Acemoğlu’ndan yapay zeka uyarısı: “Birçok insanın işlerini kaybetmelerine yol açabilir”

Acemoğlu’ndan yapay zeka uyarısı: “Birçok insanın işlerini kaybetmelerine yol açabilir”

Prof. Dr. Daron Acemoğlu, ABD ile Çin arasındaki çip rekabetinin küresel riskleri artırdığını belirterek “Çin ve Amerika’nın bir şekilde koordine olmaları lazım, bu çip savaşları ya da yapay zeka yarışı, bu koordinasyonu çok zorlaştırıyor.” dedi. Yapay zekanın doğru kullanılması halinde yeni işler ve ücret artışı sağlayabileceğini, ancak otomasyona odaklanılması durumunda eşitsizliği artırabileceğini söyleyen Acemoğlu, "Gelecek 5 yılda üretkenlik patlaması olacağı söylemleri gerçekçi değil" dedi

2024 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Prof. Dr. Daron Acemoğlu, ABD ile Çin arasında çip teknolojileri alanında yaşanan rekabetin küresel riskleri artırdığı uyarısında bulundu. Acemoğlu, iki ülkenin küresel sorunlar karşısında iş birliği yapmasının önemine dikkat çekerken, yapay zeka yatırımları ve Fed’in bağımsızlığına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Avrasya Kalkınma Bankası Yıllık Toplantısı ve İş Forumu, 25-26 Haziran tarihlerinde Kazakistan’ın Almatı kentinde düzenlendi. Foruma katılan Daron Acemoğlu, içinde bulunulan dönemi “belirsizlik çağı” olarak nitelendirdi. Dünyada güç dengelerinin değiştiğini, nüfus yapısındaki dönüşüm ile iklim değişikliğinin özellikle şehirleşme üzerinde ciddi belirsizlikler oluşturduğunu söyledi.

Yapay zekanın önemli fırsatlar sunduğunu ancak beraberinde büyük riskler de getirdiğini belirten Acemoğlu, en önemli sorunun teknolojinin nasıl kullanılacağı ve bundan kimlerin yararlanacağı olduğunu ifade etti.

“En azından iki nedenden dolayı büyük belirsizlikler de yaratıyor. Birincisi ve daha da derin olarak: ‘Yapay zekayı nasıl kullanacağız ve bundan kimler faydalanacak?’. Orada büyük bir soru işareti var. Örneğin, şu anda otomasyon üzerine olan odaklaşma, birçok insanın işlerini kaybetmelerine yol açabilir. Bu da tamamen büyük bir eşitsizlik patlamasına yol açar. Aynı zamanda ekonominin dengelerini bozar. Ve hatta bunun da kurumlar üzerine derin etkileri olabilir. Öbür taraftan, yapay zekayı daha işçi sınıfına yarar verici bir şekilde dengeleyebilirsek ki ben çalışmalarımda bunun nasıl yapılacağı konusunda ipuçları vermeye çalışıyorum. O zaman bunun etkisi çok daha değişik olur. Örneğin çok daha fazla ücret artışına ya da yeni işler üretilmesine yardımcı olabilir. Bu en büyük belirsizlik nedeni.”

Yapay zeka yatırımlarının ekonomik karşılığına ilişkin de konuşan Acemoğlu, sektörde trilyonlarca dolarlık yatırım bulunduğunu belirterek, bunun sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri olduğunu dile getirdi.

“Aynı zamanda bir belirsizlik odağı da şu anki stratejilerin karlılığa yol açıp açmayacağına bağlı. Şu anda bakarsanız trilyonlarca dolar yatırım var. Ve çok basit bir hesap yaparsanız, yapay zeka endüstrisinin 1 trilyon dolar gelir üretmesi lazım, bunları karlı hale getirebilmek için. Bu olacak mı, olmayacak mı? Büyük bir belirsizlik. Bu olmazsa yatırımcılar ‘Tamam olmadı biz yine de yatırıma devam edeceğiz mi?’ diyecekler, yoksa paralarını çekecekler ve bunun üzerine büyük bir yapay zeka çöküşü mü olacak? Bunlar da ayrı belirsizlikler ve tabii ki bu belirsizlikler daha kısa dönemli olduğu için daha hızlı bir şekilde de gelişebilir.”

