Küresel ısınmanın etkileri her geçen gün daha sert hissedilirken, bilim insanlarından tüm dünyayı ve Türkiye'yi yakından ilgilendiren kritik bir uyarı geldi. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verileri, Ağustos-Ekim 2026 sezonunda iklim modellerine iki devasa hava olayının aynı anda hakim olacağını gösteriyor.
ELNİNO NE ZAMAN BİTECEK?
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tahminlerine göre, Ağustos-Ekim 2026 döneminde zirve yapması beklenen bu güçlü iklim olayının etkileri kış ayları boyunca da devam edecek. Okyanus yüzeyi sıcaklıklarının normale dönmesi ve sistemin nötr faza geçmesi genellikle bir sonraki yılın bahar veya yaz aylarını bulabiliyor. Bu nedenle, rekor sıcaklık dalgalarının ve bölgesel iklim anomalilerinin 2027 yılının ilk çeyreğine kadar hissedilmeye devam etmesi öngörülüyor.
EL NİNO VE POZİTİF HİNT OKYANUSU DİPOLÜ NEDİR?
El Nino, Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının uzun dönem ortalamasının üzerine çıkmasıyla karakterize edilen ve küresel iklimi derinden etkileyen bir doğa olayıdır. Uzmanlara göre, genel kabul gören sınıflandırmada ortalamanın 2,0 derece üzeri "çok güçlü" El Nino anlamına gelmektedir. Son ölçümlerde Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklığının 2,1 derece artarak bu kritik eşiği aştığı tespit edilmiştir.

Bununla eş zamanlı olarak, Hint Okyanusu'nun batısının normalden daha sıcak, doğusunun ise daha soğuk olduğu "Pozitif Hint Okyanusu Dipolü"nün de oluşması beklenmektedir. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, güçlü bir El Nino'nun Pasifik'teki alize rüzgarlarını zayıflatarak bu pozitif dipolün oluşmasını kolaylaştırdığını ve bu iki sistemin birbirini güçlendirme potansiyeli taşıdığını belirtmektedir.
ÇİFTE İKLİM FELAKETİ TÜRKİYE'Yİ NASIL ETKİLEYECEK?
Türkiye, El Nino'nun klasik etki haritasının tam merkezinde yer almasa da, bu büyük iklimsel değişimden ciddi şekilde etkilenecektir. Akdeniz havzası, El Nino yıllarında genellikle daha sıcak ve daha kurak bir sonbahar-kış eğilimi göstermektedir.
Prof. Dr. Kurnaz'ın değerlendirmelerine göre, Türkiye'yi bekleyen en büyük tehlikeler şunlardır:
Gelecek aylarda ülkemizdeki sıcaklık anomalileri sürecektir.
Yüksek sıcaklıklar nedeniyle orman yangını riski, uzatılmış bir sezon boyunca yüksek seyredecektir.
Yağış dağılımında aşırı bir değişiklik beklenmese de, sıcaklıklardaki artış kuraklık riskini tetikleyecektir.
DÜNYADA HANGİ FELAKETLER BEKLENİYOR?
El Nino'nun ağustos-ekim döneminde küresel iklim üzerinde baskın hale gelmesi, dünya genelinde felaketler zincirini beraberinde getirecektir.
Dünya genelinde ortalama sıcaklıklarda yukarı yönlü belirgin bir sıçrama yaşanacak ve rekor sıcaklık ayları görülecektir.
Endonezya, Avustralya'nın doğusu ve güney Afrika gibi bölgelerde kuraklık riski artacaktır.
Ekvatoral Doğu Pasifik kıyıları ile Güney Amerika'nın batısında ise aşırı yağış ve sel riski yükselecektir.
Atlantik okyanusunda kasırga aktivitesi baskılanacaktır.
Tüm bu olaylar tarım ve gıda güvenliği üzerinde büyük bir baskı yaratarak, özellikle Güneydoğu Asya'da pirinç üretimini tehdit edecektir.
NİNO 3.4 BÖLGESİ NEDEN TEHLİKELİ?
İklim krizinin yüzeysel etkilerinin ötesine geçtiğimizde, bilim insanlarının neden özellikle Nino 3.4 bölgesine odaklandığı büyük önem taşımaktadır. Pasifik'te 5 derece kuzey/güney enlemleri ile 170-120 derece batı boylamları arasını kapsayan bu bölge, El Nino'nun okyanus ısınması sinyalinin en net göründüğü yerdir.
Prof. Dr. Kurnaz'a göre Nino 3.4, hem okyanus ısınmasını hem de bu ısınmanın tropikal yağış kuşağını nasıl kaydırdığını aynı anda yansıttığı için WMO gibi tüm iklim merkezleri tarafından referans noktası olarak kullanılmaktadır.

DEĞİŞEN TABAN ÇİZGİSİ TEHLİKESİ ÖNE ÇIKIYOR
Ağustos-ekim aylarında El Nino'nun 2,9 dereceyi aşması halinde, 1997-1998 ve 2015-2016 yıllarındaki gibi tarihe geçmiş çok güçlü olaylardan bile daha şiddetli bir etki görülebileceği öngörülmektedir. Ancak bugünü geçmişten ayıran ve felaketin boyutunu büyütecek üç temel teknik fark bulunmaktadır:
Isınan Taban Çizgisi: El Nino kısa vadeli bir sıcaklık dalgası iken, küresel iklim değişikliği bu dalganın üzerine bindiği sürekli yükselen bir taban çizgisidir. Bu nedenle aynı büyüklükteki bir El Nino, bugün çok daha yüksek mutlak sıcaklıklara yol açabilmektedir.
Okyanusların Isı İçeriği: Günümüzde okyanusların genel ısı içeriği geçmişe göre çok daha yüksektir; bu da El Nino'nun besleneceği enerji kaynağının devasa boyutlara ulaştığı anlamına gelmektedir.
Çakışan Sistemler: Pozitif Hint Okyanusu Dipolü'nün tam da bu döneme denk gelmesi, iki devasa sistemin etkilerini birbirine ekleyerek bölgesel risklerin geçmiş dönemlere kıyasla çok daha keskin yaşanmasına teknik zemin hazırlamaktadır.
