Ekonominin lokomotif sektörleri, artan üretim maliyetleri, yüksek faiz ortamı ve ihracat pazarlarındaki talep daralması nedeniyle zorlu bir sınavdan geçiyor. Konkordato takip verileri, son bir yıllık periyotta (Nisan 2025 - Mart 2026) borçlarını ötelemek için yargıya başvuran şirket sayısının 2 bin 225’e ulaştığını ortaya koydu.
TEKSTİL VE İNŞAAT: ZİRVEDEKİ FİNANSAL SIKIŞIKLIK
İhracatın öncü sektörlerinden tekstil, 158 dosya ile en fazla konkordato başvurusu yapılan alan oldu. Sektör temsilcileri; kur baskısı ve artan işçilik maliyetlerinin, küresel rekabetçiliği zayıflattığına dikkat çekiyor. İnşaat sektörü ise 137 başvuru ile ikinci sırada yer aldı. Konut kredilerine ulaşımın zorlaşması ve yüksek faiz oranları nedeniyle iç talepte yaşanan düşüş, projelerin nakit akışını bozarak şirket kasalarını eritiyor.
SANAYİNİN OMURGASINDA ÇATLAKLAR
Dünya Gazetesi'nin haberine göre, krizin sadece hizmet veya ticaretle sınırlı kalmayıp imalat sanayine sirayet etmesi, uzmanlar tarafından "en kritik eşik" olarak tanımlanıyor. Son bir yılda sanayi kollarındaki tablo şöyle şekillendi:
Makine üretimi (39), elektrik-elektronik (38), plastik (36) ve ana kimya (36) alanlarında konkordato ilanları yaygınlaştı.
Sıfır araç satışlarındaki rekor seviyelere rağmen, yan sanayi ve yedek parça üreticileri kârsızlıktan şikayetçi. İhracata çalışan 42 tedarikçinin konkordato talebi, sektördeki "gizli stresin" dışa vurumu olarak yorumlanıyor.
TARIM VE GIDA: ÜRETİCİ MALİYET KISKACINDA
Stratejik öneme sahip tarım ve gıda sektörleri de finansal baskıdan kaçamadı. Girdi maliyetlerindeki (gübre, mazot, enerji) öngörülemez artışlar, tarımda 56, gıda sanayinde ise 53 firmanın borç yapılandırma yoluna gitmesine neden oldu. Bu durumun, önümüzdeki dönemde arz güvenliği ve gıda enflasyonu üzerinde ek riskler yaratabileceği öngörülüyor.
