Mısırın kile başına fiyatı, ABD'de hasadın hız kazanması ve Karadeniz bölgesindeki arz endişelerinin hafiflemesiyle ekim ayında yüzde 10,6 düştü. Böylece mısır fiyatları, Haziran 2023'ten bu yana en büyük aylık kaybını yaşadı.
Jeopolitik gelişmeler, hava koşulları ve küresel arz beklentileri, mısır fiyatlarının seyrinde etkili olmayı sürdürüyor. Ocak ayında yüzde 2,7 gerileyen mısır fiyatları, sonraki aylarda dalgalı bir seyir izledi.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, gübre tedarikine ilişkin kaygılar ve El Nino kaynaklı olumsuz hava koşulları ihtimali, mısır fiyatlarının eylül ayında kile başına 5,4975 dolara çıkarak son üç yılın en yüksek seviyesine ulaşmasında etkili oldu.
Ancak bu seviyelerde kalıcı olamayan mısır fiyatları, eylülde yüzde 6,9, ekimde ise yüzde 10,6 değer kaybetti. Ekim ayındaki gerileme, Haziran 2023'ten bu yana görülen en sert aylık düşüş olarak kayıtlara geçti.
ABD'DEKİ HASAT VE İHRACAT VERİLERİ FİYATLARI ETKİLEDİ
Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, mısır fiyatlarındaki gerilemenin nedenlerini değerlendirdi.
ABD'de hasadın artmasının, ihracat verilerindeki zayıflamanın ve Karadeniz'de olası bir ateşkese ilişkin beklentilerin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Hansen, "Mısır fiyatları, ABD'de hasadın artması, ihracat verilerinin zayıflaması ve Karadeniz'de olası bir ateşkesin bölgedeki arz kesintilerini hafifleterek ihracat akışlarını iyileştirebileceği beklentileriyle, eylül ayında yaklaşık 5,50 dolarla gördüğü üç yılın zirvesinden keskin biçimde geriledi." dedi.
Hansen, ABD'de 25 Ekim itibarıyla mısır hasadının yüzde 60'ının tamamlandığını, ABD Tarım Bakanlığının haftalık ihracat verilerinin ise yaklaşık yüzde 15'lik düşüş gösterdiğini aktardı.
Ağustos ayında rekor seviyede net uzun pozisyon oluşturan hedge fonlarının beklentilerin tersine yoğun satışlara yönelmesinin de fiyatlardaki düşüşü hızlandırdığını ifade etti.
MISIR FİYATLARINDA KISA VADELİ BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Hansen, fiyatlardaki sert gerilemeye rağmen kısa vadeli piyasa koşullarının zorlu olmaya devam ettiğine dikkati çekti.
Mevsimsel arz baskısı, ihracat talebindeki belirsizlikler ve Karadeniz'deki gelişmelerin fiyatlar üzerinde etkili olmayı sürdüreceğini belirten Hansen, "Kalıcı bir toparlanma için fiziki talebin güçlendiğine dair somut işaretlere veya arz endişelerini yeniden artıracak gelişmelere ihtiyaç duyulabilir." ifadelerini kullandı.
