Trump için 3 Kasım raporu: Azil süreci yeniden başlayabilir

Trump için 3 Kasım raporu: Azil süreci yeniden başlayabilir

Arap Araştırma ve Politika Çalışmaları Merkezi, ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimlere ilişkin dikkat çekici bir rapor yayımladı. Merkezin analizinde, Demokratların Kongre'nin her iki kanadında da çoğunluğu ele geçirme ihtimali değerlendirilirken, seçim tahmincisi Nate Silver'ın modelinde Temsilciler Meclisi için yüzde 94, Senato için yüzde 75 olasılık hesaplandığı aktarıldı. Trump için yeniden azil süreci başlatılabileceği belirtildi.

ABD'de 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimlerine bir hafta kala, Doha merkezli Arap Araştırma ve Politika Çalışmaları Merkezi (Arab Center for Research and Policy Studies), seçimlerin olası sonuçlarını ve Donald Trump yönetimine etkilerini değerlendiren kapsamlı bir rapor yayımladı. Merkezin Siyasi Araştırmalar Birimi tarafından hazırlanan 21 Ekim tarihli "ABD 2026 Ara Seçimleri: Eğilimler ve Olası Senaryolar" başlıklı raporda, ekonomik sorunlar, İran savaşı, göç politikaları ve sağlık hizmetlerinin seçmen davranışları üzerindeki etkisi incelendi.

Analizin en dikkat çekici bölümünü ise Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğu kaybetmesi durumunda Trump'ın başkanlığının kalan iki yılında karşılaşabileceği siyasi ve hukuki sonuçlar oluşturdu.

DEMOKRATLAR İÇİN YÜZDE 94 VE YÜZDE 75'LİK TAHMİN

Raporda, ABD'li seçim analisti Nate Silver'ın seçim tahmin modeline geniş yer verildi. Merkezin aktardığına göre Silver'ın modelinde Demokratların Temsilciler Meclisinde çoğunluğu elde etmesi için yüzde 94, Senatoda çoğunluğu sağlaması için ise yüzde 75 olasılık hesaplandı.

Modelin dayandığı ulusal oy eğiliminde Demokratların yüzde 51, Cumhuriyetçilerin ise yüzde 41,7 seviyesinde bulunduğu, aradaki farkın 9,3 puana ulaştığı belirtildi.

Bununla birlikte rapor, ulusal anketlerdeki üstünlüğün doğrudan sandalye dağılımına dönüşmeyebileceğine de dikkat çekti. Özellikle Senatodaki seçimlerin sonuçlarını az sayıdaki eyalette gerçekleşecek yakın yarışların belirleyeceği vurgulandı.

TRUMP'IN ONAY ORANI YÜZDE 31'E KADAR DÜŞTÜ

Doha merkezli araştırma kuruluşu, Trump'ın kamuoyu desteğindeki gerilemeyi Cumhuriyetçilerin karşı karşıya olduğu en önemli siyasi sorunlardan biri olarak değerlendirdi. Raporda yer verilen 19 Ekim tarihli Reuters/Ipsos anketine göre Trump'ın başkanlık performansını onaylayanların oranı yüzde 31'e kadar geriledi. Bu oran, Trump'ın iki başkanlık dönemindeki en düşük seviyelerden biri oldu.

Ara seçimler öncesinde 26 Ekim'de tamamlanan yeni Reuters/Ipsos anketi ise onay oranının yüzde 32'ye yükseldiğini gösterdi.

Son ankette kayıtlı seçmenlerin yüzde 47'si Demokratları, yüzde 36'sı Cumhuriyetçileri tercih edeceğini bildirdi. Kararsız seçmenlerin eğilimleri hesaba katıldığında oranlar Demokratlar için yüzde 50, Cumhuriyetçiler için yüzde 41 olarak hesaplandı.

Ara seçimlerde Trump'ın adı oy pusulalarında yer almayacak. Ancak araştırma, seçmenlerin önemli bölümünün tercihini doğrudan başkanın ekonomi ve dış politika performansına göre şekillendirdiğine dikkat çekiyor.

İRAN SAVAŞI CUMHURİYETÇİLERİN SEÇİM HESAPLARINI ETKİLEDİ

Raporda, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın seçim atmosferini değiştiren başlıca gelişmelerden biri olduğu değerlendirmesi yapıldı. Trump'ın 2024 seçim kampanyasında ABD'yi yeni dış savaşlara sürüklememe vaadinde bulunduğunu hatırlatan araştırmacılar, İran'la yaşanan askerî çatışmanın Cumhuriyetçi seçmenlerin bir bölümünde de rahatsızlık yarattığını belirtti.

Pew Araştırma Merkezinin verilerine göre Amerikalıların yüzde 65'i Trump yönetiminin İran'daki askerî operasyonları ele alış biçimini onaylamıyor. Destek verenlerin oranı ise yüzde 33 seviyesinde.

