İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail ile devam eden çatışmalar süresince Hürmüz Boğazı'nda uygulanacak yeni geçiş stratejisini açıkladı. Açıklamada, savaşın başından bu yana fiilen kapalı olan Hürmüz Boğazı'ndaki abluka rejiminin esnetildiği ancak bu esnemenin ABD ve İsrail'i kapsamadığı vurgulandı.
Açıklamada, İsrail ve ABD ile bağlantılı (bayraklı, sahipli veya varış noktası bu ülkeler olan) hiçbir ticari ya da askeri geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine kesinlikle izin verilmeyeceği ve bu unsurların meşru hedef sayılmaya devam edeceği ifade edildi.
Trump'tan dünyayı şoke eden açıklama: İran tamamen yok edilecek
TARAFSIZ ÜLKELERE "KOORDİNASYON" ŞARTIYLA İZİN
Tahran yönetiminin bu açıklamadaki en kritik manevrası ise savaşa dahil olmayan ülkelere yönelik oldu. Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik yürüttüğü saldırı kampanyasına destek vermemiş ve katılmamış olan ülkelere ait gemilerin boğazı kullanabileceğini duyurdu.
Ancak bu geçişler serbestçe yapılamayacak. Açıklamada, tarafsız ülkelerin gemilerinin "ancak İranlı yetkili makamlarla önceden koordinasyon sağlamaları halinde" Hürmüz Boğazı'ndan güvenli bir şekilde geçiş yapabilecekleri kaydedildi. Uzmanlar, İran'ın bu hamleyle hem kendi üzerindeki küresel baskıyı hafifletmeyi hem de Avrupa ve Asya ülkelerini ABD'nin askeri koalisyonundan uzak tutmayı (bölmeyi) hedeflediğini belirtiyor.
Savaş uzaya taşındı: İran hipersonik füzesi atmosfer dışında böyle imha edildi
"RİSKLERİN SORUMLUSU ABD VE İSRAİL"
İran, boğazın güvenliği konusunda topu tekrar Washington ve Kudüs'e attı. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz taşımacılığına yönelik oluşabilecek tüm güvenlik risklerinden "ABD ve İsrail'in sorumlu olduğuna" işaret edildi.
Açıklamanın sonunda, küresel ticaretin ve bölgede kalıcı güvenliğin yeniden sağlanabilmesi için tek yolun "İran'a yönelik askeri saldırıların derhal sonlandırılması" olduğu vurgulandı.
Pezeşkiyan'dan Trump'a rest: Tehditler bizi sadece daha da birleştiriyor
