Kosova'da devletin zirvesindeki siyasi kriz derinleşiyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi için Anayasa Mahkemesi tarafından tanınan sürenin bugün sonuna gelinirken, parlamento 24 saatten kısa bir süre içinde üç kez toplanmasına rağmen muhalefetin boykot engelini aşamadı.
Kosova meclisi gerekli çoğunluğu sağlayıp yeni devlet başkanını seçemediği takdirde, seçmenler 28 Aralık'ta yapılan son genel seçimlerin üzerinden henüz birkaç ay geçmişken ikinci kez sandık başına gitmek zorunda kalacak.
'TEK DERTLERİ SİSTEMİ TIKAMAK'
Yeter sayı sağlanamadığı için yarıda kesilen oturumda yalnızca iktidardaki Kendin Karar Al (Vetevendosje) partisi ve koalisyon ortaklarının milletvekilleri hazır bulundu. Muhalefet milletvekilleri ise oylamayı boykot ederek salona girmedi. Kosova yasalarına göre cumhurbaşkanlığı oylamasının geçerli olabilmesi için 120 sandalyeli mecliste en az 80 milletvekilinin hazır bulunması gerekiyor.
Balkan Insight'ta yer alan habere göre parlamento Başkanı Albulena Haxhiu, "Dün ve bugün yaptığım tüm çağrılara rağmen milletvekilleri maalesef burada değil" derken, Başbakan ve Vetevendosje lideri Albin Kurti muhalefeti suçlayarak, "Muhalefetin sistemi tıkamaktan başka bir amacı olmadığı artık yeterince açık" ifadelerini kullandı.
'ANAYASAL DARBE' TARTIŞMASI VE YENİ ADAYLAR
Krizin kökleri, eski Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani'nin görev süresinin 4 Nisan'da sona ermesine dayanıyor. İkinci dönem için aday olmak isteyen Osmani'ye eski destekçisi Vetevendosje arka çıkmayarak kendi adaylarını (Dışişleri Bakanı Glauk Konjufca ve Milletvekili Fatmire Mulhaxha Kollcaku) öne sürmüştü. Ancak muhalefetin desteğini alamayan bu iki isim dün çekildi. Ardından iktidar partisi sürpriz bir hamleyle sivil toplum aktivisti Feride Rushiti ve eski milletvekili Hatixhe Hoxha'yı aday gösterdi.
İlk tur oylamada Rushiti 63 oyda kalarak 80 barajının çok altında kaldı. Sivil toplum kuruluşları ve muhalefet, Kurti'yi yeterli çoğunluk olmadan cumhurbaşkanı seçmeye çalışmakla suçlayarak bu girişimi "anayasal darbe" olarak nitelendirdi. Muhalefetteki Kosova Demokratik Birliği (LDK), bu eylemin siyasi ve kurumsal bedelleri olacağı konusunda uyardı.
