ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Tahran’ın Körfez’deki ABD askeri üslerine misilleme yapmasının ardından Orta Doğu havacılık sektörü tarihinin en ağır krizlerinden biriyle karşı karşıya kaldı. Bölgedeki hava sahalarının kapanması, havalimanlarının hedef alınması ve jet yakıtı fiyatlarındaki sert yükseliş, küresel havayolu şirketlerinin operasyonlarını askıya almasına yol açarken, çatışmaların hafiflemesinin ardından hava sahalarının kademeli olarak açılması da krizi sona erdirmedi.
11,5 MİLYAR DOLARLIK ZARAR TABLOSU
Savaşın bölgesel havacılık üzerindeki uzun vadeli etkileri düşen yolcu ve kargo talebi, azalan özel jet trafiği ve küresel ölçekte fırlayan jet yakıtı fiyatlarıyla kendisini hissettiriyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) Haziran ayı öngörülerine göre, Orta Doğu merkezli havayolu şirketlerinin 2025 yılında elde ettiği 7,2 milyar dolarlık net kar, 2026 yılında 4,3 milyar dolarlık dev bir net zarara dönüşecek.
Emirates, Etihad ve Qatar Airways gibi bölgenin dev taşıyıcıları operasyonlarına yeniden başlasa da henüz tam kapasiteye ulaşamadı. Financial Times’a konuşan Emirates CEO’su Tim Clark, uçaklarının kapasitenin yalnızca dörtte üçü oranında hizmet verebildiğini aktardı.
BATILI DEVLER BÖLGEDEN ÇEKİLDİ
Bölgesel taşıyıcıların aksine Avrupalı ve Asyalı havayollarının bölgeye yönelik uçuşları neredeyse tamamen durmuş durumda.
Air France Ağustos sonu, Lufthansa ise Eylül ayında uçuşlara yeniden başlamayı planlarken British Airways, Cathay Pacific ve Singapore Airlines gözünü Ekim ayı sonuna dikti. Air Canada ise Ocak 2027 ortasından önce bölgeye dönmeyi planlamıyor. Birçok küresel şirket ise henüz bir tarih dahi açıklayamadı.
Bu durum yolcular için seçenekleri aşırı derecede kısıtlıyor. Örneğin, Eylül ayında BAE ile Londra arasında bir haftalık gidiş-dönüş uçuşu yapmak isteyen seyahat severler için tek seçenek Dubai’den Emirates, Abu Dabi’den Etihad veya Şarika’dan Air Arabia uçuşları oluyor. Aynı tarihlerde Doha ile Tokyo arasında seyahat etmek isteyen bir yolcu ise yalnızca Qatar Airways’e mahkûm kalıyor.
AKTARMA MERKEZİ TEHDİT ALTINDA
Körfez ülkeleri tüm uçuş trafiğini tek bir ana merkezde toplayan ve buradan dünyaya dağıtan "aktarma merkezi" (hub-and-spoke) modeliyle çalışıyor.
Yolcular ana merkezden aktarma yaparak doğrudan uçuşu bulunmayan hatlara ulaşabiliyor ya da daha uygun fiyatlı bilet imkanı bulabiliyor.
Avrupa ile Asya arasındaki stratejik köprü konumuna dayanan bu model, savaş nedeniyle çökme riskiyle karşı karşıya.
EMİRATES’TEN RADİKAL ADIM
Çatışmaların yeniden başlama ihtimali nedeniyle Dubai aktarmalı uçmak istemeyen müşterileri geri kazanmaya çalışan Emirates, ezber bozan yenilikçi adımlar atıyor.
Oksijen'in aktardığına göre şirket, çatışma kaynaklı iptallerde dahi tam teminat sağlayan eşi benzeri görülmemiş bir seyahat sigortası poliçesini devreye soktu.
Şimdiye kadar hemen hemen tüm seyahat sigortaları savaş durumundaki aksamaları kapsam dışı bırakıyor ve zararı yolculara yüklüyordu. Emirates CEO’su Tim Clark, sundukları yeni garantiyle yolcuları mağdur etmeyeceklerini belirterek, "Gerekirse kendi uçağımızla gerekirse başka havayoluyla sizi evinize geri getireceğimizi taahhüt ediyoruz" dedi.
Ayrıca Dubai yönetimi turizmi canlandırmak amacıyla BAE vatandaşları tarafından davet edilen ziyaretçilere ücretsiz paketler sunarken, uzun aktarmalı uçuşlar için de ücretsiz otel konaklama imkanı tanıyor.
