ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askerî operasyonları keskin biçimde genişletme planından, en azından şimdilik vazgeçtiği bildirildi. The New York Times’ın ABD yönetimindeki yetkililere dayandırdığı haberine göre Trump, cuma günü üst düzey danışmanları ve kabine üyeleriyle yaptığı toplantının ardından daha büyük çaplı bombardıman seçeneğini geri plana aldı.
Kararın arkasındaki başlıca kaygılardan birinin, ABD ordusunun Orta Doğu’daki birliklerini İran’ın balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı korumak için kullandığı Patriot önleme füzelerinin hızla tükenmesi olduğu belirtildi.
İran’dan ABD’ye ağır kayıp iddiası: 11 uçak, 17 İHA ve 200 asker
CAINE’DEN “STOKLAR TEHLİKELİ BİÇİMDE AZALIR” UYARISI
Habere göre ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, İran’a karşı büyük çaplı savaş operasyonlarına dönülmesinin askerî açıdan mümkün olduğunu ancak bunun ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının elindeki hava savunma mühimmatını tehlikeli ölçüde azaltacağını Trump’a iletti.
Pentagonun hava savunma stoklarına ilişkin kaygıları, Ürdün’deki bir ABD üssüne düzenlenen son saldırıyla daha da arttı.
Üst düzey bir ABD yetkilisinin verdiği bilgiye göre geçen cuma günü İran tarafından düzenlenen füze ve İHA saldırısı sırasında bir balistik füze Amerikan hava savunmasını aşarak Ürdün’de üç ABD askerinin ölümüne yol açtı.
NYT, Caine’in Trump’a verdiği özel askerî tavsiyeler hakkında resmî açıklama yapılmadığını kaydetti.
1200’DEN FAZLA PATRIOT FÜZESİ KULLANILDI
Pentagonun iç değerlendirmeleri ile Kongre yetkililerine dayandırılan bilgilere göre ABD ordusu, nisan ayı sonuna kadar İran savaşında 1200’den fazla Patriot önleme füzesi kullandı.
Her bir füzenin maliyetinin 4 milyon doların üzerinde olduğu belirtilirken, son haftalardaki yoğun İran saldırılarının ardından stokların daha da kötü bir seviyeye gerilediği aktarıldı.
İran’a yönelik büyük bir Amerikan saldırısının daha sert bir misillemeye yol açması ve Ürdün, Kuveyt, Bahreyn ile Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ABD üsleri üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.
Washington yönetiminin temel kaygısı, saldırı kapasitesini yükseltirken kendi üslerini koruyacak yeterli savunma mühimmatının kalmaması.
TRUMP’IN YAKIN ÇEVRESİ DE OPERASYONA MESAFELİ
Haberde, Trump’ın yakın çevresindeki isimlerin çok azının İran’a karşı geniş kapsamlı yeni bir saldırının doğru olacağına inandığı belirtildi.
Üst düzey bir ABD yetkilisi, bombardımanın İran’ı müzakere masasına döndürmek yerine ters etki yarattığını savundu. Yetkiliye göre saldırılar, İran yönetimi içindeki ayrılıkları geri plana iterek ülkenin dış tehdide karşı kenetlenmesine yardımcı oluyor.
Trump’ın damadı ve danışmanlarından Jared Kushner’ın da aralarında bulunduğu bazı isimlerin, askerî tırmanma yerine uzun süreli müzakereler ve ekonomik baskının sürdürülmesini daha az riskli bir seçenek olarak gördüğü aktarıldı.
ABD, 13 GECE SONRA SALDIRI DÜZENLEMEDİ
ABD ile İran arasındaki çatışmalarda cumartesi günü son iki haftanın ilk görece sakin dönemi yaşandı.
ABD güçleri, İran’a yönelik üst üste 13 gece devam eden saldırıların ardından cumartesi gecesi yeni bir operasyon açıklamadı. Buna karşın Yemen’de Suudi Arabistan destekli güçlerle İran’la bağlantılı Husiler arasında çatışmaların yeniden alevlendiği belirtildi.
