Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve küresel enerji piyasalarındaki hareketlilik üzerine Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan eş zamanlı açıklamalar geldi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından oluşan jeopolitik riskleri değerlendiren yetkililer, Türkiye’nin doğal gaz arz güvenliğinde herhangi bir risk bulunmadığını ve tüm tedbirlerin alındığını bildirdi.
BOTAŞ: TEDARİK ZİNCİRİNDE RİSK BULUNMUYOR
BOTAŞ’ın resmi internet sitesi üzerinden yayımlanan duyuruda, küresel ölçekte enerji piyasalarını etkileyen güncel gelişmelere dair kapsamlı bir analiz sunuldu. Açıklamada, Türkiye’nin enerji altyapısının dayanıklılığına vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi:
ÇEŞİTLENDİRİLMİŞ KAYNAK YAPISI: Türkiye’nin tek bir kaynağa bağımlı kalmaması ve uzun vadeli sözleşmelerle tedarikini güvence altına alması, olası krizlere karşı en büyük kalkan olarak nitelendirildi.
GÜÇLÜ ALTYAPI VE DEPOLAMA: Mevcut LNG gazlaştırma kapasitesi, yer altı depolama tesisleri ve gelişmiş iletim hatları sayesinde kesintisiz gaz akışının garanti altında olduğu belirtildi.
ANLIK TAKİP: Sürecin, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla tam koordinasyon içerisinde saniye saniye izlendiği kaydedildi.
BAKAN BAYRAKTAR: HÜRMÜZ BOĞAZI SENARYOLARI MASADA
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da bölgedeki gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek uluslararası diplomasi trafiğine dikkat çekti. Bakan Bayraktar, Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı.
Görüşmede özellikle petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasaları için kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'na ilişkin senaryolar ele alındı. Bayraktar, boğazın durumunun fiyat istikrarı ve küresel arz güvenliği üzerindeki muhtemel yansımalarını değerlendirdiklerini ifade etti.
"DİPLOMASİ VE İSTİKRAR ÖNCELİĞİMİZ"
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji yönetimini "çok boyutlu bir yapı" olarak tanımlayarak şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyor, gerilimin uluslararası hukuk ve diplomasi zemininde en kısa sürede düşürülmesini temenni ediyoruz. Kaynak çeşitliliğine dayalı tedarik portföyümüz ve artan depolama kapasitemizle enerji arz güvenliğini yönetiyoruz. Enerji piyasalarında istikrarın korunması için tüm paydaşlarla eş güdüm içinde çalışmaya devam edeceğiz."
