Macaristan'da ülkeyi 'aşırı sağ otokrasi'nin kalesi yapan Başbakan Victor Orban devri, Trump, Putin, Netanyahu gibi 'otokratların' açık desteğine rağmen resmen kapandı. Muhalif lider Peter Magyar'ın seçimi ezici bir farkla kazanıp 'rejimi değiştirecek' çoğunluğa sahip olmasının olumlu etkisi Avrupa’da da kendini gösterdi. Orban, Netanyahu'ya yakınlığı nedeniyle AB'nin İsrail aleyhindeki kararlarına karşı 'veto' kartını kullanıyordu. Magyar başbakanlığındaki yeni hükümet Orban yönetimi döneminde yaptırım dosyasına getirilen vetoyu kaldırdı.
NETANYAHU'DAN AVRUPA'YA TEPKİ
Avrupa Birliği, uzun süredir Macaristan vetosu nedeniyle İsrail'e yönelik karar alma noktasında tıkanan süreçte ilk adımı attı. AB dışişleri bakanları, Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet nedeniyle İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulanmasına onay verdi. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, “Artık çıkmazdan eyleme geçme zamanı gelmişti” dedi. Karara tepki gösteren Netanyahu, İsrail ve ABD'nin İran'a saldırılarla “Avrupa'nın pis işlerini yaparken” AB'nin yaptırım kararıyla "ahlaki iflasını" ortaya koyduğunu ileri sürdü.

NETANYAHU'NUN ABD'DEKİ AVRUPA KALKANI ÇÖKTÜ
Macaristan’da Orban döneminin kapanması, AB’de yıllardır tıkanan dosyaları açtı. Brüksel, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetine karşı yaptırım kararı alırken; Netanyahu’ya yakın yerleşim hareketi ilk kez AB düzeyinde hedef alındı. Orban Ukrayna’ya yardımları ve Rusya’ya yaptırımları da engelliyordu.
Viktor Orban’ın 16 yıllık iktidarının sona ermesi, Avrupa Birliği’nde dış politika refleksini de değiştirmeye başladı. Orban döneminde sık sık Macaristan vetosuna takılan dosyaların ilki İsrail oldu. AB dışişleri bakanları, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddetle bağlantılı İsrailli yerleşimciler ve yerleşimci kuruluşlara yaptırım uygulanmasına onay verdi. Böylece Netanyahu yönetimine yakın yerleşim hareketi ilk kez AB düzeyinde hedef alındı. Karar, Orban sonrası dönemin ilk büyük diplomatik kırılması olarak görülüyor. Çünkü Budapeşte, önceki yönetim altında Netanyahu’nun Avrupa’daki en güçlü kalkanlarından biriydi. Macaristan’ın vetosu nedeniyle ilerlemeyen yaptırım paketi, Peter Magyar liderliğindeki yeni hükümetin göreve başlamasıyla açıldı. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, “Siyasi tıkanıklıktan çıkıp eyleme geçildi; şiddet ve aşırılık sonuç doğurur” mesajı verdi. Aynı toplantıda Hamas’ın önde gelen bazı isimlerine yönelik yaptırımlar da kabul edildi. Brüksel’de asıl tartışma bunun tekil bir İsrail kararı değil, “Orban sonrası AB”nin ilk testi olması. Orban yalnızca İsrail dosyasında değil, Ukrayna savaşında da Birliğin ortak tavrını defalarca kilitlemişti. Kiev’e yönelik mali ve askeri destek paketleri geciktirildi; Rusya yaptırımlarında pazarlık kapısı açıldı; 90 milyar euroluk Ukrayna kredisi aylarca Budapeşte engeline takıldı. Macaristan ayrıca hukukun üstünlüğü, göç politikası, medya özgürlüğü ve AB fonlarının denetimi gibi başlıklarda da Brüksel’le yıllarca kriz yaşadı. Değişimin etkisi yalnızca diplomasi masasıyla sınırlı kalmadı. Orban yönetiminden siyasi koruma gördüğü belirtilen eski Polonya Adalet Bakanı Zbigniew Ziobro’nun, Magyar’ın “Macaristan artık aranan kişiler için sığınak olmayacak” açıklamasının ardından ABD’ye kaçtığını doğrulaması, eski ağların çözülmeye başladığına dair en çarpıcı örnek oldu. Ziobro, Polonya’da görevi kötüye kullanma, organize suç yapılanmasına liderlik etme ve Pegasus casus yazılımıyla muhalifleri izleme suçlamalarıyla karşı karşıya. Suçlamaları reddeden eski bakan, Orban döneminde Budapeşte’de korunuyordu. Macaristan içinde eski iktidar elitinin geleceği de tartışılıyor. Yeni Başbakan Magyar, Orban sisteminin üst düzey görevlilerine 31 Mayıs’a kadar istifa çağrısı yaptı; Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok’un da görevi bırakması gerektiğini söyledi. Orban’a yakın iş çevrelerinde servet ve varlık transferi iddiaları gündemde.
ORBAN'IN KİLİTLEDİĞİ BAŞLIKLAR
İsrail: Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetine yaptırım girişimleri Macaristan vetosuna takılıyordu; yeni yönetimin vetoyu kaldırmasıyla karar çıktı.
Ukrayna: 90 milyar euroluk Ukrayna kredisi, Macaristan’ın vetosu nedeniyle iki ay tıkanmıştı; veto kalkınca paket onaylandı.
Rusya yaptırımları: Ukrayna dosyasıyla bağlantılı yaptırım paketlerinde Budapeşte sık sık pazarlık ve geciktirme başlığı oldu.
Hukukun üstünlüğü ve AB fonları: Orban döneminde yargı, sivil toplum, göç politikası ve medya başlıkları AB ile sürekli kriz üretti; bu nedenle milyarlarca euroluk AB fonu dondurulmuştu.
