İranlı yetkililer, Tahran yönetiminin bölgedeki müttefiklerine destek veremez hale geldiği yönündeki iddiaları geri çevirdi. Yetkililer, ABD yaptırımlarının ve süregelen savaş ortamının finansal zorluklar yarattığını kabul etse de çöküş söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Komutanı Oramiral Brad Cooper geçen hafta, askeri harekatlar ile İran'ın güney limanlarına uygulanan deniz ablukasının bir araya gelerek ülkeye "ağır darbeler indirdiğini" öne sürmüştü. Cooper, Washington yönetiminin en az 25 milyar dolarlık İran ham petrolü ihracatını engellediğini ve yaklaşık 350 milyon dolarlık kripto para varlığının dondurulmasına 'katkı sağladığını' açıklamıştı.
İran Hürmüz Boğazı'nda en az 24 gemiyi hedef aldı
İran ordusunun mali durumu hakkında konuşan Cooper, "İran ordusu üzerindeki mali baskı o kadar belirgin hale geldi ki bölgedeki İran yanlısı milis grupların, askerlerine ödeme yapmayıp parayı yine askerlerine maaş veremeyen Devrim Muhafızları Ordusu'na aktardığına dair raporlar var" ifadelerini kullandı.
Al Jazeera'da yer alan habere göre bu tablo, Tahran ile yaşanan ve şu ana kadar Washington açısından çok az somut kazanım sağlayan savaşta ABD adına bir zafer gibi sunuluyor.
İran: ABD'nin yeni bir saldırı başlatması akıl dışı olsa da bu ihtimal var
'HİZBULLAH VE HUSİLERİ BESLEYEN EKONOMİLER ÇÖKTÜ'
ABD merkezli istihbarat ve jeopolitik risk danışmanlığı şirketi Horizon Engage'in Orta Doğu ve Kuzey Afrika Araştırmaları Direktörü Michael Knights, Lübnan'daki Hizbullah'ın ve Yemen'deki Husilerin son birkaç yıldır ciddi biçimde mali darboğaz yaşadığını belirtti.
Bölgedeki hareketlerin kaynaklarına değinen Knights, "Hizbullah ve Husi hareketlerini besleyen ulusal ekonomiler feci şekilde çökmüş durumda, bu yüzden İran'dan maaş ve yakıt ürünleri şeklinde ayni yardım almaya devam ediyorlar" dedi.
İsrail Lübnan'ın güneyindeki beldelere hava saldırıları düzenledi
Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü on yıllardır müttefik gruplara nakit para, silah, askeri parça, eğitim ve üretim uzmanlığı sağlıyor. Birleşmiş Milletler uzmanları ile ABD'li yetkililere göre bu yardım, ABD ve İsrail ile çatışma halindeki grupların çok sayıda silahı yerel düzeyde birleştirmesine ya da üretmesine olanak tanıdı.
Bölgedeki müttefik ağlar operasyonlarını yürütmek için petrol ihracatı dahil ticari girişimlerden, bağışlardan ve yerel kaynaklardan da besleniyor. Bazı Iraklı gruplar resmi güvenlik birimlerine dahil edilerek Haşdi Şabi üzerinden Irak hükümetinden bütçe alıyor.
'IRAK'TAN İRAN'A PARA AKIŞI'
ABD Hazine Bakanlığı, Irak'taki ticari ağların İran menşeli malları sattığını, elde edilen gelirleri ise aracılar ve döviz büroları yoluyla dağıttığını iddia etti. Knights, bu durumun söz konusu grupları Hizbullah ve Husiler gibi daha yoksul müttefiklerine kıyasla mali bakımdan daha avantajlı kıldığını, son yıllarda Irak'tan İran'a doğru bir para akışı yaşandığı yönünde değerlendirmeler bulunduğunu söyledi.