Merkez, İran savaşının yalnızca dış politika açısından değil, enerji fiyatları ve hayat pahalılığı üzerindeki etkileri nedeniyle de seçimlerde belirleyici bir mesele haline geldiğini vurguladı.

BENZİN FİYATLARI 2,98 DOLARDAN 4,30 DOLARA YÜKSELDİ

Araştırmada, Trump yönetiminin ekonomi politikasına duyulan güvensizliğin temelinde artan yaşam maliyetlerinin bulunduğu ifade edildi. Rapora göre ABD'de bir galon benzinin ortalama fiyatı şubat ayı sonunda 2,98 dolar seviyesindeyken ekim ayında yaklaşık 4,30 dolara yükseldi. Aynı dönemde dizel fiyatlarında yüzde 66 ile yüzde 69 arasında artış yaşandığı belirtildi.

Yıllık enflasyon oranının da yüzde 2,4'ten yüzde 3,7'ye yükseldiğini aktaran merkez, enerji fiyatlarındaki artışın tarım, taşımacılık ve gıda maliyetlerine yansıdığını kaydetti.

Raporda atıf yapılan kamuoyu araştırmalarına göre seçmenlerin yaklaşık yüzde 84'ü ekonomiyi seçimlerdeki en önemli konular arasında değerlendiriyor.

Reuters/Ipsos'un 19 Ekim anketinde ise Amerikalıların yüzde 68'i Trump'ın ekonomiyi yönetme biçimini onaylamadığını belirtmişti.

CUMHURİYETÇİLERİN TRUMP İKİLEMİ

Raporda Cumhuriyetçi Partinin Trump'la ilişkisi de ayrı bir başlık altında incelendi. Araştırmacılara göre Cumhuriyetçi adaylar, Trump'ın parti tabanını sandığa götürebilen güçlü siyasi etkisinden yararlanmak isterken, bağımsız seçmenler arasında başkana yönelik memnuniyetsizliğin kendilerine zarar vermesinden kaygı duyuyor.

Trump'ın Cumhuriyetçi ön seçimlerde aday belirleme süreçlerine müdahale etmesinin bu ikilemi daha da güçlendirdiği değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda yer verilen bir araştırmaya göre seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi Trump'ın oy tercihleri üzerinde etkili olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yüzde 42'si ise bu etkinin kendilerini Cumhuriyetçi adaylara karşı oy kullanmaya yönelttiğini söylüyor.

Merkez, Demokratların seçim kampanyasını Trump yönetiminin performansı üzerinden yürütmesini bu tabloyla ilişkilendirdi.

CUMHURİYETÇİLER GÖÇ VE SUÇLA MÜCADELEDE ÜSTÜNLÜĞÜ KORUYOR

Raporda Cumhuriyetçilerin avantajlı olduğu alanlara da yer verildi. Kamuoyu araştırmalarına göre göç politikalarında Cumhuriyetçilerin Demokratlara karşı beş puanlık güven üstünlüğü bulunuyor. Suçla mücadelede ise Cumhuriyetçilerin sorunları çözme konusunda daha yetkin olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 43, Demokratları tercih edenlerin oranı yüzde 29 olarak ölçüldü.

Bununla birlikte merkez, Trump yönetiminin sert sınır dışı politikalarının ve göçmenlik operasyonlarında yaşanan şiddet olaylarının özellikle Latin kökenli seçmenler arasındaki desteği olumsuz etkileyebileceğini değerlendirdi.

Rapora göre Latin kökenli seçmenlerin yüzde 54'ü ara seçimlerde Demokrat adayları destekleme eğiliminde.

YAPAY ZEKÂ VERİ MERKEZLERİ BİLE SEÇİM MESELESİ OLDU

Doha merkezli araştırma kuruluşunun dikkat çektiği yeni tartışma alanlarından biri de yapay zekâ yatırımları oldu. Raporda, seçmenlerin yüzde 44'ünün yapay zekâ politikalarını oy tercihleri açısından çok önemli gördüğü aktarıldı.

Büyük veri merkezlerinin elektrik ve su tüketimine yönelik tepkilerin arttığına dikkat çekilen analizde, atıf yapılan bir araştırmaya göre Amerikalıların yüzde 71'inin yaşadıkları bölgelerde yeni veri merkezi kurulmasına karşı çıktığı belirtildi.

Merkez, veri merkezi projelerine yönelik itirazların Cumhuriyetçi seçmenler arasında da yaygınlaştığını ve bazı eyaletlerde seçim kampanyalarının önemli başlıklarından birine dönüştüğünü ifade etti.