“GELECEK 5 YILDA ÜRETKENLİK PATLAMASI OLACAĞI SÖYLEMLERİ GERÇEKÇİ DEĞİL”

Acemoğlu, yapay zekanın kısa vadede büyük bir verimlilik sıçraması yaratacağı yönündeki beklentilere katılmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Endüstriden gelen bazı konuşmalar, söylemler sanki gelecek 5 sene içinde büyük bir üretkenlik, verimlilik patlaması olacak ve bunun üzerine herkesin zenginliği çok artacak gibi… Ve ben bunun hiç gerçekçi olmadığını düşünüyorum. O yüzden verimliliğin kısıtlı olacağı konusunda vurgularda bulundum.”

Teknolojinin gelişimini sürdürdüğünü ancak bugün için birçok mesleğin tamamen yapay zeka tarafından devralınmasının mümkün olmadığını söyleyen Acemoğlu, küçük ve orta ölçekli işletmelerin bu teknolojiyi kullanmaya başlamasının zaman alacağını belirtti.

“Örneğin Amerika’ya bakarsanız, birçok orta ölçekli ve küçük şirket var. Bunlar yapay zekayı kullanmaya çok yavaş başlayacaklar. Türkiye’de de aynı şekilde, Avrupa’da da aynı şekilde. Bu yüzden önümüzdeki süreç daha uzun olacak. Bunu anlamamız lazım.”

Uzun vadede yapay zekanın üretkenliği artırabileceğini ifade eden Acemoğlu, bunun çalışanları destekleyen yatırımlarla mümkün olacağını belirterek, “Sonuçta yapay zeka büyük bir verimlilik patlamasına yol açar mı? Olabilir. Bence olma olasılığı var ama doğru yatırımlarda bulunmamız lazım. Yine de işçilere yardımcı olabilecek yapay zeka türü yatırımlar bence buna çok daha elverişli. Eğer bir tek otomasyona gidersek, uzun dönemde bile üretkenlik artışı biraz daha yavaş olabilir.” dedi.

“ABD-ÇİN ARASINDAKİ ÇİP SAVAŞLARI RİSKLERİ ARTIRIYOR”

ABD ile Çin arasında çip teknolojileri alanındaki rekabeti de değerlendiren Acemoğlu, bu yarışın küresel iş birliğini zorlaştırdığına işaret etti.

“Çin ve Amerika’nın bir şekilde koordine olmaları lazım. Önümüzdeki zorluklar global. Bir tek ülkenin kendi başına sırtlayabileceği riskler, problemler değil. Ama bu çip savaşları ya da yapay zeka yarışı, bu koordinasyonu çok zorlaştırıyor. İki ülkeyi tamamen bir rekabet içine itiyor ve bu da bence riskleri artırıyor.”

Acemoğlu, ülkelerin kendi bilgi birikimi ve iş gücü yapısına uygun yapay zeka stratejileri geliştirmesi gerektiğini, temel yapay zeka modelleri üzerine kendi uygulamalarını geliştirmelerinin önemli fırsatlar sunabileceğini söyledi.

“UMUDUM FED’İN TRUMP’IN İSTEDİĞİNİ YAPMAMASI”

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların enerji ve gıda fiyatlarına etkisini de değerlendiren Acemoğlu, “En büyük etkisi enerji fiyatları ve ondan sonra da gıda fiyatlarına oldu, olmaya da devam edecek. Ve bu tabii ki başka belirsizliklere yol açabilir.” dedi.

Fed’in yeni Başkanı Kevin Warsh’ın izleyeceği para politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Acemoğlu ise şunları söyledi:

“Çünkü Kevin Warsh’ın eski çizgisine bakarsanız gerçekten daha yüksek faizi destekleyebilecek bir çizgiydi. Hatta örneğin Quantitative Easing (parasal genişleme) konusunda bayağı negatifti ama son bir buçuk senedir de Fed başkanlığını alabilmek için Donald Trump’ın her söylediğini destekledi. Şimdi tabii ki omuzunda daha fazla bir sorumluluk var ama bir de şunu da unutmamak lazım: Fed aslında tek kişinin elinde değil. Fed’in board’unda (yönetim kurulu) hala çok etkili insanlar var, Jerome Powell da (dahil) olmak üzere. Kevin Warsh kendi başına faiz politikasını belirlemeyecek. Tabii büyük bir etkisi olacak ama kendi başına faiz politikasını belirlemeyecek. Orada bayağı kompleks dinamikler olacak. Yine de benim umudum şu ki Trump’ın istediğini yapmayacaklar. Çünkü eğer Trump’ın istediğini yaparlarsa bu, Merkez Bankasının inandırıcılığında büyük bir düşüşe yol açar ve gelecekteki para politikalarını çok zorlaştırır.”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN