Engelli vatandaşların hareket serbestisini artırmak amacıyla uygulanan ÖTV muafiyetli araç alım sistemi, kapsamlı bir revizyona tabi tutuldu. Yeni düzenleme, bir yandan araç fiyatlarındaki enflasyonist artışı üst limit güncellemeleriyle dengelerken, diğer yandan sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla alım periyotlarını yeniden tanımlıyor.
SATIŞ VE YENİDEN ALIM SÜRELERİ AYRIŞTIRILDI
Yeni yasayla birlikte, muafiyetli araç kullanımında "satış" ve "yeni hak kazanımı" süreleri birbirinden ayrıldı:
ÖTV’siz alınan bir araç, iktisap tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra herhangi bir vergi cezası ödenmeksizin satılabilecek.
Aracını 5. yılda satan bir hak sahibi, yeni bir ÖTV’siz araç alabilmek için ilk alım tarihinden itibaren toplam 10 yılın dolmasını beklemek zorunda kalacak. Bu düzenlemeyle, piyasadaki hızlı araç sirkülasyonunun ve muafiyetin ticari amaçla kullanılmasının sınırlandırılması hedefleniyor.
2026 YILI ÜST LİMİTİ VE YERLİLİK KRİTERİ
Sabah'ın haberine göre, yeniden değerleme oranı doğrultusunda güncellenen rakamlar ve getirilen yeni kriterler ise şu şekilde:
2025 yılında 2,2 milyon TL olan üst limit, 2026 yılı itibarıyla tüm vergiler dahil 2.873.972 TL olarak belirlendi.
Muafiyet kapsamında alınacak araçların en az yüzde 40 yerlilik oranına sahip olması şartı getirildi. Bu maddeyle, yerli otomotiv sanayisinin desteklenmesi amaçlanıyor.
HANGİ MODELLER KAPSAMA GİRİYOR?
Yüzde 40 yerlilik ve fiyat limiti kriterlerini karşılayan modeller arasında; Togg (T10X ve T10F), Fiat (Egea serisi), Renault (Clio, Megane, Duster), Toyota (Corolla ve C-HR) ile Hyundai (i20 ve Bayon) gibi Türkiye'de üretimi bulunan markaların belirli versiyonları yer alıyor. Binek otomobillerin yanı sıra, motor silindir hacmi 2800 cm³'ü geçmeyen panelvan ve kamyonet gibi ticari nitelikli araçlar da limit dahilinde muafiyet kapsamında değerlendirilebilecek.
HAK SAHİPLİĞİ VE TEKNİK SINIRLAR
Düzenleme, yüzde 40 ve üzeri ortopedik engeli bulunan vatandaşları kapsıyor. Motor hacmi sınırlamalarında binek otomobiller için 1.6 litre sınırı korunurken, motosikletlerde herhangi bir hacim kısıtlaması uygulanmayacak.
