Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan, 5 Mayıs 2026’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yaptı. Karahan’ın sunumunda küresel ekonomi, makroekonomik görünüm, para politikası, finansal koşullar ve enflasyon başlıkları öne çıktı.
Merkez Bankası sunumunda, küresel ekonomide ticaret politikası belirsizliğinin gerilediği ancak jeopolitik risklerin yükseldiği belirtildi. Jeopolitik gelişmelerin enerji emtia fiyatlarında belirgin artışa neden olduğu ifade edilirken, küresel büyümenin 2026 yılında belirgin şekilde yavaşlamasının beklendiği kaydedildi.
KÜRESEL RİSKLER ENERJİ FİYATLARINI YUKARI TAŞIDI
Sunumda, son dönemde küresel ticaret politikası belirsizliğinde gerileme görülmesine rağmen jeopolitik risklerin arttığına dikkat çekildi. Enerji ve enerji dışı emtia fiyatlarını izleyen göstergelerde, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin belirginleştiği vurgulandı.
Brent petrol oynaklığının da geçmiş dönem ortalamalarının üzerinde seyrettiği grafikte gösterildi. Bu tablo, Merkez Bankası’nın enflasyon görünümünde enerji kaynaklı riskleri yakından izlediğini ortaya koydu.

TALEP GÖSTERGELERİ YAVAŞLAMAYA İŞARET EDİYOR
Karahan’ın sunumunda iç talep ve iktisadi faaliyete ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Merkez Bankası’na göre talep kompozisyonu dezenflasyon sürecini destekliyor. Harcama yöntemiyle büyümeye katkılar incelendiğinde, 2025 yılında toplam tüketim ve yatırımların büyümeye pozitif katkı verdiği, net ihracatın ise negatif katkı yaptığı görüldü.
Şubat itibarıyla sanayi üretiminin yatay seyrettiği, hizmet üretiminin ise arttığı belirtildi. Buna karşılık kapasite kullanım oranının zayıf seyrettiği ifade edildi. İş gücü piyasasında ise manşet işsizlik oranının ima ettiğine kıyasla daha az sıkı bir görünüm bulunduğu değerlendirildi.
Sunumda ayrıca perakende satış hacmi ve toplam kart harcamalarındaki veriler üzerinden talep göstergelerinin iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ettiği belirtildi. Dış ticaret tarafında ise jeopolitik gelişmelere rağmen dış ticaret açığının ılımlı seyrettiği, cari işlemler açığının ilk çeyrek itibarıyla tarihsel ortalamaların altında bulunduğu kaydedildi.
YILLIK ENFLASYON YÜZDE 32,4
Sunumun en dikkat çeken bölümü enflasyon görünümüne ayrıldı. Merkez Bankası verilerine göre nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 32,4 olarak gerçekleşti. Grafikte yıllık TÜFE’nin Mayıs 2024’te yüzde 75,5 seviyesinde olduğu, sonrasında gerileyerek Nisan 2026’da yüzde 32,4’e indiği gösterildi.
Buna karşılık enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükseliş gözlendiği belirtildi. Sunumda medyan enflasyon ve ana eğilim göstergeleri üzerinden yapılan değerlendirmede, nisan itibarıyla aylık ana eğilim göstergelerinin yeniden yukarı yönlü hareket ettiği görüldü.
ÇEKİRDEK GRUPLARDA GERİLEME, GIDA VE ENERJİDE YÜKSELİŞ
Merkez Bankası, yılın ilk dört ayında enflasyonun alt gruplarındaki ayrışmaya da dikkat çekti. Buna göre çekirdek gruplar olarak değerlendirilen temel mallar ve hizmetlerde birikimli enflasyon önceki yıla göre gerilerken, gıda ve enerji gruplarında artış yaşandı.
Sunuma göre 2026’nın ilk dört ayında temel mallarda enflasyon yüzde 4,1, hizmetlerde yüzde 16,9 oldu. Buna karşılık gıda ve alkolsüz içeceklerde ilk dört aylık artış yüzde 20,3’e, enerjide ise yüzde 25’e yükseldi. Merkez Bankası bu tabloyu, “Enflasyon çekirdek gruplarda gerilerken gıda ve enerjide yükselmiştir” ifadesiyle özetledi.
Enerji enflasyonunun jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yükseldiği de sunumda ayrıca vurgulandı. Enerji fiyatlarında yıllık artışın yüzde 47,2’ye ulaştığı belirtildi. Doğalgaz, akaryakıt, tüpgaz, elektrik ve su gibi kalemlerdeki artışlar enerji grubunun enflasyon üzerindeki baskısını artırdı.
KİRA VE EĞİTİMDE KATILIK AZALIYOR
Merkez Bankası sunumunda hizmet enflasyonunun alt kalemleri de ayrı bir başlık olarak ele alındı. Kira ve eğitim kalemlerinde katılığın azalmaya başlamasının dezenflasyon sürecini desteklediği belirtildi.
Nisan 2026 itibarıyla kira enflasyonu yüzde 79,2, eğitim enflasyonu yüzde 50,6, diğer hizmetler enflasyonu ise yüzde 35,1 olarak sunuldu. Hizmet hariç TÜFE’nin ise yüzde 28,2 olduğu gösterildi. Merkez Bankası, kira ve eğitimdeki dezenflasyonun devam etmesini beklediğini de sunumuna yansıttı.
ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE JEOPOLİTİK UYARI
Karahan’ın sunumunda beklentiler tarafında da önemli mesajlar yer aldı. Merkez Bankası, jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkilerinin önem taşıyacağını belirtti.
Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 27,5 oldu. 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,4, 2027 yıl sonu beklentisi yüzde 20,1, 24 ay sonrası beklenti ise yüzde 18 olarak sunuldu.
Reel sektör ve hanehalkı beklentilerinin piyasa katılımcılarına göre daha yüksek seviyelerde seyrettiği de grafikte yer aldı. Bu tablo, enflasyon beklentilerindeki katılığın Merkez Bankası açısından yakından izlenen başlıklardan biri olduğunu gösterdi.
SIKI PARASAL DURUŞ KORUNUYOR
Para politikası ve finansal koşullar bölümünde, Merkez Bankası’nın sıkı parasal duruşunu koruduğu vurgulandı. Sunumda politika faizi patikası gösterilirken, sıkı duruşun makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimiyle desteklendiği belirtildi.

