Netanyahu ile birlikte İran’a saldırı başlatan Trump, sürenin uzaması nedeniyle hem küresel piyasalardan hem de iç kamuoyundan yükselen tepkiler nedeniyle iyice köşeye sıkıştı. Tutarsız açıklamalarıyla bilinen ABD Başkanı’nın restlerine İran, ‘Basra Körfezi’ni mayınlarız’ restiyle karşılık verince Trump geri adım attı ve saldırıları 5 gün ertelediğini duyurdu. Birkaç saat sonra Trump bu kez “İran’la çok çok güçlü görüşmeler yaptık. 15 konuda anlaştık” dedi. Ardından “olmazsa bombalamaya devam ederiz” tehdidini de sürdürdü.
TAHRAN: ABD’NİN AMACI ZAMAN KAZANMAK
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, Witkoff ve Kushner’in İran’la çok yoğun görüşmeler yürüttüğünü söylerken “Görüşmeler mükemmel geçti. Eğer bu mutabakatı hayata geçirirlerse, çatışma sona erecek” diyerek savaşın bitebileceğini açıkladı. İranlılar’ın kendilerini aradığını söyleyen Trump, Mücteba Hamaney’i lider olarak görmediğini söyleyerek rejim değişikliği istediğini de duyurdu. Trump’ın iddialarını reddeden Tahran, ABD’nin amacının askeri planları için zaman kazanmak ve enerji fiyatlarını düşürmek olduğunu söyledi.

TRUMP’TAN YENİ İRAN ZİKZAĞI
Küresel piyasalarda çöküş sinyalleri güçlenirken ABD Başkanı Trump, İran konusunda yine çelişkili mesajlar verdi. Trump, önce İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırıları beş günlüğüne ertelediğini duyurdu, ardından anlaşmanın yakın olduğunu söyledi, sonra da rejim değişimi istediğini açıkça ilan etti. ‘Mücteba Hamaney’in ölmesini istemem’ dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran krizinde bir kez daha kafa karıştıran açıklamalar yaptı. Hürmüz Boğazı’nın açılması için Tahran’a verdiği sert ültimatomun süresini uzatan Trump, önce İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırıları beş günlüğüne ertelediğini duyurdu, ardından anlaşmanın yakın olduğunu söyledi, sonra da rejim değişimi istediğini açıkça ilan etti. Böylece Washington, dünya ekonomisinin alarm verdiği bir dönemde hem diplomasi sinyali verdi hem de savaş tehdidini masada tuttu. Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada ABD ile İran arasında son günlerde “çok verimli görüşmeler” yürütüldüğünü savundu ve bu nedenle enerji santralleri ile altyapıya yönelik saldırıları beş günlüğüne erteleme talimatı verdiğini açıkladı. Palm Beach’te Air Force One’a binmeden önce gazetecilere konuştuğunda ise, İran’ın anlaşma yapmayı “çok istediğini”, iki taraf arasında “neredeyse tüm başlıklarda uzlaşma” bulunduğunu ve gün içinde telefon görüşmesi yapabileceklerini söyledi. ABD’nin İran tarafında “üst düzey bir isimle” görüştüğünü belirten Trump, bu kişinin yeni dini lider olmadığını ifade etti. İsrail basınına göre Washington, savaşı sona erdirmek amacıyla İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile müzakereler yürütüyor. İran’ın nükleer silah programından vazgeçmeyi kabul ettiğini öne süren ABD Başkanı, “Onlar nükleer silaha sahip olmayacak” derken, aksi halde anlaşma olmayacağını savundu. Bir yandan “hiçbir şeyi garanti etmeyen bir anlaşma yapma ihtimalimiz oldukça yüksek” diyerek temkinli konuştu, diğer yandan da “Bir tahminde bulunacak olsam 4 hafta derdim” ifadesiyle takvim verdi. Hatta normal şartlarda İran’ın 10 milyar doları aşan en büyük elektrik üretim tesisini vurmayı planladıklarını söyleyerek, “İyi giderse çözeriz, aksi halde bombalamaya devam ederiz” tehdidini yineledi. Ancak Trump’ın çıkışı bununla da bitmedi. Basına yaptığı açıklamalarda İran rejiminde “çok ciddi bir değişim” görmek istediğini söyleyen Trump, rejimdeki isimlerin öldürüldüğünü ve bunun doğal olarak rejim değişimini zorunlu kılacağını iddia etti. Mücteba Hamaney hakkında da dikkat çekici ifadeler kullanan Trump, “ölmesini istemem” dedi. Böylece aynı konuşmada hem anlaşma, hem bombardıman, hem de rejim değişimi mesajı verdi. İran basını ve resmi kaynaklar ise, Washington’la doğrudan ya da dolaylı müzakere yürütüldüğü iddiasını yalanladı. İran tarafı, Trump’ın açıklamalarını “psikolojik savaş” ve zaman kazanma hamlesi olarak niteledi; asıl geri adımın, İran’ın misilleme ültimatomu ve bölgesel enerji altyapısına dönük tehditleri nedeniyle Washington’dan geldiğini savundu. İsrail basınında ise ABD’nin Tel Aviv’den İran’daki elektrik santrallerini hedef almamasını istediği, Washington’un krizin ekonomik sonuçlarını daha fazla derinleştirmek istemediği yönünde haberler yer aldı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Trump’a saldırıları ertelediği için teşekkür ederken, AB de kararı olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.
İRAN ÜLTİMATOM SONRASI BÖYLE REST ÇEKMİŞTİ: SU DEPONUZU DOLDURUN TELEFONLARINIZI ŞARJ EDİN
Trump’ın Hürmüz Boğazı ültimatomuna Tahran’dan gelen en dikkat çekici yanıtlardan biri, doğrudan İsrail ve Körfez ülkelerine yönelik hazırlık çağrısı olmuştu. İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı İsmail Sekab İsfahani, ABD Başkanı Donald Trump’ın “48 saat içinde Hürmüz Boğazı’nı açmazsanız elektrik santrallerini vururuz” tehdidine karşı, “48 saat içinde su depolayın ve telefonlarınızı şarj edin” diyerek bölge ülkelerine açık bir uyarı yaptı. Bu mesaj, İran’ın olası bir saldırının yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmayacağı, enerji ve temel yaşam altyapısında geniş çaplı sonuçlar doğurabileceği yönündeki resti olarak yorumlandı. Tahran yönetimi, enerji altyapısına yönelik herhangi bir saldırının derhal misillemeyle karşılanacağını daha önce de ilan etmişti. İranlı yetkililer, özellikle elektrik şebekeleri, su arıtma tesisleri ve bölgedeki kritik altyapının hedef haline gelebileceğini savunurken, İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif de altyapıya dönük bir saldırının tüm bölgede yaygın elektrik kesintilerine yol açabileceğini söyledi. Böylece Trump’ın ültimatomuna İran yalnızca askeri tehditlerle değil, günlük yaşamı felç edebilecek bir karşılık senaryosuyla yanıt vermiş oldu.
