İsrail gazetesi Haaretz, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Suriye’nin kuzeyine yönelik son saldırılarıyla ülkesini “Türkiye ile anlamsız bir çatışmaya sürüklediği” iddiasını gündeme getirdi.
Gazete, Tel Aviv’in Suriye’ye yönelik saldırıları ve Türkiye karşıtı söylemlerinin bölgesel gerilimi artırdığı değerlendirmesinde bulundu.
"SEÇİM HESAPLARIYLA HAREKET EDİYOR"
Haaretz’de yayımlanan başyazıda, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının yanı sıra Türkiye’ye yönelik söylemleri ele alındı.
İsrail’de seçimler yaklaşırken Türkiye karşıtı siyasi söylemin arttığına dikkat çekilen yazıda, Gazze ve Lübnan’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması beklenen Netanyahu yönetiminin Suriye’ye yöneldiği belirtildi.
Netanyahu’nun Suriye’ye yönelik saldırıyı “bölgedeki Türk varlığının genişlemesine karşı bir hamle” olarak savunduğu aktarılan yazıda, Türkiye ve ABD’nin ise bu iddiaları reddettiği ifade edildi. Yazıda, Netanyahu’nun Suriye politikasında seçim hesaplarıyla hareket ettiği değerlendirmesine yer verildi.
"KARŞI KARŞIYA GELMEKTEN KESİNLİKLE KAÇINMALI"
Yazıda, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının Türkiye ile doğrudan askeri çatışmayı tetikleyebileceği yönündeki uyarıları da hatırlatıldı.
Barrack’ın Türkiye’nin İsrail’i hedef almak gibi bir niyetinin bulunmadığını vurguladığı ve İsrail’in “seçim dönemi nedeniyle mantık dışı hareket ediyor olabileceği” değerlendirmesinde bulunduğu aktarıldı. Haaretz, İsrail yönetiminin Barrack’ın uyarılarını dikkate alması ve Türkiye ile karşı karşıya gelmekten kaçınması gerektiğini belirtti.
Öte yandan; Türkiye’nin NATO üyesi ve ABD’nin yakın müttefiki olduğuna dikkat çekilen yazıda, İsrail’in Türkiye ile olası bir çatışmasının sonuçları sorgulandı. Haaretz, “Türkiye ile bir savaşın nasıl bir tablo ortaya çıkaracağını ve bunun maliyetlerinin ne olacağını hiç kimse düşündü mü?” sorusunu yöneltti.
“İSRAİL BÖLGEDEKİ AKTÖRLERİ KENDİSİNDEN UZAKLAŞTIRIYOR”
Suriye’de istikrarın sağlanmasına yönelik uluslararası çabaların sürdüğü bir dönemde İsrail’in saldırılarının bölgesel sonuçlarına da dikkat çekilen yazıda, Tel Aviv yönetiminin başta ABD olmak üzere bölgedeki aktörleri kendisinden uzaklaştırdığı ifade edildi.
Başyazıda, “Güvenlik oluşturmak ve tehditleri engellemek yalnızca bombalamayla sağlanamaz. Bu, diplomasi ve iyi düşünülmüş bir politikanın yerini tutamaz. Netanyahu döneminde bu kavramlar tüm anlamını yitirmiştir” ifadeleri kullanıldı.
