ABD’nin Minnesota eyaletinde, binlerce kişi göçmenlik uygulamalarına karşı düzenlenen protestolar kapsamında sokaklara çıktı. Eyaletin en büyük kenti Minneapolis’te yoğunlaşan gösteriler, organizatörlerin halka işe ve okula gitmeme, alışveriş yapmama çağrısının ardından geniş bir katılımla gerçekleşti.
Kent merkezinde toplanan protestocular, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu’nun (ICE) yürüttüğü uygulamalara tepki gösterdi. Gösteriler, ülke genelinde düzenlenen ve “ICE OUT!” adı verilen protesto dalgasının bir parçası olarak gerçekleştirildi.
SOĞUK HAVAYA RAĞMEN YÜRÜYÜŞLER SÜRDÜ
Soğuk hava koşullarına rağmen binlerce kişinin katıldığı yürüyüşlerde, göçmenlere yönelik baskıların sona erdirilmesi çağrısı yapıldı. Protestocular, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin göçmenlik politikalarını eleştirerek, bu politikaların insan haklarını ihlal ettiğini savundu.
Gösteriler sırasında kent genelinde farklı noktalarda yürüyüşler düzenlenirken, protestolar gün boyu devam etti.
DİN ADAMLARINDAN HAVALİMANINDA PROTESTO
Eylemler kapsamında Minneapolis–Saint Paul Uluslararası Havalimanı’nda da protesto düzenlendi. Bir araya gelen din adamları, ilahiler söyleyip dua ederek bölgeye sevk edilen 3 bin federal kolluk görevlisinin geri çekilmesini talep etti. Bu protesto sırasında çok sayıda din adamının gözaltına alındığı bildirildi.
İŞLETMELER KEPENK KAPATTI
Protestolara destek amacıyla Minnesota genelinde 700’ün üzerinde işletmenin kepenk kapattığı belirtildi. Organizatörler, bu adımın ekonomik bir uyarı niteliği taşıdığını ve göçmenlik politikalarına karşı toplumsal tepkiyi görünür kılmayı amaçladığını ifade etti.
PROTESTOLARIN ARKA PLANI
Minnesota’daki protestolar, 7 Ocak’ta Minneapolis’te ICE görevlilerinin göçmenlere yönelik bir operasyon sırasında ABD vatandaşı bir kadını aracında silahla öldürmesi sonrası ülke genelinde yükselen tepkilerin devamı niteliğinde değerlendiriliyor. Söz konusu olay, federal yönetimin göçmen politikalarına yönelik eleştirileri artırmıştı.
Trump, 15 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Minnesota’da artan protestolar nedeniyle güvenliğin sağlanması amacıyla askeri güç kullanımının önünü açan İsyan Yasası’nı devreye sokabileceğini belirtmişti. Bu açıklama da protestoların daha da yaygınlaşmasına neden olmuştu.