Knights, Al Jazeera'ye verdiği demeçte, "Iraklı milisler İran'a, Husilere ve Lübnan Hizbullah'ına destek amacıyla yurt dışına mali kaynak aktarırken bazı Iraklı milislerin ve devlet memurlarının maaşları gecikmeli ödeniyor" ifadelerine yer verdi.
Reuters haber ajansının bu ayın başlarında yayımladığı bir haberde, adı açıklanmayan kaynaklara dayanılarak Hizbullah'ın eylül ayında İran'dan 200 milyon dolar aldığı aktarılmıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise Hizbullah'ın "İran'dan nakit girişi olduğuna dair uydurma hikayelerle itibarını kurtarmaya çalıştığını" belirterek haberi yalanlamıştı.
DÜNYA BANKASI YÜZDE 7,7 KÜÇÜLME BEKLİYOR
İran ekonomisi savaş şartları, ülke içindeki kötü yönetim ve yaptırımlar sebebiyle son yıllarda peş peşe sarsıntılar geçirdi. Bu gelişmeler 90 milyon İranlı için yüksek enflasyona, düşük maaşlı işlere, yerel para biriminin erimesine ve uluslararası toplumdan soyutlanmaya yol açtı.
Mevcut tablonun kısa vadede düzeleceğine dair işaretler zayıf görünüyor. Dünya Bankası bu ayın başında paylaştığı verilerde, İran ekonomisinin 2026-27 mali yılında yüzde 7,7 oranında küçüleceği görüşünde.
'ÇÖKÜŞ HİKAYESİ BİR YANILSAMA'
Bu tablonun ülkenin direncini kıramayacağını savunan İranlı yetkililer, ekonomik baskıların birkaç ay içinde kontrolün kaybedilmesine yol açacağını öne süren ABD Hazine Bakanlığı değerlendirmelerine tepki gösterdi.
İran Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Hemmati bu ayın başında konuya ilişkin olarak, "Tüm bu baskılara rağmen İran ekonomisi çok iyi bir direnç sergiledi ve İran ekonomisinin çökmekte olduğu iddiası bir yanılsamadan ibarettir" dedi.
PEZEŞKİYAN: EKONOMİK BASKIYA GÖĞÜS GERİYORUZ
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da askeri saldırıların ve deniz ablukasının ülke için ciddi sorunlar doğurduğunu kabul etti. Ancak hükümetinin bu baskılara dayanabilmek için ülkenin kendi imkânlarına güvendiğini söyledi.
Pezeşkiyan, tüketimin yönetilmesi sayesinde benzin ithalatına duyulan ihtiyacın ortadan kalktığını öne sürdü. ABD'nin ithalata izin vermesi durumunda bile bu ithalatın 12 milyar dolara mal olacağını belirtti. Cumhurbaşkanı ayrıca, yakın zamanda artırılan yakıt fiyatlarından elde edilen geliri, elektronik gıda kuponlarının tutarını bir miktar yükselterek hanelere geri vermeyi taahhüt etti.
'TRUMP'IN KUMARINA GÜVEN OLMAZ'
İran makamlarının "ekonominin durumu ne olursa olsun ABD hükümetiyle tırmanan bir gerilim döngüsüne sıkışıp kaldığını" belirten Knights, "Trump, İran'ın daha da yoksullaşmasının rejimi daha esnek hâle getireceği üzerine kumar oynuyor ancak bu hesaba güvenilmez" değerlendirmesini yaptı.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Politika Merkezi Kıdemli Uzmanı Negar Mortazavi ise Tahran'ın karşılaştığı mali zorluklara rağmen bölgesel müttefiklerine öncelik vermeye devam edeceğini söyledi.
Mortazavi, "Ekonomik baskı kesinlikle İran'ın askeri kaynaklarını kısıtlıyor, ancak bu durum Devrim Muhafızları Ordusu'nun stratejik hesaplarını kökten değiştireceği veya Tahran'ı teslim olmaya zorlayacağı anlamına gelmez" ifadelerini kullandı.
