Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, geçtiğimiz hafta sonu Kürt grupların liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) karşı başlattığı hızlı taarruzla, Washington ile ilişkilerini riske atarak sahada yeni bir gerçeklik oluşturdu. ABD yönetiminin, operasyonun bölgedeki Amerikan askerlerini tehlikeye atabileceği ve IŞİD tutuklularının kaçmasına yol açabileceği yönündeki uyarılarına rağmen Şara, askeri harekat emrini verdi.
Wall Street Journal’da yer alan analize göre, Şara’nın bu riskli stratejisi sonuç verdi. Şam yönetimine bağlı kurmayların, ABD destekli SDG içindeki Arap unsurları ikna ederek taraf değiştirmelerini sağlamasıyla, örgüt Suriye’nin kuzeydoğusundaki geniş bir alandan çekilmek zorunda kaldı. Bu gelişme, Pentagon’un Orta Doğu stratejisinde köklü değişikliklere ve on yılı aşkın süredir devam eden ABD askeri varlığının sona ermesi tartışmalarına kapı araladı.
AŞİRET DİNAMİKLERİ VE SDG'NİN ÇÖZÜLMESİ
Suriye’nin yeni lideri Şara’nın kuzeydoğudaki başarısı, salt askeri güçten ziyade siyasi manevralara dayandırılıyor. Şara’nın istihbarat şefi ve dışişleri bakanı gibi üst düzey kurmaylarının doğu Suriye kökenli olması, bölgedeki nüfuzun kullanılmasında etkili oldu. Özellikle "Ebu Ahmed Zakur" kod adıyla bilinen Cihad İsa el-Şeyh’in Arap aşiretleriyle kurduğu temaslar, Deyr Ez-Zor ve Rakka gibi kritik bölgelerdeki dengeleri değiştirdi.
Suriye diplomatı Bassam Barabandi, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:
"İnsanlar bu adamın kapasitesini yanlış değerlendirdi. SDG’ye karşı savaşın saatler ya da günler değil, haftalar süreceğini düşündüler. Ancak olan şuydu: Sadece çöktüler. Savaşmadılar."
Operasyon sonucunda SDG hızla çözülürken, hükümet güçleri aşiretlerin de desteğiyle stratejik petrol sahalarını ve Fırat Nehri üzerindeki önemli bir barajı kontrol altına aldı.
ABD YÖNETİMİNDEN ŞARA'YA DESTEK SİNYALİ
2024 yılında Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından oluşan güç boşluğunu doldurmak için Trump yönetimi tarafından desteklenen Ahmed el-Şara, eski bir isyancı lider olmasına rağmen Washington ile şaşırtıcı bir ilişki geliştirdi. ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada Şara’yı överek "muazzam bir ilerleme" kaydettiğini belirtti ve "Sanırım her şeyi yoluna koyacak" ifadesini kullandı.
Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Esad’ın düşüşünden sonra SDG’yi destekleme gerekçesinin ortadan kalktığını savundu. Barrack, "Bugün durum temelden değişti. Şam artık IŞİD gözaltı tesislerinin ve kamplarının kontrolü de dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hem istekli hem de bu konumda" değerlendirmesinde bulundu.
IŞİD MAHKUMLARININ DURUMU VE GÜVENLİK RİSKLERİ
Şara’nın kuzeydoğuyu kontrol altına alması, bölgedeki IŞİD mahkumlarının durumuyla ilgili endişeleri de beraberinde getirdi. ABD ordusu, eski savaşçıların ve ailelerinin kaçabileceği endişesiyle binlerce IŞİD mahkumunu kuzeydoğu Suriye’deki tesislerden Irak’a nakletmeye başladı. Yetkililer, 9 bin tutukludan yaklaşık 7 bininin, sorumluluğu devralacak olan Irak makamlarına teslim edileceğini bildirdi.
Öte yandan operasyon sırasında ABD güçlerinin, Amerikan askerlerinin bulunduğu bir üssün yakınında Suriye hükümetine ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğü ve Şara’ya bağlı güçlerin üsdeki SDG kışlasına ateş açtığı belirtildi. Uzmanlar, Şara’nın en büyük sınavının, güçleri arasındaki disiplini korumak ve Kürt sivillere ya da geri çekilen SDG unsurlarına yönelik olası insan hakları ihlallerini engellemek olacağını vurguluyor.