Trump, cuma günkü toplantıdan önce ABD ordusunun daha ağır saldırılar için hazır olduğunu söylemişti.
ABD Başkanı, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Hazır ve tamamen silahlanmış durumdayız. Ancak onlarla konuşuyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
Bir gün önce verdiği röportajda ise “şimdiye kadarkinden daha büyük, devasa bir saldırıyı” değerlendirdiğini ve karar vermeye yakın olduğunu söylemişti.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN ÇOK AŞAMALI SALDIRI PLANI
Pentagon yetkililerinin hafta başındaki değerlendirmelerine göre Trump, İran’a karşı çok aşamalı bir bombardıman kampanyasının ilk bölümünü onaylamaya yakındı.
Planın ilk aşamasında İran’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki kıyı radarlarının, gemisavar füze rampalarının, küçük saldırı botlarının ve ticari gemilere yönelik saldırılarla bağlantılı olduğu ileri sürülen diğer tesislerin vurulması düşünülüyordu.
Demiryolu köprüleri, enerji tesisleri ve İran’ın nükleer programıyla bağlantılı alanların da olası hedefler arasında bulunduğu aktarıldı.
ABD ordusu, muhtemel tırmanmaya hazırlanmak amacıyla son günlerde Orta Doğu’ya ilave asker, silah ve mühimmat sevk etmişti.
Trump: İran anlaşmaya hazır değil
KÖRFEZ ÜLKELERİ DAHA BÜYÜK SAVAŞTAN ENDİŞELİ
Trump yönetiminin kaygıları yalnızca askerî stoklarla sınırlı değil.
NYT’ye göre Washington, savaşın bütün Orta Doğu’ya yayılmasından, İran saldırılarına açık durumdaki Körfez ülkelerinin ABD’den uzaklaşmasından, küresel enerji fiyatlarının yükselmesinden ve yeni bir mülteci krizinin ortaya çıkmasından endişe ediyor.
Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli biçimde açılmasına yönelik çabaların sonuçsuz kalması ve akaryakıt fiyatlarının yeniden yükselmesi de Trump üzerindeki baskıyı artırıyor.
ABD’nin son haftalarda düzenlediği kapsamlı saldırıların İran’ı askerî olarak caydırmayı başaramadığı değerlendirmesi yapılıyor.
DENİZ ABLUKASINDAN SINIRLI SONUÇ
ABD’nin İran limanlarına giriş ve çıkış yapan gemilere yönelik yeniden uygulamaya koyduğu deniz ablukasının da şu ana kadar karışık sonuçlar verdiği belirtildi.
İran’ın haziran ortasında varılan mutabakat sonrasında başta Çin olmak üzere bazı ülkelere petrol sevkiyatını yeniden başlattığı, bu petrolün önemli bir bölümünün henüz teslim aşamasında olduğu aktarıldı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin’in İran’dan ham petrol alımını son aylarda yaklaşık yüzde 40 azalttığını ve bunun Tahran’ın gelirlerini ciddi biçimde düşürdüğünü savundu.
Washington yönetimi ayrıca İranlı finansçı Babek Zencani’nin ticari ağıyla bağlantılı dokuz şirket ve dört kişiye yeni yaptırımlar uyguladı.
ASKERÎ SEÇENEK MASADAN KALKMADI
Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, Trump’ın diplomatik çözümü tercih ettiğini ancak İran’ın Hürmüz Boğazı’nda veya ABD müttefiklerine karşı saldırılarını sürdürmesi halinde bütün seçeneklerin masada kalacağını söyledi.
Bu nedenle geniş çaplı operasyon planının tamamen iptal edilmediği, yalnızca mevcut askerî ve siyasi riskler nedeniyle geçici olarak ertelendiği değerlendiriliyor.
Trump yönetiminin önündeki temel ikilem ise İran’a yönelik baskıyı artırırken, ABD’nin bölgedeki üslerini koruyacak hava savunma kapasitesini tüketmemek.