Bu kapsamda TL ve yabancı para kredi büyüme sınırları, TL mevduat payı artışına ilişkin hedefler, kur korumalı mevduatın sonlandırılması, zorunlu karşılıklar, TL depo ihaleleri, alım-satım yönlü swap işlemleri ve haftalık repo ihaleleri yerine gecelik fonlama uygulamaları öne çıkarıldı.
Merkez Bankası, kredi ve mevduat faizlerinin TCMB faiz kararlarıyla uyumlu hareket ettiğini de belirtti. Sunumda TL ticari kredi faizi, 1-3 ay vadeli TL mevduat faizi ve tüketici kredisi faiz oranlarının son dönemde yeniden yükseldiği görüldü.
TL TERCİHİ GÜÇLÜ KALIYOR
Sunuma göre yurt içi yerleşiklerin TL tercihi güçlü kalmaya devam ediyor. Mevduat ve yatırım fonlarında TL payı yaklaşık yüzde 59 seviyesinde gösterildi.
Hanehalkı döviz talebinin son dönemde sınırlı kaldığı da sunumda yer alan başlıklardan biri oldu. Merkez Bankası, haftalık hanehalkı net döviz alımları üzerinden yaptığı değerlendirmede, son haftalarda döviz talebinin sınırlı seyrettiğini ortaya koydu.
KREDİ BÜYÜMESİNDE TL LEHİNE KOMPOZİSYON
Merkez Bankası, kredi büyümesinin bir miktar arttığını ancak kompozisyonda TL lehine gelişimin korunduğunu belirtti. Sunumda 13 haftalık yıllıklandırılmış kredi büyümesi toplamda yüzde 34,2, TL kredilerde yüzde 47,7, yabancı para kredilerde ise yüzde 13,8 olarak yer aldı.
Ticari kredilerde son iki çeyrekte bir miktar hızlanma görüldüğü, bireysel kredilerde ise kredi kartı ve ihtiyaç kredisi büyümesinin yavaşladığı, konut kredisi büyümesinin hızlandığı belirtildi.
Takipteki alacak oranlarının ise genel olarak tarihsel ortalamaların altında olduğu ifade edildi.
RİSK GÖSTERGELERİ GERİLEDİ, REZERVLER GÜÇLÜ KALDI
Sunumda savaş döneminde yükselen risk ve oynaklık göstergelerinde gerileme görüldüğü belirtildi. CDS primi ve kur oynaklığı göstergeleri üzerinden yapılan değerlendirmede, son dönemde finansal piyasa oynaklığının azaldığı mesajı verildi.

Rezervler tarafında da dikkat çekici veriler paylaşıldı. Merkez Bankası, jeopolitik dalgalanmalara rağmen rezervlerin güçlü seviyelerini koruduğunu bildirdi. 24 Nisan 2026 itibarıyla brüt uluslararası rezervler 171 milyar dolar, swap hariç net rezervler ise 36 milyar dolar seviyesinde gösterildi.
KARAHAN’IN SUNUMUNDA ÖNE ÇIKAN MESAJ
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu sunumu, enflasyonla mücadelede sıkı para politikasının sürdürüleceği mesajını öne çıkardı.
Sunumda bir yandan yıllık enflasyondaki gerileme vurgulanırken, diğer yandan enerji fiyatları, gıda fiyatları, beklentiler ve jeopolitik riskler nedeniyle enflasyon görünümündeki kırılganlıkların devam ettiği belirtildi.
Merkez Bankası’nın ana mesajı, talepte yavaşlama, TL’ye yönelim, rezervlerde güçlü görünüm ve finansal koşullardaki sıkılığın dezenflasyon sürecini desteklediği; buna karşılık enerji ve gıda kaynaklı risklerin yakından izlenmesi gerektiği oldu.
