Orta Doğu'yu topyekûn bir savaştan şimdilik alıkoyan iki haftalık ateşkes anlaşması, Tahran'da diplomatik ve askeri bir zafer havasında kutlanıyor. İran'ın silahlı kuvvetler ve güvenlik konseyi üzerinden verdiği sert mesajların ardından, sürecin siyasi kanadındaki en yetkili isim olan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da sessizliğini bozdu.
İsrail ateşkesi ilk günden bozdu: Sivillere 'evlerinizi terk edin' tehdidi
Pezeşkiyan, X (eski adıyla Twitter) platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ateşkes kararını İran halkının tarihi direnişinin bir sonucu olarak değerlendirdi.
İsrail ve ABD'nin daha önceki saldırılarında hayatını kaybeden önceki Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney'e atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, şu ifadeleri kullandı:
"İran'ın genel kabul edilen ilkelerini kabul eden ateşkes, büyük şehit liderimiz Hamaney'in kanının meyvesi ve tüm halkın sahnede varlığının bir başarısıydı."
Pezeşkiyan'ın, ABD'nin geri adım atmasını doğrudan Hamaney'in ölümüyle alevlenen "direniş" ruhuna bağlaması, Tahran yönetiminin bu süreci iç siyasette bir kenetlenme aracı olarak kullandığını bir kez daha gösterdi.
DÖRT CEPHEDE BİRLİK MESAJI
Açıklamasının devamında müzakere sürecine ve geleceğe dair kararlılık mesajları veren Pezeşkiyan, savaşın henüz tamamen bitmediği imasında bulunarak İran halkını birlik olmaya çağırdı.
Pezeşkiyan, "Bugün de aynı şekilde yan yana kalmaya devam edeceğiz. Diplomasi alanında, savunma alanında, sokak sahnesinde ve hizmet sunumunda" diyerek, önümüzdeki 14 günlük kritik müzakere döneminde devletin tüm kademeleriyle ve halkla omuz omuza bir mücadele yürütüleceğinin altını çizdi.
BBC'den ateşkes analizi: Trump'a faturası çok ağır olacak
MASADA İRAN'IN İLKELERİ VAR
Cumhurbaşkanı'nın "İran'ın genel kabul edilen ilkelerini kabul eden ateşkes" vurgusu, Pakistan'ın arabuluculuğunda ABD'ye sunulan ve Washington'un "müzakere edilebilir" bulduğu 10 maddelik barış planına işaret ediyor. Yaptırımların kaldırılması, ABD üslerinin boşaltılması ve savaş tazminatı gibi ağır şartlar içeren bu plan, Pezeşkiyan yönetimi tarafından "ABD'nin İran'ın iradesine boyun eğmesi" olarak yorumlanıyor.
