gördü, liderlik kadrosu zayıfladı ve karar alma mekanizmaları kriz moduna sıkıştı. Buna rağmen İran güçleri, operasyonun ilk iki günü içinde ABD ve İsrail’e karşı misilleme füzeleri attı; Dubai’deki askeri olmayan noktalar ve Kuveyt’teki bir sivil havaalanı vuruldu. Bu durum, çatışmanın coğrafi alanını genişletti ve bölgesel gerilimi artırdı.
Suudi yetkili ABD’yi suçladı: Bizi terk etti, İran'a karşı korumadı
GÜÇ DENEGELERİ BELİRLİ OLACAK
BBC Türkçe'de yer alan habere göre, saldırılar sonrası İran rejimi, anayasal mekanizmaları hızlıca devreye sokarak geçici yönetim düzenlemesini aktif hale getirdi ve istikrar mesajı vermeye çalıştı. Ancak sistemin içindeki protestoların artması, militan grupların müdahil olma ihtimali ve silahlı kuvvetlerin dağılma riski, İran’ı belirsiz bir döneme soktu.
Uzmanlar, önümüzdeki günlerde Devrim Muhafızları ve devletin diğer baskıcı unsurlarının, Hamaney’in yokluğunda birlik içinde kalıp kalamayacağını izleyecek. Bu süreçte, hem İran içindeki protestoların seyri hem de ABD ve İsrail’in operasyonel hamleleri, bölgedeki güç dengelerini belirleyecek.
Özetle, Ali Hamaney’in ölümü İran’ı istikrarsız ve belirsiz bir döneme itti. Merkezi otoriteden mahrum, kilit komutanlarını kaybetmiş ve sürekli askeri baskı altında kalan İran, hem iç hem de bölgesel dengeleri yeniden tanımlamak zorunda kalacak.