SENATONUN KADERİ DOKUZ KRİTİK YARIŞTA BELİRLENECEK

Araştırmada Temsilciler Meclisindeki çoğunluğun değişmesinin yanı sıra Senatodaki güç dengesi de ayrıntılı biçimde ele alındı. Cumhuriyetçiler Senatoda 53 sandalyeye sahipken, Demokratların çoğunluk sağlayabilmesi için mevcut dağılıma göre net dört sandalye kazanması gerekiyor.

Raporda Senatodaki mücadelede dokuz kritik yarışa dikkat çekildi. Kansas, Iowa, Teksas, Alaska, Ohio ve Kuzey Carolina, Cumhuriyetçilerin mevcut sandalyelerini korumaya çalıştığı eyaletler arasında gösterildi. Özellikle Teksas'taki yarışın önemine işaret eden merkez, eyaletin 1988'den bu yana Demokrat bir senatör seçmediğini hatırlattı.

Raporda, Demokratların Teksas'taki Cumhuriyetçi aday Ken Paxton karşısında James Talarico ile yürüttüğü kampanyanın, eyaletteki geleneksel siyasi dengeler bakımından dikkatle izlendiği belirtildi.

Demokratların ayrıca Michigan, Minnesota, New Hampshire ve Georgia gibi eyaletlerde ellerindeki sandalyeleri korumak zorunda olduğu vurgulandı.

Senatoda 50-50'lik eşitlik oluşması halinde ise başkan yardımcısı JD Vance'in belirleyici oy kullanma yetkisi nedeniyle çoğunluk kontrolü Cumhuriyetçilerde kalacak.

DEMOKRATLAR KONGRE'Yİ ALIRSA TRUMP'I NE BEKLİYOR?

Raporun sonuç bölümünde, seçimlerin Trump yönetiminin kalan iki yılındaki hareket alanını nasıl değiştirebileceği değerlendirildi. Araştırmacılar, Demokratların Kongre'nin bir veya iki kanadında çoğunluğu sağlamasının Trump'ın iç politika gündemindeki birçok düzenlemenin yasalaşmasını zorlaştırabileceğini belirtti.

Özellikle bütçe, federal harcamalar, göç politikaları ve bazı ekonomik düzenlemelerde Kongre ile Beyaz Saray arasındaki anlaşmazlıkların derinleşebileceği ifade edildi.

Merkez, dış politikada başkanın yetkilerinin daha geniş olması nedeniyle etkilerin görece sınırlı kalabileceğini, ancak Kongre'nin denetim ve bütçe yetkilerinin burada da önem taşıdığını vurguladı.

RAPORUN EN DİKKAT ÇEKİCİ SENARYOSU: TRUMP HAKKINDA YENİ AZİL SÜRECİ

Araştırmanın en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri, Demokratların Temsilciler Meclisinde çoğunluğu sağlaması halinde Trump hakkında yeni soruşturmalar açılabileceği yönündeki tespit oldu. Merkez, Trump'ın ilk başkanlık döneminde yaşanan sürece benzer şekilde yeni kongre soruşturmalarının gündeme gelebileceğini, bunların yeniden bir azil girişimine dönüşebileceğini belirtti.

Ancak böyle bir sürecin başlatılmasıyla Trump'ın görevden alınmasının birbirinden farklı anayasal aşamalar olduğuna dikkat çekildi.

ABD'de Temsilciler Meclisinin salt çoğunlukla azil suçlaması yöneltebilmesine karşılık, başkanın görevden alınması için Senatodaki yargılamada üyelerin üçte ikisinin mahkûmiyet yönünde oy kullanması gerekiyor.

Bu nedenle Demokratların Senatoda da çoğunluğu sağlaması, tek başına Trump'ın görevden alınması için yeterli olmayacak.

SEÇİM TRUMP'IN KALAN İKİ YILINI ŞEKİLLENDİRECEK

Merkez, raporun sonuç bölümünde 3 Kasım seçimlerinin yalnızca Kongre'deki sandalye dağılımını değil, Trump'ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılını da etkileyebileceğini değerlendirdi. Demokratların kazanacağı yeni denetim yetkilerinin Beyaz Saray'ın politika alanını daraltabileceği, Cumhuriyetçi Parti içindeki siyasi dengeleri değiştirebileceği ve 2028 başkanlık seçimlerine uzanan süreci etkileyebileceği belirtildi.

Bununla birlikte tahmin modelleri ve ulusal anketlerin seçim sonucunu kesinleştirmediği, Kongre'nin iki kanadındaki çoğunluğun eyalet ve seçim bölgesi bazındaki sonuçlara göre belirleneceği vurgulanıyor.

3 Kasım'da yapılacak seçimlerde Temsilciler Meclisinin 435 sandalyesinin tamamı ve Senatonun 100 sandalyesinden 35'i için oy kullanılacak.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN