İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Gazze’deki katliamın uluslararası hukuk önünde soruşturulmasına yönelik girişimlerin hedef alınmasına tepki gösterdi. Sanchez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Avrupa Birliği’ne çağrıda bulunarak, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler mekanizmalarının bağımsızlığının korunması için “Blokaj Statüsü”nün devreye alınmasını istedi.
Sanchez’in açıklaması, UCM Başsavcısı Karim Khan ve BM’nin işgal altındaki Filistin topraklarındaki insan hakları durumu özel raportörü Francesca Albanese’ye yönelik yaptırımların, bu isimlerin bankacılık işlemleri ve finansal hizmetlere erişimini de zorlaştırdığı haberlerinin ardından geldi.
“İSPANYA BAŞKA TARAFA BAKMIYOR”
Sanchez paylaşımında, “İspanya başka tarafa bakmıyor” mesajı verdi. Uluslararası adaleti savunanların cezalandırılmasının yalnızca kişileri değil, bütün insan hakları sistemini riske attığını belirten Sanchez, Avrupa Birliği’nin bu tablo karşısında sessiz kalamayacağını vurguladı.
İspanya Başbakanı şu ifadeleri kullandı:
“Uluslararası adaleti savunanları cezalandırmak, tüm insan hakları sistemini riske atmaktır. AB bu zulüm karşısında kollarını kavuşturup bekleyemez.”
Sanchez, bu nedenle Avrupa Komisyonu’ndan “Blokaj Statüsü”nü devreye almasını istediklerini belirtti. İspanya Başbakanı’na göre bu adım, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler’in bağımsızlığını, ayrıca Gazze’deki “soykırımı sona erdirmeye yönelik” uluslararası girişimleri korumak için gerekli.
KARİM KHAN YAPTIRIM LİSTESİNE ALINMIŞTI
Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Karim Khan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze’de savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar iddiasıyla tutuklama kararı talep eden sürecin ardından ABD’nin hedef aldığı ilk isimlerden biri olmuştu.
ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi, 13 Şubat 2025’te Khan’ı yaptırım listesine aldığını duyurdu. Karar, Başkan Donald Trump’ın Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yönelik yaptırım kararnamesinin ardından geldi.
Reuters’ın aktardığına göre yaptırımlar, Khan’ın ABD’deki varlıklarının dondurulmasını ve kendisi ile ailesinin ABD’ye girişinin yasaklanmasını içeriyordu. UCM ise yaptırımları kınayarak, mağdurlar için adalet arayışını sürdüreceğini açıklamıştı.
İsrailli tarihçi Bartov'dan Tel Aviv'e: Soykırımı soykırımla aklayamazsınız
KHAN’IN BANKA HESAPLARI DONDURULDU, E-POSTA ERİŞİMİ KESİLDİ
Yaptırımların pratik sonuçları da kısa sürede ortaya çıktı. Associated Press’in haberine göre Karim Khan’ın banka hesapları donduruldu, UCM e-posta hesabına erişimi kesildi ve yaptırımlar mahkemenin farklı dosyalardaki çalışmalarını da etkiledi.
AP’nin daha sonraki haberlerinde, UCM’de yaptırım listesine alınan bazı yargıç ve yetkililerin bankacılık hizmetlerinden kesildiği, kredi kartlarına erişimlerinin iptal edildiği ve hatta bazı dijital hizmetleri kullanamaz hale geldiği aktarıldı.
Bu tablo, Sanchez’in tepkisinin merkezindeki sorunu da ortaya koyuyor: Gazze’deki suç iddialarını soruşturan uluslararası hukukçulara yönelik yaptırımlar, yalnızca siyasi bir mesaj olarak kalmıyor; bankacılık, ödeme sistemleri, iletişim ve seyahat gibi temel alanlarda doğrudan sonuç doğuruyor.
BM RAPORTÖRÜ ALBANESE DE HEDEFTE
BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese de ABD yaptırımlarının hedefi olmuştu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 9 Temmuz 2025’te Albanese’ye yaptırım uygulanacağını duyurdu. Washington, Albanese’yi ABD ve İsrail vatandaşları ile şirketlerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde soruşturulması için çaba göstermekle suçladı.
Albanese, daha önce İsrail’in Gazze’deki saldırılarını “soykırım” olarak nitelendiren raporları ve açıklamalarıyla dikkat çekmişti. Guardian’a verdiği röportajda ise yaptırımların ardından bankacılık hizmetlerine erişimini kaybettiği, kredi kartı kullanamaz hale geldiği ve ailesinin de baskı gördüğü aktarıldı.
Uluslararası Hukukçular Komisyonu, ABD’nin Albanese’ye yaptırım uygulamasını kınayarak bunun BM özel prosedürlerinin bağımsızlığı ve BM insan hakları mekanizması açısından “varoluşsal tehdit” yaratabileceği uyarısında bulundu.
AB’DEN İSTENEN “BLOKAJ STATÜSÜ” NEDİR?
Sanchez’in Avrupa Komisyonu’na devreye alma çağrısı yaptığı “Blokaj Statüsü”, Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerin sınır aşan yaptırım kararlarının AB kişi ve şirketleri üzerindeki etkilerini sınırlamak için kullandığı bir mekanizma.
Avrupa Komisyonu’na göre bu düzenleme, AB kişi ve şirketlerini üçüncü ülkelerin sınır ötesi yaptırım yasalarına karşı korumayı amaçlıyor. Mekanizma, yabancı mahkeme kararlarının AB’de tanınmamasını, AB şirketlerinin bazı yabancı yaptırımlara uymasının yasaklanmasını ve zarar görenlerin tazminat talep edebilmesini öngörüyor.
Le Monde’un haberine göre Avrupa Birliği içinde, ABD’nin UCM yetkililerine yönelik yaptırımlarına karşı Blokaj Statüsü’nün kullanılması bir süredir tartışılıyor. Ancak Avrupa Komisyonu’nun, ABD ile ekonomik ve diplomatik gerilimi büyütme riskinden dolayı bu konuda temkinli davrandığı belirtiliyor.
SANCHEZ: “AB SESSİZ KALAMAZ”
Sanchez’in son çıkışı, İspanya’nın Gazze konusunda Avrupa içinde izlediği sert çizginin devamı niteliğinde. Madrid yönetimi daha önce Filistin devletini tanımış, Gazze’deki katliama karşı Uluslararası Adalet Divanı ve UCM süreçlerine destek vermişti. Sanchez, BM kürsüsünde de Gazze’de yaşananları “soykırım” olarak nitelendirerek uluslararası topluma harekete geçme çağrısı yapmıştı.

