İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerine karşı açıkladığı yeni yaptırım paketi, Washington’da alışılmışın dışında bir karşılık buldu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, gazetecilerin Londra’nın kararına ilişkin sorusu üzerine İngiliz hükümetini eleştirmekten kaçındı. Rubio, İngiltere’nin yaptırım kararından ABD’yi önceden haberdar ettiğini belirterek, “Bunlar onların aldığı kararlar” dedi.
ABD’nin aynı yolu izlemeyeceğini ifade eden Rubio, buna karşın İngiltere’nin kararını kınayan ya da geri çekmesini isteyen herhangi bir açıklama yapmadı.
RUBIO: BATI ŞERİA’DA GERİLİMİN ARTMASINI İSTEMİYORUZ
Rubio’nun açıklamasının dikkat çeken bölümü Batı Şeria’daki gelişmelere ilişkin sözleri oldu. ABD Dışişleri Bakanı şöyle konuştu:
“Başkan bu konuda daha önce de görüşünü ifade etti. Bölgede bu kadar çok şey yaşanırken Batı Şeria’da istikrarsızlaştırıcı herhangi bir gelişme görmek istemiyoruz.”
Rubio, Washington’ın özellikle şiddetin, çatışmanın ve gerilimin artmasından endişe duyduğunu belirtti. ABD’nin İngiltere’nin uyguladığı ticaret yasağına katılmayacağını söyleyen Rubio, Londra’nın gerekçelerine doğrudan karşı çıkmadı.
AXIOS: ABD, İNGİLTERE’NİN KAYGILARINI PAYLAŞIYOR
Rubio’nun ölçülü açıklamasının arkasındaki diplomatik tabloya ilişkin en dikkat çekici bilgi ise Axios’tan geldi. Habere göre İngiltere Başbakanı Andy Burnham, yaptırım kararını açıklamadan önce ABD Başkanı Donald Trump’ı bilgilendirdi. Görüşme hakkında bilgi sahibi iki kaynağa göre Trump, İngiltere’nin kararına karşı çıkmadı ve Burnham’dan geri adım atmasını istemedi.
Daha önemlisi, ABD’li yetkililer İngiliz muhataplarına, uygulanacak yaptırımlar konusunda aynı fikirde olmasalar bile Netanyahu hükümetinin Batı Şeria politikasına ilişkin Londra’nın kaygılarını paylaştıklarını iletti.
Axios, Washington’ın İngiltere liderliğindeki girişime karşı çıkmamasını, Trump yönetiminin Netanyahu hükümetinin Batı Şeria politikasından duyduğu rahatsızlığın bir işareti olarak değerlendirdi.
ABD BÜYÜKELÇİSİ SERT ÇIKTI, BEYAZ SARAY MESAFE KOYDU
Washington’daki tutum farklılığını daha görünür hale getiren bir başka gelişme ise ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin açıklamaları oldu. Huckabee, BBC’ye yaptığı açıklamada İngiltere’nin yaptırım kararını sert biçimde eleştirmiş ve bunu “Yahudi halkına karşı ayrımcılık” olarak nitelendirmişti.
Ancak Beyaz Saray, Huckabee’nin sözlerine açıkça mesafe koydu. Bir Beyaz Saray yetkilisi Axios’a, büyükelçinin açıklamalarının “Beyaz Saray veya Dışişleri Bakanlığı ile koordine edilmediğini” söyledi.
Bu açıklama, Rubio’nun İngiltere’yi doğrudan hedef almayan tutumuyla birlikte değerlendirildiğinde Washington’ın İsrail hükümetine yönelik yaklaşımında dikkat çekici bir ayrışmaya işaret ediyor.
İNGİLTERE NE KARAR ALDI?
İngiltere, Fransa, Kanada ve 12 ülke ile koordineli olarak işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden yapılan mal ithalatını yasaklama kararı aldı.
Toplam 12 ülke, yasa dışı yerleşimlerle ticaretin sınırlandırılması yönünde ulusal veya Avrupa düzeyinde önlemler alınmasını destekledi.
İngiliz hükümeti kararın gerekçesi olarak yerleşimlerin hızla genişlemesini, artan yerleşimci şiddetini ve özellikle E1 yerleşim projesini gösterdi.
12 ülkenin ortak açıklamasında, İsrail hükümetinin Batı Şeria’daki uygulamalarının iki devletli çözüm ihtimalini tehlikeye attığı belirtildi.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ise bir adım daha ileri giderek İngiliz hükümetinin İsrail’in Batı Şeria’daki işgalini hukuka aykırı kabul ettiğini açıkladı.
Londra ayrıca yerleşim faaliyetlerini finanse eden veya kolaylaştıran kişi ve şirketlere karşı yeni yaptırımlar uygulanacağını duyurdu.
