Gümüş, 250 seanslık hareketli ortalama çevresinde destek arayışını sürdürüyor. Analistler, son düşüşün temel talepteki ani bir bozulmadan çok küresel finans koşullarındaki değişimlerden kaynaklandığını belirtiyor.
GÜÇLÜ DOLAR VE YÜKSEK FAİZ BASKISI
ABD’de para politikasının sıkı kalmaya devam etmesi ve faizlerin yüksek seviyelerde korunması, doların güçlenmesine yol açtı. ABD Dolar Endeksi’nin son dönemde yılın zirvelerine yaklaşması, faiz getirisi olmayan gümüş gibi değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu. Bu durum, yatırımcıların riskli varlıklara yönelimini de sınırladı.
JEOPOLİTİK RİSKLERİN AZALMASI ETKİLİ OLDU
ABD ile İran arasında imzalanan mutabakatın ardından jeopolitik risk algısının zayıflaması, piyasalarda güvenli liman talebini azalttı. Petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere gerilemesi de enflasyon beklentilerini yumuşattı. Bu gelişmeler, gümüşe olan kısa vadeli talebi zayıflattı.
KAR SATIŞLARI DÜŞÜŞÜ HIZLANDIRDI
Makro görünümdeki hızlı değişim, yatırımcıların geniş çaplı kar satışına yönelmesine neden oldu. Vadeli piyasalarda artan teminat gereklilikleri ve algoritmik işlemler de satış baskısını artırarak düşüşü derinleştirdi.
Böylece gümüşteki gerileme, yalnızca arz-talep dengesinden değil, piyasa davranışlarından da beslenen bir harekete dönüştü.
ARZ AÇIĞI SÜRÜYOR AMA FİYATI DESTEKLEMİYOR
Silver Institute’un 2026 raporuna göre küresel gümüş piyasası üst üste altıncı yıl da arz açığı veriyor. Bu yıl 46–67 milyon ons arasında açık oluşabileceği öngörülüyor. Ancak arz tarafındaki bu yapısal sıkışıklığa rağmen fiyatlar baskı altında kalmaya devam ediyor. Bunun nedeni olarak güçlü dolar ve zayıflayan talep koşulları öne çıkıyor.
ÜRETİM TARAFINDA SINIRLI ESNEKLİK
Gümüş üretiminin büyük bölümü bakır, çinko ve kurşun madenciliğinin yan ürünü olarak gerçekleştiği için, fiyat artışlarına rağmen arzın hızlı şekilde artırılması zor görünüyor. Bu durum uzun vadede fiyatlar üzerinde dengeleyici bir unsur olarak değerlendiriliyor.
