İstanbul'daki iş hayatının güncel durumunu ve çalışanların yıpranma payını ölçen kapsamlı bir araştırma yayımlandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) iştirak şirketi İstanbul Planlama Ajansı (İPA), kentin nabzını tutan çalışmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Elde edilen veriler, megakent sakinlerinin yüzde 40,5'inin iş kaynaklı yoğun stres altında olduğunu gösterdi.
Son dönemde popülerliği artan esnek mesai uygulamaları ise çalışan nüfusu derin bir bölünmeye sürükledi.
Patronundan gece yarısı Whatsapp mesajı alan çalışan, soluğu mahkemede aldı: İşte emsal karar...
İPA İSTANBUL BAROMETRESİ MAYIS 2026 DOSYASI AÇIKLANDI
İPA, düzenli olarak yürüttüğü İstanbul Barometresi araştırmasının 2026 Mayıs ayı raporunu tamamladı.
'Çalışma Hayatında Sınırlar, Esneklik ve İyi İş Algısı' başlığıyla hazırlanan tematik dosyada, metropolde ter dökenlerin karşılaştığı yapısal engeller, yıpranma oranları ve yeni nesil çalışma modellerine yönelik yaklaşımlar nesnel verilerle gözler önüne serildi.

MEGAKENTTE İSTİHDAMIN YÜZDE 49,6'SI KAS GÜCÜNE DAYALI
Gerçekleştirilen araştırma, İstanbul genelindeki istihdam dengesine dair dikkate değer bir tablo oluşturdu.
Şehirdeki çalışanların büyük bir kısmı beden gücü gerektiren alanlarda faaliyetlerini sürdürüyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 49,6 gibi yüksek bir oranı fiziksel emek yoğunluklu işlerde görev aldığını beyan etti.
Bununla birlikte, katılımcıların yüzde 30,7'si zihinsel veya masa başı işlerde çalıştığını kaydederken, yüzde 19,7'lik kesim ise hem fiziksel hem zihinsel süreçlerin bir arada yürüdüğü karma nitelikteki işlerde hayatını kazanıyor.
Küresel rapor, acı gerçeği yüzümüze vurdu: Türkiye; Bangladeş ve Nijerya seviyesinde
ÇALIŞANLARIN YÜZDE 48,7'Sİ ESNEKLİĞİ ÖZGÜRLÜK GÖRÜYOR
Küresel salgın dönemiyle beraber hayatın merkezine yerleşen esnek çalışma ve uzaktan çalışma yaklaşımları, iş gücü tarafından birbirinden taban tabana zıt şekillerde yorumlanıyor.
Esnek mesai formülleri bazı insanlar için iş ile özel hayat dengesini kurmanın anahtarı işlevi görürken, bazıları için mesai saatlerinin sınırlarını tamamen yıkan bir süreç halini alıyor.
Katılımcıların yüzde 48,7'si bu modeli 'özgürlük ve iş-özel hayat dengesi' şeklinde tarif ederek olumlu yaklaşıyor.

YÜZDE 16,1 İÇİN ESNEK MESAİ SÜREKLİ BASKI ANLAMINA GELİYOR
Madalyonun diğer yüzünde ise esnek modellerin yarattığı psikolojik yükler yer alıyor.
Görüş bildirenlerin yüzde 35,2'lik bir kesimi bu çalışma biçimini 'belirsizlik ve plansızlık' olarak görüyor.
Katılımcıların yüzde 16,1'lik bir grubu ise esnekliği, 'sürekli ulaşılabilirlik baskısı ve bitmek bilmez işler' olarak tecrübe ettiğini aktardı.
Her sabah gün ağarmadan yollara düşüp mesai saatine kadar araçlarında uyuyorlar: Bakın neden...
ÇALIŞANLARIN YÜZDE 74,1'İ GELENEKSEL OFİS DÜZENİNDE
Modern iş modellerinin konuşulma sıklığına rağmen İstanbul genelinde geleneksel iş yeri bağımlılığı gücünü korumaya devam ediyor.
Şehirdeki çalışanların yüzde 74,1'i mesai saatlerinin tamamını ofis ya da belirlenmiş iş yeri sınırları içerisinde geçiriyor.
Buna karşılık, uzaktan çalışma veya hibrit sistemleri kullananların toplam oranı yüzde 25,9 düzeyinde kalıyor.

KRONİKLEŞEN TÜKENMİŞLİK HİSSİ ALARM VERMEYE BAŞLADI
Metropolün yüksek temposu ve profesyonel hayatın ağır şartları, bireylerin ruh sağlığı verilerine de olumsuz yansıyor.
Elde edilen bulgular, çalışan nüfusun büyük bir bölümünün psikolojik olarak sınırları zorladığını gösterdi.
İş süreçlerinden kaynaklanan yoğun stres yaşadığını belirtenlerin oranı yüzde 40,5 olurken, kendini tamamen tükenmiş hissedenlerin oranı yüzde 35,2 olarak ölçüldü.
İş hayatında herhangi bir stres hissetmediğini beyan edenlerin oranı ise yüzde 38,5'te kaldı.
Personelin üçte biri daha sabah masaya oturmadan tamamen tükeniyor
KADINLARDA KISA ÇALIŞMA SÜRESİ TERCİHİ ÖNE ÇIKIYOR
Araştırmanın kariyer planlaması ile zaman yönetimi arasındaki ilişkiyi inceleyen bölümü ise çarpıcı sonuçlar verdi.
Katılımcılara yöneltilen, "Aynı maaşı alacak olsanız, çalışma saati daha kısa ama kariyer imkanı daha az olan bir işi tercih eder miydiniz?" sorusu iş dünyasını ortadan böldü.
Çalışanların yüzde 44,5'i daha kısa bir mesai süresi elde etmek adına kariyer fırsatlarından vazgeçebileceğini bildirdi.
Bu eğilim kadınlarda yüzde 48,1 ile öne çıkarken, erkeklerde yüzde 42,6 olarak belirlendi.
ÇALIŞANLARIN YÜZDE 45'İ UNVAN VE YÜKSELME OLANAKLARINI SEÇTİ
Kısa çalışma süreleri yerine kariyer basamaklarında ilerlemeyi öncelik haline getirenlerin oranı ise yüzde 45 olarak gerçekleşti.
Her iki seçenek arasında net bir karar veremeyen kararsızların oranı yüzde 10,6 olarak ölçüldü.
Ofislerdeki samimiyetsizlik canlarına tak etti: İş yaşamına bakış açısı değişiyor
