WSJ’den Yaroslav Trofimov’un analizinde, iki tarafın da zamanın kendi lehine işleyeceği hesabıyla hareket ettiği ancak henüz istediği siyasi sonucu alamadığı belirtildi. İran’ın çatışmayı tırmandırarak maliyetleri artırabileceğine, ABD’nin ablukayı aylarca sürdürme kapasitesinin de belirsizlik taşıdığına dikkat çekildi.
İRAN’IN PETROL İHRACATINDA UZUN KESİNTİ
İran’ın petrol satışlarında yaşanan kesinti, ekonomik baskının başlıca göstergelerinden biri. Reuters’ın 1 Eylül tarihli haberine göre ABD’nin deniz ablukası nedeniyle İran’ın ham petrol ihracatı yaklaşık yedi haftadır durmuş durumda. Bu kesinti, İran petrolünün başlıca alıcısı Çin’e yeni sevkiyatların ulaşmasını da engelliyor.
KÖRFEZ PETROLÜNÜN BİR BÖLÜMÜ PAZARA ULAŞIYOR
Buna karşılık bölgeden petrol çıkışı tamamen kesilmiş değil. ADM Investor Services’in 4 Eylül tarihli raporunda aktarılan TankerTrackers verilerine göre, 2 Eylül’de sona eren 28 günlük dönemde Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama yaklaşık 5 milyon varil ham petrol geçti.
Umman Körfezi kıyısındaki petrol terminallerinden yapılan sevkiyatlarla birlikte günlük toplam yaklaşık 7,5 milyon varile ulaştı. Ancak bu miktar, savaş öncesindeki yaklaşık 20 milyon varillik bölgesel akışın hâlâ oldukça altında.
Bağımsız denizcilik verileri, Washington’ın petrol akışının savaş öncesi düzeylere yaklaştığı yönündeki açıklamalarını da doğrulamıyor. Associated Press’in aktardığı Lloyd’s List Intelligence verilerine göre, habere konu son haftada boğazdan 102 geçiş kaydedildi. Savaş öncesinde ise günlük geçiş sayısı 130’u aşıyordu.
ENERJİ MALİYETİ WASHINGTON’I DA ZORLUYOR
Petrol fiyatlarının 100 doların altında kalması, enerji piyasasındaki baskının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Brent petrol, 4 Eylül’de haftayı yüzde 9,3 yükselişle varil başına 96,28 dolardan tamamladı. ABD tipi ham petrolün haftalık artışı yüzde 9,7’ye ulaştı.
ABD’de yükselen akaryakıt fiyatları ve enflasyon baskısı, kasımdaki Kongre ara seçimleri öncesinde Trump yönetiminin karşı karşıya olduğu siyasi maliyeti artırıyor. Başkan Yardımcısı JD Vance de 3 Eylül’deki açıklamasında çatışmanın seçimlerden önce sona ereceğine ilişkin bir takvim vermedi.
